Düne kadar Türkiye’nin IŞİD’i desteklediğini iddia edip, ‘Türkiye mücadeleden kaçıyor’ yaygarası koparanlar, IŞİD vurulunca ‘Savaşa hayır’ naraları atıyorlar.

Onlar AK Parti’ye ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan’a IŞİD’den bile daha düşmanlar. Neredeyse, “Allahım, nolur IŞİD Türkiye’yi yense ve hükümet düşse!..” diye duaya kalkacaklar.

Türkiye bir savaşta değil.. Türkiye güvenliğini sağlamakta... IŞİD, PKK, PYD, THKP-C ve diğerlerine karşı... En başından beri IŞİD’e karşı aktif bir savaşın içinde olmaya yanaşmadı. Hem Suudi Arabistan, hem Katar ile olan ittifakı Türkiye’nin IŞİD politikasını sıfırladı. Lakin bu hükümet politikası daha fazla taşınamazdı. Hem ülke içinden hem ülke dışından etkin çevreler PKK ve PYD’yi neredeyse terör örgütü olmaktan çıkartıp Türkiye’nin üzerine saldı. Güneydoğu’da sokağı teslim alıp, silahın gölgesinde 80 milletvekili çıkartan HDP, PKK ve PYD’nin silahsız gücü gibi davranmaya başladı.

PYD’den güç aldıklarını, arkalarını yasladıklarını gizlemediler. PKK’nı her eylemine sahip çıktılar. Kürt sokaklarını sindirip eylemleri meşru göstermeye kalkıştılar. Güneydoğu’da silahı, batıda demokrasiyi savundular. Zira kendilerine oy veren kitlede de bütünlük olmaması söz konusuydu. HDP’ye oy veren Türkler, ‘Tayyip Erdoğan’ı engelle’ diye vermişti. HDP’ye oy veren Kürtler ise ‘PKK belki silah bırakır’ düşüncesindeydi. HDP Türkleri tatmin etti ama Kürtlerin beklentisine sırtını döndü. PKK’ya bırakın ‘Silah bırak artık’ demeyi, PKK’nın eylemlerini destekledi.

İşte böylesi bir ahval ve şerait içinde bir de IŞİD üzerinden Türkiye’ye yüklenince Türkiye’nin sessiz IŞİD politikasını ajite edince devletin sabrı tükendi. İki yıldır ABD’ye direnen ve IŞİD ile aktif mücadeleye soğuk bakan Türkiye, oynanan oyunu gördü. Bu aşamada Kandil’i vurmaya füze bile yollayamazdı. ABD ile yeni bir ‘al-ver’ oyununa girdi. IŞİD ile aktif savaşa girmeye ve incirlik üssünü açmaya karar verdi. Türkiye için hayati önem arz eden ‘güvenlikli bölge’ konusunda arzu ettiği gibi olmasa da önemli tavizler kopardı. Suriye’nin 50 km. içlerine kadar hem IŞİD’in hem PYD’nin önünü kesecek bir anlaşma imzaladı. Lakin koruma gücü yine ABD’nin elinde kaldı. Evet ipler yine p......un elinde...

***

 

En büyük kazanım ise, yeni bir göç dalgasını Suriye’de karşılayacak ve PKK/HDP/PYD şımarıklığına göz yumulmayacaktı. En büyük sorun ise ABD ile yeni bir dansa başlamaktı. Zira ABD ile dans eden her küçük ittifak ihanete hazır olmalıydı. ABD ile ittifakın her zaman tek kazananı vardı. Türkiye bunu hem Kuzey Irak hem de Suriye’de yaşadı. Zavallı PYD ise ortada kaldı... Bu bir savaş değil ama çok büyük bir huruç hareketi... Savaş değil, Türkiye’nin iç güvenliği için atılan bu büyük adım hayır getirir mi?.. Bu ülkede Türk’ü ve Kürt’ü ile Arap’ı ve Çerkez’i ile hala duası kabul olunanlar var efendim. O dualar yüzü suyu hürmetine milletimiz kazançlı çıkar inşallah... Allah buyurmuyor mu? “Sizin şer zannettiklerinizi bazen hayra yorumlarız” diye...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner37