Selefiniz Sayın Erdoğan Bayraktar döneminde 2012 yılında Trabzon İl Bank bünyesinde 1,5 trilyonluk içme suyu ihalesi yapıldı. Bu ihale ile Gürpınar, Küçükdere ve Meyvalı yerleşkelerine içme suyu getirilecekti. Sayın Bayraktar görevden ayrılması sonucu, bu ihalenin bitimini göremedi.2012 yılında yapılan bu ihale den 2017 yılı yazına kadar beş yıl maalesef sonuç alınamadı. Bu saydığım yerleşkelerdeki sakinlere ağız tadıyla su içmek nasip olmadı. Beşinci susuz yazını yaşıyor bu insanlar. Daha doğrusu varlık içinde yokluk yaşıyorlar. Bundan yaklaşık iki yıl önce bu ihalenin öyküsünü mahalli gazetede kendi sütunumda dile getirdim. İl Bank Müdürü beni arayıp görüşmek istediğini bildirdi. Ertesi gün ziyaretine gittim. İhalenin geçici kabulünün yapıldığını, eksik kalan işlerin tamamlanıp kesin kabulünün yapılacağını ifade ettiler. Bir müddet sonra da kesin kabulünün yapıldığını öğrendik. Ama borulardan akan su yok. Aradan beş yıl geçti. Depolar yapıldı. Borular gömüldü. Yollar acımasızca tahrip edilip yıkıldı. Tahrip edilen yolların onarımını yapmak yine devlete düştü. Ödenek bitti. Su hâlâ yok. Onlara sorsanız göze sahibinin boruları ve su havuzunu tahrip etmesini sebep gösterdiler. Gözenin bulunduğu arazi sahibinin kendisinden izin alınmadığı gerekçesi ile bir defalık boruları kestiği tespit edilince mahkemeye verildi. Para cezası ödetildi. Ama ondan sonra müdahalesi olmadı. Ama asıl sorun şebekenin sağlıklı yapılmadığıdır. Bir günah keçisi olarak arazi sahibi bahane edilmektedir. Onun arkasına saklanılmaktadır. Bu yerleşkelerde yaklaşık 5 bin kişi yaşamaktadır. Devlet dişinden tırnağından artırdığı paralarla ihale yapıp hizmet götürmek istemiştir. Ama gel gör ki taşradaki birimler gerekli hassasiyeti göstermemiştir. En son yapılan açıklama ile “ kesin kabul yapıldı. Bizim yapacağımız bir şey yoktur. Derdinizi belediyeye anlatın.” Oldu. Belediye başkanının bu işte vebali yoktur. Zira o tarihte başkan değildir. Şebeke sorunlu ve çalışmaz halde kucağında kalmıştır. Zamanın kaymakamına şifahi olarak arz ettik. O da: “Şikâyet edin sorumlulara ceza verelim.” dedi. Kısaca sorumlular bulunup sorunlar aşılamadı. Devlet bir buçuk trilyonundan, yöre insanları içme suyundan oldular. Gayemiz kişileri karalamak değil, kurumları yıpratmak asla değil. Bu konuda kusuru olanları bulup eksikliğin giderilmesidir. Bu büyük meblağın hesabı mutlaka sorulmalıdır. Devleti zarara sokanlar ile bunları takip etmeyip ihmal eden sorumlulardan hesap sorulmalıdır. Sorulmalıdır ki bundan sonra böyle haksızlığa devlet maruz kalmamalıdır. Aksi halde bu “DEVRAN” böyle devam eder. Yeni zararlar kaçınılmaz olur. Sayın Bakanımızın başarılı bir belediye başkanı kimliğiyle de konuya gerekli hassasiyeti gösterip acil önlemleri alacağından emin olmak istediğimizi saygılarımla arz ederim.

           

           

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.