Evet artık taşlar yerine oturuyor. Yarışmacılar, ittifaklar belli olduğuna göre yarış başlayabilir. Bu seçim, geçmiş seçimlerden farklılık arz ediyor. Esasında daha önce yerel ( belediyeler) ve meclis ( milletvekilleri- hükümet) seçimleri olarak ikiye ayrılan yapı şimdi üçlenmiş oldu. Artık ilave olarak Cumhurbaşkanı’nı ve icracı olarak Hükümet’i temsil eden yapıyı da seçmiş olacağız. Dolayısıyla sonuçları öngörmek daha da karmaşık oldu. Herşeyden önce Yarışı kimin kazanacacağını  tahmin etmek için önce doğru soruyu yani; “Hangi yarışı” diye sormamız gerekiyor. Yani milletvekilliğini mi, Cumhurbaşkanlığı’nı mı? Çünkü yeni sistemde Meclis ve Başkanlık farklı siyasi yapıların elinde olabilir. Ülkemizde seçmenleri ve eğilim gösterdikleri siyasi partiyi eğer matematikteki kümelere benzetirsek, ortak kümelerde yer alan yani siyasi tercihini değiştirebilien seçmenler seçim sonuçlarını etkileyecek demektir. Bu durumda olan seçmen oranı geçmiş yıllarda % 8-10 arasında idi. Bu seçmenin davranış biçimi  yanında HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı da bu seçimde önemli diğer bir faktör olacaktır. Çünkü Hdp nin olması ile olmaması arasında 70- 80 arası vekil başka partilere kayacaktır.  Cumhurbaşkanı yani Başkan kim olur, sorusunun yanıtı bence belli. Mevcut aday profili göz önüne alındığında, çok büyük bir hata yapılmaz yada olağanüstü şeyler olmaz ise bu isim; şu anki Sn. Cumhurbaşkanıdır. Bu sonuç ilk turda olmayabilir ama 2. Turda böyle oluşacaktır. Bunu tahmin etmek için detaylı analiz yapmaya gerek yoktur. Aklın yolu birdir ve içerisinde bulunduğumuz koşullar çerçevesinde bu sonuç doğal kabul edilmelidir.

Mesele meclis dağılımının nasıl olacağıdır. İşte orada detaylı seçmen davranışlarını analiz etme gereği vardır. Genel vatandaş profili açısından bakıldığında yani herhangi bir siyasi etki altında olmaksızın irdelediğimizde halkın geneli için en öncelikli konu kişisel ekonomisidir. Daha sonra ayrışmalar başlar ve öncelikler değişir. Terör, din ve inanç, etnik ve kültürel eğilimler, eğitim, dış politika, rejyonalist eğilimler ve diğer tüm seçmen öncelikleri kişisel ekonomik durumdan sonra gelir. Belki kaba kaçacak ama milletimizim ekseriyeti bu anlamda opurtunisttir. Peki ekonomik olarak seçimleri etkilemesi anlamında ne durumdayız? İyi durumda değiliz. Enflasyon artmış durumda, işsizlik zorla dizginlemeye çalışılıyor. Kişi başı gelir dolar karşısında ciddi erimiş. Daha bir çok olumsuz durumla karşı kaşıyayız. İşte seçmen bu durumdan etkilenecek ve tercihini meclis seçimlerinde AKP’yi cezalandıracaktır. Benim öngörüm bu şekilde. Mecliste ceza kesen vatandaş başkanlıkta ise alternatif bulamadığı için değişiklik yapmayacaktır. Vatandaş AKP’yi uyarmak için bir yol bulmuş, fırsat yakalamış durumdadır. Üstelik bu uyarı ile  sistem de onun açısından çok fazla değişmeyecektir. Bu yol da vekil sayısı olarak mecliste onu azınlığa düşürmektir.

-Devamı gelecek hafta... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37