Kişisel ve iş hayatımızda başarıya ulaşmanın yolu ancak sabırla mümkündür. Yaşadığımız deni dünya ve fani hayat ne yazık ki bizi iyilikten çok kötülüğe, yardımlaşmadan çok düşmanlığa, yapmaktan çok yıkmaya, yaşatmaktan çok öldürmeye sürüklüyor. Bütün bunların üstesinden gelmek, kötülüklere dur demek, iyilikleri çoğaltmak, hayırda yarışmak büyük bir sabrı kuşanmayı gerektiriyor.

İnsan yaradılışı gereği, aceleci ve cahildir. Ancak iradesiyle bu iki hastalığına karşı koyabilir. Aceleciği sabırla, cahilliği ilimle çözebilir. Bir an önce istenilen sonuçları elde etmeyi arzu ederiz. Fakat yapılması gerekenleri yapma, zahmete girme konusunda ise isteksiz davranırız. Halbuki kendimiz veya insanlığın hayrına bir iş yapmak bir süreç gerektiriyor. Merdiven basamakları gibi acele etmeden sırayla takip edilmesi ve belirli şartlarda bir araya getirilmesi gereken birçok bileşeni olan bir süreçtir. Sonuca bir an önce gitmek adına acelecilik ve cehaletle bu basamakları atlamak veya bileşenleri uygun şartlar altında bir araya getirmemek bizi başarısızlığa götürür. Başarı, gerekleri bilmek ve basamakları sabırla, sırayla çıkmakla mümkündür. Bir ev yapmanın yolu önce temeller, sonra kolonlar, duvarlar ve tavanın yapılmasını gerektirir. Daha sonra ise çatının çatılması gerekir. Acelecilik ve cahillikle hemen çatıyı çatarsanız sizin bir eviniz değil, bir çadırınız olur.

İnsan üç sabrı yüklenmelidir. Birincisi iyilik, güzellik ve yardımlaşmada (taat üstünde) sabır; sözünde durmakta, ahde vefada, duada, çok sevdiği dünya malından başkalarına vermekte, cömertlikte, imanda, namazda, ibadette, salih amelde, şükretmekte, doğru sözlü olmakta, ceht etmekte, gayret etmekte, çalışmakta, vaat edilene kavuşmakta, tövbeye devam etmekte, affı celp etmekte, hayrı tavsiye etmekte sabır göstermektir. Bu sabır olumlu ve güzel olan şeyleri her şart altında yapmaya devam etmek, sebat etmek manasındadır. Çoğu zaman canımızı sıkan bir durum veya kötü bir örnek bizi iyi olmaktan alıkoyabilmektedir. Bizim motivasyonumuzu bozup çalışma ve insanların faydasına davranma arzumuzu kırabilmektedir. İyilikte sabır bu zor durumlarımızın ilacı, kişisel ve iş hayatımızın kurtarıcısıdır.

İkinci sabrımız kötülüklere, yanlışlıklara karışmamak ve karşı durmakta (masiyetten) sabır; yalan söylememekte, haramları işlememekte, fitnenin aracı olmamakta, yalakalık, dalkavukluk yapmamakta, rüşvet almamakta, hırsızlık, dolandırıcılık, yağmacılık, haksızlık yapmamakta, iftira atmamakta, aldatmamakta, takva sahibi olmakta sabır göstermektir. Hayatın birçok anı ve yönü bize yanlışları, doğrulardan daha kolay, daha gerçekçi ve daha çok faydamıza gibi düşündürür. Nefsimiz, şeytanımız ve şeytandan daha dessas olan arkadaşlarımız bize bu kötülükleri güzel ve hak gösterir. Aldanmamakta ve aldatmamakta sabır göstermek gerçekten biz insanlar için çok zordur.

Üçüncü sabrımız, başımıza gelen musibetlere ve düştüğümüz zor durumlara sabırdır. Hastalıklara, sakatlığa, yaralara, fakirliğe, yalnızlığa, garipliğe, savaşlara, eziyet verici sözlere, bilmediğine, önüne çıkan engelleri aşmaya çalışmaya, çalıştığın ve gereklerini yaptığın halde istenilen sonuçlara ulaşamamaya, geçici başarısızlıklara ve zor durumlara sabretmektir.

Bu üç sabrı gerçekleştirecek kuvvet bizde vardır. Fakat biz bu kuvveti geçmiş ve gelecek zamanlara yayarak, hazır zamanda gereken sabır kuvvetinden mahrum oluyoruz. Kolayca sabırsızlık düşmanına mağlup oluyoruz. Sabrımızın bütün kuvvetini hazır zamana yığıp, merdane bu üç sabrı omuzlamalıyız.

Rabbimiz üstümüze sabır yağdır. (Âmin)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Musa 8 ay önce

Asr suresi ne de güzel anlatır sabrı. Eline sağlık Sedat Hocam.

banner89