KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal’la uzun sayılabilecek bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşinin tüm ayrıntıları 9. sayfamızda yer alıyor. Sayın Rektör’ün açıklamalarından dikkat çekici olanı rektörlük seçimlerine karşı olan tavrıydı. Seçimlerin kaldırılmasını olumlu bulan Baykal “Ben yeni sürecin seçim travmasının getirdiği sıkıntılardan çok daha az sıkıntılı olacağını düşünüyorum. Her seçim, üniversiteye bir travma yaşatıyor. Siz bunu isteseniz de istemeseniz de kurum bunu yaşıyor.” dedi.

Söyleşide FETÖ konusuna da girdik ve KTÜ özelinde durumun ne olduğunu sorduk. Baykal “Öğretim üyesi kayıplarımız oldu ancak bu kayıplar eğitim, araştırma ölçeğini etkileyecek kayıplar değil. KTÜ büyük ve köklü bir üniversitedir. Bu avantajlarla birlikte KTÜ daha az etkilenmiştir.” yorumunu yaptı.

KTÜ adı ne zaman açılsa üniversite-kent bütünleşmesinden bahsediliyor ve çoğu zaman da bazı eleştiriler ortaya konuyor. Prof. Dr. Baykal bu konuda eleştirileri haklı bulduğunu açıkladı ancak gidişatın iyiye doğru olduğunu söyledi ve gelecekte üniversite-kent buluşmasının daha da aratacağına dikkat çekti.

Tabi sorulacak çok şey vardı ve zaman da gazetemizin sayfaları da kısıtlıydı bunun için daha çok KTÜ’deki yatırımlara yöneldik. Bu sırada sormadığımız konular da oldu, sorup yanıtını aldıktan sonra sayfamızda değerlendiremediklerimiz de ve hatta unuttuklarımız da… Sormadığımız ve hatta önerilerimizin de olabileceği birkaç konudan burada söz etmek istiyoruz. 

1-Yerleşke içine araçla girilmesi konusunda kimi öğrencilerin mağduriyetleri var. Okula araçla gelen lisans öğrencileri yerleşkeye alınmıyor. Gerekçe tabi içerideki trafiğin yoğunlaşabilecek olması ihtimalidir… Doğrudur ama bu da çözülebilir. Araçla gelen öğrenci aracını üniversite çevresindeki herhangi bir yere çekmek zorunda kalıyor. Araçla girecek öğrenciler için yıllık belli bir bedel karşılığında geçiş sistemi oluşturulup gelirlerle bir otopark yapılabilir ya da D kapısındaki otopark bunun için değerlendirilebilir. Ya da içeriye toplu taşıma dahi girmez ve ring sistemi hayata geçirilebilir.

2-Daha önceden KTÜ’nün öğretim üyeleri yitirdiğine dair iddialar vardı. Son durum nedir, geçmişteki iddiaların haklılık payı var mıydı? Öğretim üyelerinin başka üniversitelere geçmesinin altındaki sebepler neydi?

3-Öğretim üyelerinin “fazla derse girmekten” araştırmaya gerekli zamanı ayıramadığına dair şikâyetleri var. Bu konu YÖK’ün KTÜ ile ilgili hazırladığı rapora da girmişti. Bu konuda üniversite yönetimi olarak bir çalışmanız var mı?

4-Öğretim üyelerinin araştırma, bilim yapma adına maddî sıkıntıları var mı?

5-İkinci üniversite konusunda son gelişmeler…

Sayın Rektör bu soruları da yöneltsek kuşkusuz yanıtlayacaktı ancak şimdilik “Bir dahaki sefere…” diyoruz ve kendisine bize zaman ayırdığı için teşekkür ediyoruz.

KTÜ bu kent için çok önemli bir kurumdur ve değeri bilinip kente katkısının sağlanması gerekmektedir.

Saygılarımla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37