24 Haziranda yapılan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde, 59.354 seçmen oy kullandı. Siyasi partiler seçim ittifakı yaparak seçime gitti. Ak Parti ve MHP ve Cumhur İttifakı adı altında birleşti. CHP, İyi Parti ve Saadet Partisi ile “Millet İttifakı”nı kurarak seçime gitti. Sonuçta Cumhur İttifakı’na dâhil olan partiler 345 milletvekili alarak mecliste çoğunluğu sağladı. Cumhurbaşkanlığı seçimini Sayın Erdoğan  %52,5 ile ilk turda kazandı. Böylece sistem değişikliği halktan onay alarak ikinci defa kesinleşti. CHP, Genel Başkanı varken Muharrem İnce’yi aday gösterdi. Muharrem İnce’de kampanya süreci boyunca tabir caiz ise “Deli Dumrul” vari hareketlerle seçim kürsüsünden ne yapacağını değil, neyi kaldıracağını, neyi yıkıp bozacağını söyleyip durdu. Gerçekçi bir proje sunup inandırıcı olamadı. TRT’yi satmaktan, Külliyeyi kaldırmak sözünü verdi. Daha da ileri giderek haksız bir rekabet havası ile bol keseden vaatler yağdırdı. Bunlar halkımız tarafından inandırıcı bulunmadığı için rağbet görmedi. İşin en üzücü yanı, ikinci Ordu Komutanı İsmail Temel Paşa’nın apoletlerini seçilirse sökeceğini açıkça ilan etti. Bu ifade Ordu mensuplarını, halkımızı hatta sağduyulu muhalefet mensuplarını da üzmüştür. Sonuçta millet komutanına sahip çıkarak Sayın İnce’nin apoletlerini sökmek zorunda kalmıştır. Afrin’de yürütülen operasyonu en az kayıpla başarı ile sonuçlandıran Paşa’sına millet sahip çıktı ve onu onure etti. Devletimizin ve milletimizin yüzünü ak eden, Afrin’de adeta destan yazan bu Paşamıza söylenenleri millet tasvip etmediğini gösterdi. Sonuçta Sayın İnce %30 oy oranı ile seçimi kaybetti. Ama partisini oylarından fazla oy aldı. Bu da ona genel başkanlık yolunu açmış oldu. Bu sonuç ona parti içi mücadeleye sürükledi. Kendisinin partisinden çok oy almasının asıl nedeni HDP ve İYİ parti ile olan gizli ittifaklarında bu iki partiye oy transferi yapmaları, hattâ ödünç milletvekili vererek gurup kurmalarını sağlamalarıdır. HDP ve İYİ partiye giden oylar CHP’nin oylarını düşürmüştür. HDP’nin doğuda aldığı oylar gerilemiştir. Ayrıca Demirtaş’ın oyları 4 puan düşmüştür.

Sıkıntılı bir dönem sonunda seçime giden MHP’nin oyları artmıştır. Âdeta sürpriz yapmıştır. Sayın Bahçeli sonuna kadar sadakatini sürdürmüştür. Kilit parti konumuna gelmiştir. Asıl samimiyet ve sadakatini bundan sonraki tutumları belirleyecektir. Yoksa geçmişte olduğu gibi “artık biraz dinlensinler” deyip başka bir kombinasyona gireceklerini zannetmiyorum. Zira DSP ile geçmişte yaptığı ortaklığın faturası ağır olmuştu.

Ak Parti’ye gelince kazanılan sonuçlar Sayın Erdoğan’ın başarısıdır. AK Parti’nin oyları 62 ilde gerilemiştir. Trabzon’da da bir milletvekili kaybetmiştir. Parti yönetimi metal yorgunu adaylarını değiştirememiştir. Geçmiş dönem milletvekilleri halka gidip “merhaba” demeye ihtiyaç duymamışlardır. Teşkilatlar halktan kopmuş, dert dinlemez olmuşlardır. Şimdi seçilenler de kerameti kendilerinde görmesinler. Ziyarete gelen mebus ve bakanlar vali, kaymakam ve belediye başkanlarının dışında kimse ile görüştüklerini gören var mı? Onun için diyoruz ki vekil adaylarını partiye kayıtlı üyelerle, dar bölge esasına göre seçilebilmesini sağlayan bir düzenleme getirilsin. Yoksa bunun adı demokrasi olmaz. Halka dayatma sistemi olur. Birbirimizi artık kandırmaya kalkmayalım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37