Türk sağlık sisteminde sağlıkta dönüşüm uygulamaları sonrası 663 sayılı KHK ile başlayan ve geçen yıl 694 sayılı KHK ile devam eden sistem arayışı kararlı bir sonuca ulaşamamıştır. 663 sayılı KHK’nın getirdiği sağlık yönetim sisteminin çok başlı yönetimi, 694 ile tek başlı hale dönüştürülmek istenmiştir. Fakat halen bu geçişte taşlar yerine oturmamıştır.

Sağlık hizmetleri, doğası gereği karmaşık, pahalı, hem emek, hem teknoloji yoğun ve vazgeçilmez hizmetlerdir. Her sağlık hizmetinin kendine özgü özellikleri ve hizmet alıcının şahsına özel tasarlanması gerekliliği sağlık hizmetlerini daha da kaotik hale getirmektedir. Sistemin tasarımını, yapılandırılmasını ve sunumunu güçleştirmektedir.

Sağlık hizmetlerinin sosyal devlet ve insanlık gereği olma yönü ile kişisel ve pahalı bir hizmet olma özelliği sistemin kurgulanmasında kararsızlığa neden olan en önemli faktördür. Hizmeti ücretsiz ve sosyal ulaşılabilir kılma, pahalı ve kişisel ulaşılabilir kılma arasında ki denge nerede ve nasıl kurulmalıdır? Sorusu, en zor soru olarak karşımızda durmaktadır. Özellikle, kişiye ve çevreye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, sağlığı geliştirmeye yönelik farkındalık, eğitim ve yasal düzenleme hizmetleri, birinci basamak tedavi hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri sosyal devlet gereği tamamen ücretsiz ve toplumsal ulaşılabilirliği yüksek olması gereken hizmetlerdir.

İkinci ve üçüncü basamak tedavi hizmetleri, yani hastane hizmetleri, yüksek maliyetler, ileri ve yoğun teknoloji kullanımı, yüksek eğitimli yoğun emek gerektirmesi ve en karmaşık işletme yapısına sahip olması nedeniyle kamusal hizmetler olsa dahi işletmecilik anlayışı ile yönetilmesi gereken hizmetlerdir. Elbette bu hizmetlerin toplumsal ulaşılabilirliği sağlamak için kamusal sağlık sigortasıyla finanse edilmesi doğru ve insanidir. Ancak, kurumların etkin işletilmesi, ayrılan toplumsal ve kişisel kaynakların verimli kullanılması özerk, profesyonel yönetici ve yönetim anlayışıyla mümkündür. Dolayısıyla kamusal hastane hizmetleri diğer sağlık hizmetlerinden ayrı tasarlanıp yapılandırılmalıdır.

Sağlık hizmetlerinin temel özellikleri açısından, yukarda ifade edildiği gibi, iki farklı gruba ayrılıyor olması, iki farklı sistem tasarımını ve yapılandırılması zorunlu kılmaktadır. 663’deki gibi üç başlı yapı biraz abartılmış ve Sağlık Bakanlığı ve illerde Sağlık Müdürlüklerinin içi boşaltılmıştı. Fakat tek başlı yapılanma ise ihtiyacı karşılamayacaktır. Sağlık Müdürlüğü bünyesinde; aile hekimlikleri, toplum sağlığı merkezleri, kanser tarama merkezleri, verem savaş dispanserleri, ana-çocuk sağlığı merkezleri, 112 acil sağlık hizmetleri ve rehabilitasyon merkezlerinin illerde sağlık müdürlüğü, merkezde Sağlık Bakanlığı içerisinde yapılandırılması doğru bir tercihtir.

Hastane hizmetlerinin yönetim yapısı diğer sağlık hizmetlerinden ayrılarak, farklılaştırılmalıdır. Son dönemde sağlık turizmini de hedefleyen, devasa şehir hastaneleri düşünüldüğünde hastane yönetimlerinin özerkleştirilmesi, profesyonelleştirilmesi ve sistemin ona göre kurgulanması kaçınılmazdır.  Hastanelerin, Sağlık Bakanlığı bünyesinde bağlı kuruluş statüsünde bir üst yapısının olması, illerde de Sağlık Müdürlüklerinden ayrı, özerk bir üst yapı olarak yapılandırılması gerekmektedir. İster 663’teki yapıya dönülsün, istenirse yeni bir yapılanma oluşturulsun…

Oluşturulacak hastane yönetim sistemindeki hastaneler ve üst yönetim yapıları, sosyal endikasyon etkileri minimize edilmiş, özerk, performans esaslı, profesyonel yönetim anlayışıyla yönetilmelidir. Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Müdürlükleri, hastane ve üst yönetimlerine yönelik, hizmet kalite rehberleri, hasta ve çalışan güvenliği, hasta hakları uygulamaları, hasta ve çalışan memnuniyeti açısından sıkı bir denetim gücüne dönüşmelidir. Ayrıca mali ve performans denetimleri periyodik, ciddi ve sürekli yapılmalıdır.

Hizmet verenle, denetleyicinin aynı takımdan olduğu bir maç verimli, etkin ve keyifli olur mu? Sizce…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108