Bayram süresince Trabzon dışında yaşayan hemşehrilerimizle görüşüp sohbet etme imkânı bulduk. Ülke gündemini meşgul eden birçok konuda fikir alışverişinde bulunduk.

Özellikle ekonomi, siyaset ve dış ilişkiler konusunda Trabzon dışında yaşayan hemşehrilerimiz nasıl düşünüyor, öngörüleri nelerdir, bunlara yakından muttali olduk.

Beni en çok etkileyen Ankara'da yaşayan Saadet Partisinde etkin bir hemşehrimizin ifadeleri olmuştur. İsmi lazım olmayan bu hemşehrimizin Türkiye'yi okuma aklı ve sahip olduğu siyasi görüş beni ziyadesi ile dehşete düşürdü. Partisinde etkili bir konumda olduğu için fikirleri aynı zamanda partisinin fikirleri olması dehşete düşmemin ana sebebiydi.

Bu hemşehrimiz ve esasında Saadet Partisinin fikir odağında Türkiye'nin değil Tayyip Erdoğan'ın olması, siyasi dünyalarındaki tutarsızlığı ve amaçlarının ne derece toplumdan uzak ve beyhude olduğunun şifrelerini de veriyordu.

Bunlara göre Tayyip Erdoğan'ın uyguladığı ekonomik model kötüye gitsin ve Türk milleti, devleti ile sıkıntılarla boğuşsun, uluslararası diplomaside Türkiye zarar görsün, hattâ savaşa girerek can ve mal kaybetsin, Avrupa ülkeleri ile ilişkileri zayıflasın noktasındaydı.

Aklınıza gelebilecek bütün olumsuzlukları ülke ve millet yaşasın ki onlar tatmin olsun.

Tatmin noktaları neresi olduğu işin esas ilginç noktası.

Tatmin merkezleri; girdiği her seçimi kazanan, batıya karşı bir tehdit ve Müslüman ülkelere göre bir umut hâline gelen Tayyip Erdoğan'ın başarısız olmasıdır. Bu başarısızlıkta ülkenin yerle yeksan olması onlar için büyük bir haz ve övünç kaynağı olacaktır.

Neden?

Sürekli dile getirdikleri, siyaset dünyalarında olgunlaştırarak propagandaya dönüştürdükleri "Tayyip Erdoğan'dan ülkeye fayda gelmez." Biz bunu daha önce dememiş miydik! Biz dedik ama bizi dinlemediniz!

 Düşüncelerinin hayat bulması için milletlerini ve ülkelerini heba etmek gibi vatana ihanet ile eş değer bir ruh hâlinde olmaları yaşadıkları ağır psikopatolojik durumu da deşifre etmektedir.

Ancak millet bu partiyi tedavi etmek için oy oranını yüzde birin altına kadar düşürmesine rağmen nedense bu fikirler gittikçe nefislerinde daha da korlanarak zehir saçmaya devam etmektedir. Gerek oy potansiyeli açısından, gerekse yöneticilerinin, bu yüksek tahribatlı fikirler açısından partilerini terk etmelerine rağmen hâlâ yaptıkları muhalefet, Tayyip Erdoğan yok olsun, ülke ve millet de yok olsun ekseninde devam etmektedir.

Bunlar bu değerlendirmeyi yaparken Tayip Erdoğan genel başkan olduktan sonra onları dışlamak yerine verdiği ilk karar, AK Parti olağan kongre sürecinde il ve ilçelerde SP'nin etkin ve etkili isimlerini AK Parti'ye dâhil etmek için yoğun bir çalışma yürütmek olmuştur.

Bir taraftan rahmetli Erbakan Hoca'dan aldıkları yüzde yirmi civarındaki oy oranlarını yüzde birlere düşüren bir zihniyet, diğer tarafta girdikleri ilk seçimde milletten aldıkları yüzde 34 oyu yüzde 50'nin üstüne taşıyan bir zihniyet.

Özellikle Tayyip Erdoğan'ın onları tekrar kazanma noktasındaki düşüncesine karşılık onların Tayyip Erdoğan'ın yok olması için milletlerini de feda etmelerine kadar tehlikeli olan düşüncelerine bakarsak Allah (CC) hangi topluluğa yardım edeceği konusunda da bir fikrimiz oluşmuş olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.