banner114

Çalışma hayatında mesai uygulaması gelenekseldir. İşveren çalışanın günde belli bir süre, iş yerinde kendisi için belirlenmiş mekânlarda, iş amaçlarını gerçekleştirmek üzere bulunmasını istemektedir. Çalışanlar mesai süresini işini yaparak mı, yoksa kişisel veya iş dışı faaliyetlerle uğraşarak mı geçirdiği tartışma konusudur.

Kaytarma, işten kaçma, işi savsaklama anlamındadır. Çalışanların iş yerinden, mesaiden, işten kaçması veya savsaklaması kaytarmadır. Çalışanlara masum gibi görünen, işi bırakarak sohbete dalma, sigara veya bazı ihtiyaçları öne sürerek iş yerinden ayrılma, uzun telefon konuşmaları, televizyon seyretme, kitap okuma, ders çalışma gibi eylemlerde kaytarmadır. İnternet ve akılı telefonların hayatımıza girmesiyle kaytarma daha çok sanal âleme taşınmıştır.

Sanal kaytarma, dünyada ilk kez 1995 yılında kavramsallaştırılırken, ülkemizden 2010’dan sonra araştırmaların konusu haline gelmiştir. Yapılan saha çalışmalarında birçok çalışan, mesaideyken, kurumsal internet veya bilgi teknolojilerini veya kişisel akıllı telefonunu iş dışı faaliyetlerde kullanarak geçirdiğini itiraf etmektedir.

Sanal kaytarma faaliyetleri daha çok yıkıcı ve zarar verici olarak tanımlanır. Önemsiz ve önemli sanal kaytarma davranışları gibi sınıflanır. Yapılacak iş beklediğinde her türlü sanal kaytarma zararlıdır. Mail işlemleri, film seyretmek, müzik dinlemek, alışveriş yapmak, sosyal medya, hobileriyle ilgilenmek, mesai esnasında, o an yapması gereken bir iş olmadığında yapılırsa önemsiz olarak addedilebilir. Yasal sorunlara yol açabilecek kumar, uyuşturucu, cinsel veya terör içerikli web sitesi ziyaretleri önemli ve yıkıcı sanal kaytarma faaliyetleridir. Yine mesai esnasında, aktif işi olmadığı zaman aralıklarında, ders çalışmak, kitap okuma, kişisel öğrenme ve gelişme faaliyetlerinde bulunmak personel güçlendirme olarak görülebileceği için faydalı sanal kaytarma sınıfına konulur.

Sanal kaytarmanın, üretim, hukuk ve vicdan boyutları vardır. Kurumsal veya kişisel internet araçlarıyla mesai saatleri içerisinde, iş dışı yapılan sörfler üretime verilmesi gereken zamanı çalar. İnternetle eğlence ve diğer sitelere ulaşımın kolaylığı, çeşitliliği ve cazibesi çalışanların çok uzun süre sörf yapmalarına ve sanal iletişim ortamlarında kalmalarına neden olur. Böylece üretim düşer, müşteriye ayrılan zaman azalır, müşteri savsaklanır. Gizli işsizlik artar. Elbette, işçilik ödemelerinin verimsiz kullanılması birim zamandaki üretimi düşürdüğü gibi, maliyetleri de artırır. Sonuç piyasaya ve vatandaşa yansır.

Hukuki açıdan her türlü sanal kaytarma, işveren, açık veya zımni olarak izin vermediği sürece, işten doğrudan çıkartılma sebebi olabilmektedir. Yargıtay kararlarında işverenin altı ay gibi bir süre çalışanın sanal kaytarma faaliyetinde bulunduğunu bilmesine rağmen uyarmaması zımni izin verdiği anlamında yorumlanmıştır. Yıkıcı sanal kaytarma faaliyetleri işverene hukuki sorumluluklar yükler. İşveren elektronik iz sürmeyle bu faaliyette bulunan çalışanı tespit edebilir ve cezalandırma yoluna gidebilir.

Sanal kaytarma ve her tür kaytarma, vicdani ve iş ahlakı açısından sorgulanması gerekir. Mesai akdiyle çalışan bir kişi zımnen veya açık bir şekilde yaptığı iş akdine uyarak, kazancını hak etmelidir. Evine helal lokma getirmesi, belirlenen süreler içerisinde, tanımlanan görevlerini özenle yapmasıyla mümkündür.  İşverene birçok nedenle kızılabilir, fakat bu işi savsaklamanın ve mesaiyi çalmanın gerekçesi olamaz. Çünkü işi yapmamak veya özensiz yapmak sadece işverene değil, müşteriye de haksızlıktır. Özellikle kamusal görevlerde, işveren temsilcisi olarak görülen yönetici esas değildir. Kamu işi miri malıdır. Esas millettir, milletin parası çalışana verilmekte ve umum adına iş istenmektedir. Sorumluluk ve vebali de ona göredir.

Kaytarma sanal olsa da sonuçları gerçek olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108