Milletvelili sayısı önceki döneme göre yüzde 20 arttı. 500 iken 600 oldu. Bu artıştan mı yoksa başka anlayamadığımız nedenlerden mi bilemiyorum; milletvekili olmak için müracaat eden sayısı önceki yıllardaki sayının  kat be kat üzerinde. Çevremde hiç ummadığım onlarca insan müracat etmiş yada etmek için hazırlık yapıyor. Bu durum tüm ülke çapında bu şekilde.

Çok komik müracaat hikayeleri biliyorum. Millete vergi borcu olan insanların altı bin TL. ödeyerek Millet’e vekil olmak istediği, kapıda alacaklı varken camdan vekillik ödemesi yapan, milletvekili olmak için banka kredileri çeken insanlar var. Herhangi bir Bakan yada önde gelen bir partilinin bir bakışından anlam çıkarıp vekillik hayali kuran insanlar var. Nedir bu vekillik sevdası?

Vekil olmanın etkisinin azaldığı , meclisin yetkilerinin sınırlandığı bir dönemde,  müracaat sayısının artması, demokrasi kültürümüz ve ülkemizin insanlarının ülke meselelerine duyarlılığının arttığını ifade etmiyor. O halde bu artışın nedeni ne?

Esasında mesele vekil olmak değil, mesele aday olmak. Geçmiş yıllarda, bir kamu şirketini yönettiğim bir dönemde  karşıma çıkan bir adamın kartvizitini unutamıyorum. Uzun zaman sakladığım bu kartvizitte “ Milletvekili aday adayı falanca hanımın kocası” yazıyordu. Bu tanıma göre benden talepte bulunuyor, adeta işini yapmaz isem örtülü tehditte bulunuyordu. Siyasi erk’in gücü, olması gerekenden fazla arttıkça ve siyaset adil olmayan şekilde rant dağıttıkça, o erkin gölgesine sığınma ihtiyacı artar. Geldiğimiz nokta ve müracat sayılarının artması bana bu mesajı veriyor. Oysa bu durum kişi açısından örtülü bir şirk hali, toplum açısından ise sürdürülebilirliği olmayan, acınacak bir durumdur. Toplumun bir tür çaresizliğidir. Trajikomik halimiz demokrasi yolunda çok yol almamız gerektiğini gösteriyor.

Öte yandan 24 Haziran ve esasında 8 Temmuz’da gerçekleşecek seçim,  bana göre öncekilerden çok farklı sonuçlara gebe. Yeni yönetim biçiminde, uyum yasalarının içeriğine de bağlı olarak, yeni seçilecek meclisin etkinliği nasıl olacak merak ediyorum.

Sn. Cumhurbaşkanı’nın alternatifi yok gibi görünüyor. Yakın siyasi tarihimize baktığımızda Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman partisinden 4-5 puan daha fazla oy aldığı ve hatta seçim sathı mahallinde anket rakamlarının üzerine 4-5 puan koyabildiğini gördük. Ancak yeni dönemde seçmenin RTE ile meclisi ayrı tutacağını gözlemliyorum. AKP’nin meclis çoğunluğunu alamama durumu var. Zaten sn. Cumhurbaşkanı da bunu görmüş olsa gerek; son açıkhava toplantılarında vekil seçimlerini de dile getirmeye başladı.

AKP ‘nin meclis çoğunluğunu alamadığı bir durumda milletvekili seçilecek insanların karakter ve nitelikleri öne çıkacak gibi duruyor. Bu seçimde aday belirlenirken, toplumda geniş etkisi olan, kabul görmüş, en ufak bir salvoda kendini satmayacak, her daim doğruyu ve halkın menfaatini gözetecek adaylar önem arz edecektir. Peki bu tür insanlar müracaat ediyor mu? Maalesef etmiyor...

      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MUSTAFA ULU 7 ay önce

objekti̇f bakiş açisi i̇çi̇n teşekkürler

banner89

banner108