banner114

23 Haziran 2019 Pazar günü yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi demokratik bir ortamda, sükûnet içinde geçmiş; Türk seçmeni demokratik davranışını bütün dünyaya dudak ısırtacak olgunlukla göstermiş, sonuçları itibariyle tartışmasız bir tablo ortaya koymuş dört yıl daha seçimleri Türkiye gündeminden çıkartmıştır.

Alınan oy yüzdeleri kesin olarak açıklanmadan, sayımda önde giden Ekrem İmamoğlu’nu, rakibi Binali Yıldırım tebrik etmiş, akabinde karşılıklı açıklamalarla tebrikler sürdürülmüştür. Bu tutum toplumsal tansiyonu düşürmüş, ülke geneline ve piyasalara olumlu yansımıştır.

Halkımızın kararı herkes için saygıdeğerdir. Herkes için bağlayıcıdır. Milletini seven kararını da taktirle karşılayacaktır. Bu minval üzere halkımızın verdiği kararı saygı ile karşılıyor, Ekrem İMAMOĞLU'nu tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Önümüzdeki süreçte enerjimizi hep birlikte, bütün kurum ve kuruluşlarımızla, Türkiye’yi içe kapatıp dış olaylardan koparmak isteyen güçlerle mücadele için kullanmalı, geleceğin tam bağımsız Türkiye’sini yeniden kurmak için harcamalıyız. Çünkü sınırlar değişiyor, dünya yeniden kuruluyor.

Bu yeni yapılanmanın dışında kalmamalıyız. Bedeli ne olursa olsun yeni kurulan dünyada yerimizi almalıyız.

Ancak özellikle iktidar kanadının, bu seçimden ve sonuçlarından çıkartması gereken dersler olduğunu düşünüyorum.

Halk bu seçimlerde nasıl davrandı? Sorusundan hareketle alınacak ders, bu soruya verilecek cevapta bulunabilir. Halk bir önceki seçim sonuçlarına göre aradaki farkı 60 kat artırarak “Bizimle cedelleşmeyin, bizi yönlendirmeyin, karşımızda mağdur yaratmayın, biz Türk Milleti olarak mazlum ve mağdurun yanında oluruz dedi. Bu aday başarılı mı başarısız mı olur diye düşünmedi. Öncelikle suni de olsa görünen mağduriyeti gidermeye baktı.

Sabır en büyük ilaçtır; İmamoğlu’nun icraat, davranış ve tutumlarına bakarak zamanı geldiğinde halk ona da gerekli cevabı verecektir. Getirdiği gibi onu da götürecektir veya başarılı bulursa “göreve devam” diyecektir.

O zaman geldiğinde, bu yaşananlardan ders almış olarak yeni bir adayı halka seçtirmek isteyenler, gerçek olsun olmasın yeni mağduriyetler oluşturmalıdır(!) Çünkü Türk Milleti’nin karakter özelliği veya zaaflarından birisi de sürekli mazlumların, mağdurların ve düşmüşlerin yanında yer almasıdır.

İnsanlardan sık sık şunları duyuyoruz: Rantiyecilerin rantlarına, şantiyecilerin ve ihalecilerin işlerini kolaylaştırmak için teşkilata sızmalarına, kayırmacıların devlet kurumlarında ve belediyelerdeki yakın arkadaş, dost, akraba ve aile kadrolaşmalarına üzülüyoruz, kızıyoruz, öfkeleniyoruz!

Şunları istediklerine şahit oluyoruz: Yeterli ve gerekli sayıdaki hizmet araçları hariç, makam araçlarını kaldırın. TBMM lojmanlarının kaldırıldığı gibi. Devleti tasarrufa yöneltin, seferberlik şeklinde bütün kamu kurum ve kuruluşlarını bu konuda takibe alın. İlde, ilçede araç kullanması gereken makam dördü beşi geçmez; valilik, belediye, yargı, emniyet gibi. Halk, herkes işine bizim gibi gitsin gelsin diyorlar. Asgari ücretin altında 1850 TL. emekli maaşı alanlar bu savurganlığı görünce çok kızıyor ve kimse de onlara haksızsınız diyemiyor.

Tercih, siyasi iktidarındır; halk şunu söylüyor: Ülke güvenliği ile ilgili yatırımlar hariç, diğer büyük projelerin içinden uygun görülen bazılarının ertelenmesi ve bundan gelecek kaynağın geçim zorluğu çeken kesimlere can suyu olarak verilmesi, böylece geçim zorluğunun bir nebze olsun hafifletilmesi.

Saygı ile arz olunur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108