banner114

Tamam, laf sokmanın en güzel yolu bu…

Zeki insanların 10 özelliği arasında da yer bulmuş kendine…

Fakat böyle de olmaz ki…

Öğrenilmiş çaresizlik gibi bir şey...

Sanki her ‘Nisan 1’de şaka ile karışık bir tuzağa çekiliyoruz.

Çocukluğumuzdan başlayarak göre göre, duya duya…

***

Şaka… Eski Roma’dan Paris’e uzanan tarihi geçmişi bir var.

Gerçek olmayan hikâyeleri hem anlatmaya hem de dinlemeye hazırız.

İzahı olmayan şeylerin mizahı olurmuş.”

Şakayı seviyoruz, bazen hileyle donatıp, gülüyoruz eğleniyoruz.

Söylenemeyen şeyler genellikle şaka yoluyla söylenirmiş fakat şaka diye geçiştirilemezmiş, yaşadıkça öğreniyoruz.

Bazen abartıyoruz, dostlarımızı, en yakınlarımızı kırıyoruz.

Beklenmedik sözlere, hareketlere “şaka mısın” diyoruz.

Bu arada haberiniz olsun, uzmanlar uyarıyor, kötü şakalar yok…

Aşırı heyecan yapabilir, kalp krizini tetikleyebilir.

***

Nisan 1… Hıristiyanlar arasında ‘Hile Günü’ olarak bilinir.

15. asrın sonlarında Endülüs Müslümanlarının son kalesi Gırnata kuşatılır.

Uzun süren kuşatmaya rağmen kale henüz düşmemiştir.

Haçlı ordusu komutanı, 31 Mart gecesi kale önündedir.

Bir elinde Kuran, bir elinde İncil olduğu halde Müslümanlara seslenir.

Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım.”

Görüşmeler yapılır, nasılsa hayatları garanti altındadır.

Müslümanlar kaleyi teslim ederler. Fakat 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı, tüm Müslümanların kılıçtan geçirilmesini emreder.

Müslümanların “yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz” itirazları üzerine…

Benim sözüm dün akşam içindi. Bugün için size bir sözüm yoktur” der.

Teslim olan tüm Müslümanlar orada şehit edilir.

Kıssadan hisse, ‘1 Nisan’ büyük bir ‘hile’dir.  

***

Fransa Kralı IX. Charles, 1564’te…

1 Nisanda kutlanan yılbaşını Ocak ayının 1. gününe alır.

Fakat halk tarafından pek tutulmaz yeni yılbaşı.

1 Nisanda hediye vermeye, gerçek olmayan haber üretmeye, parti düzenlemeye devam ederler. Bu gelenek zamanla kültürün bir parçası haline gelir.  

Yıllar sonra Fransızlar yeni takvime alışırlar fakat 1 Nisanı da unutmazlar.

Buradan ‘Şaka Günü’ olarak tüm dünyaya yayılır.

***

Şakayı, her döneme göre adeta güncelledik.

Ayakkabıya yumurta koyduk, koltuğun altına havalı korna…

Patatesi lokum boyutunda kesip una bulayıp, anne babaya sunduk.

Klavyeye çim ektik.

Akşama kuzu var” diye buyur edip, kelle paça içirdik.

Sınıfları değiştirdik. Aldığımız kalemi, “Nisan 1” diyerek iade etmedik.

Diğer günler çuvala mı girdi?

Çünkü 1 Nisan, ‘Şaka Günü’nden daha çok ‘Vahşet Günü’ gibi duruyor.

Ne zaman aklımıza ‘Nisan 1’ şakası gelse…

Ne zaman, bu eski yılbaşını, kendimizi dağıtmak için fırsat olarak görsek…

Hileyle öldürülen masum Müslümanlarının çığlıkları çınlasın kulaklarımızda…

Şakaya uzanan elimiz dursun… Söze yeltenen dilimiz de…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sebaat usta 11 ay önce

Çok güzel anlatmışsınız hocam

banner108