banner114

Demokrasi halkın kendi kendini yönetmesi demekse, cumhuriyetin kuruluşundan  beri  bu halk kendini hiç yönetemedi. Gelmiş geçmiş iktidarlar ve siyasi kadrolar hep bu halkı yöneltti. Hem de gözünün içine baka baka, meydanlarda gerçekleri  halkından saklayarak ters yüz ederek inandırmaya çalıştı. Artık yeter! Aradan bir asıra yakın zaman geçti. Batıda demokrasiye kavuşan ülkelerin demokrasi geçişleri bu kadar uzun olmamıştır.

Bu sütunlarda zaman zaman, seçim kanunu ile siyasi partiler kanununun dünya standartlarına göre güncellenip yenilenmesi gerektiğini dile getirdik. Ama ne iktidar ve ne de muhalefet bu konuya hiç eğilmedi. Aslında bu işin öncülüğünü iktidardan ziyade muhalefet partisinin yapması gerekirdi. Ama  hiç gündemine getirmedi. İktidar ise sistemden yeteri kadar yararlandığı için memnun. Niye dertsiz başını derde soksun. Muhalefet ise bir gün iktidara geleceğini ümit ederek mevcut sistemi benimseyip durdu. Halkımız ise gerçek vekilini hiçbir zaman seçme imkanına  kavuşamadı. Ona ne dayattılarsa onu kabul etmek zorunda kaldı. Bu terane bir asırdır devam ediyor. Siyasi partiler seçim zamanı illere göre adaylarını belirliyor. O illerde yaşayan halka bir şey sormadan adaylarını ilan ediyor. Bize de bu adaylara oy vermek düşüyor. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde böyle bir seçim sistemi bulamazsınız. Ama bizde böyle başladı, böyle devam ediyor. Çünkü bizde  liderler sultası var. Onların dediği olur. Liderler illerin vekil adaylarını tespit edecek ki o vekiller liderine karşı sorumlu olup, itaat edecek. Etmezse bir sonraki seçimde üzeri çizilir, söz dinleyecek itaat edecek başka aday tespit edilir. Bazı siyasi partiler ön seçim yapıldığını iddia ederse de inanmayınız. Zira onun ön seçim dediği şey ise başlı başına bir kandırmacadır. Sadece halkın gözünü boyamaktan ibarettir. Bugünkü uygulamada seçilen vekilin çevresine karşı bir sorumluluğu yok. Sadece genel başkanına karşı sorumludur. Bu nedenle de bir seçim süresi içinde seçmenini ziyaret etmez. Zaten seçmen vekilini, vekil de seçmenini tanımaz. Böyle bir sistemin adı “demokratik seçim” olabilir mi? Bu millet kendi hür idaresiyle vekilini seçemeyecekse, seçim masrafı ve telaşı yapılmasın. Meşruti yönetimlerde olduğu gibi vekiller atama ile yapılsın.

Maalesef demokrasi konusunda hiçbir siyasi parti sınavını veremedi. Hepsi sınıfta kalmıştır. Artık birbirimizi kandırmayalım. Halkın seçeceği vekillerden korkmayalım. Sözü gerçek sahibine bırakalım. En iyi seçimi o yapar, sırası gelince de hesabını sorar. Bunun için de Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanununu demokrasiye uygun hale getirelim. Siyasi partilere kayıtlı seçmenlerin tamamını katılımı ile hakim teminatı ile adaylar belirlenmelidir. Bu değişikliği yapan siyasi iktidar ve lideri halkın karşısında “Demokrasi Kahramanı” olur. Aksi halde kendimiz çalıp, kendimiz oynarız. Batı’ya demokrasimizi inandıramayız. İki kıta üzerinde şimdiki gibi yapayalnız kalırız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108