Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) tarafından organize edilen ve ihracatçıların sorunlarının ele alındığı toplantıya katıldık. Başkan Ahmet Hamdi Gürdoğan önemli mesajlar verdi. İhracatçılar aslında çok dertli. Ama feryadını içlerine atıyor. Zira Rus hükümetinin haksız uygulamaları isyan ettirecek cinsten. Ne Rusya’yı ne Türkiye’yi eleştirmiyorlar. Yalnızca Rusya’ya acı sitem göndermekle yetiniyorlar.  “20 yıldır sebze ve meyvenin en kalitelisini en ucuz fiyata ve zamanında Rus halkına yetiştirdik. Ama bizi bir kalemde çizdiler. Üstelik en ağır bir mağduriyetle..”

İhracatçılara Rusya dışında, ‘yeni Pazar’ bulup bulamayacaklarını… Yani Rusya’nın alternatifi olup olmadığını sorduk. Kimi, ‘var’ dedi, kimi, ‘zamanla olabilir’ dedi. İhracatçılar içinde net ifadelere Trabzon’da yaşayan ve tüm yatırımlarını bu kente yapan Şeref Bektaşoğlu yer verdi:

“Hayır kardeşim. Rusya’nın alternatifi yok. Rusya’nın alternatifi yine Rusya’dır. Biz bu krizin en azından bizim açımızdan uzun sürmeyeceğini bekliyoruz. Bu yıl içinde yaş sebze ve meyve ihracatının yeniden başlayabileceğini ümit ediyoruz.”

***

Bektaşoğlu’nu diğer  ihracatçılardan ayırdık. Zira kağıt üzerinde yer alan ihracat rakamları Trabzon’un gerçeği değil. Akdeniz’in gerçeği. Sadece Trabzon’dan çıkış yaptığı için Trabzon ihracatı gibi gözüküyor. Yoksa sosyal ve ekonomik olarak Trabzon’u çok etkilemiyor. Yaş Sebze ve Meyve İhracatçıları Trabzonlu hemşehrilerimiz. Ancak sadece isimleri ve vergileriyle... Fabrikaları, tarım alanları, lojistik üsleri, gemileri hep Trabzon dışından... Trabzon’a ekonomik ve istihdam açısından herhangi bir katkıları kalmadı. Rusya’ya ihracat durduğu için Trabzon’da 100 kişi işsiz kalmadı!.. Trabzon yerel ekonomisi sarsılmadı!.. Mallar olmayan lojistikte sürünmeye bırakılmadı!.. Bunları, bir mağduriyeti savunmama adına yazmıyoruz. Bilakis sonuna kadar savunuyoruz. Lakin ihracatçılarımızın çoğu yatırımlarını Antalya, Mersin vb. illere yaptılar. Lojistiklerini oralarda ve Rusya’da oluşturdular. Medyadaki haberlerin şehirde pek karşılığı yok. Bu gerçeğe vurgu yapmak istedik.

***

Elbette aralarında tüm yatırımlarını bu kente yapan… Kentin tüm sorunlarını yaşayan.. Ağır yüke rağmen bu şehirden gitmeyen örnekler de var. Şeref Bektaşoğlu bizim örneğimiz… Şimdi neler yaptığına bakalım…

Trabzon siyaseti ve STK’lar Sürmene Çamburnu  Lojistik Projesini sahiplenemeyerek bu şehre en büyük haksızlığı yaptılar. Ardından o alanı olmayan ve olmayacak ‘Tersane Alanı’ olarak Çebi’lere vermekle haksızlıklarını kat kat artırdılar. (Özellikle Sayın Cevdet Erdöl’ün kulaklarını çınlatıyoruz. Çamburnu alanıyla ilgili taahhütlerini ve bugünkü manzarayı yakında gündeme taşıyacağız.) Bu kadar olumsuzluğa rağmen bunu yapanları Şeref Bektaşoğlu ile 1 saatlik geziye davet ediyoruz. Kendi parasıyla oluşturmak istediği iki lojistik alan için bir işadamının neler yaptığını… Kayaları nasıl tırmaladığını… Dere kenarlarında ve limandan 30-40 km uzaklıkta nasıl boğuştuğunu görsünler. Görsünler de bu şehre ne kadar haksızlık ettiklerini birebir öğrensinler. Devletin oluşturduğu Çamburnu’ndaki 600 dönümlük alan adeta işgal altındayken Bektaşoğlu ve O’nun gibiler Maçka Vadisi’nde 20, Yomra deresinde 30’ar dönümlük lojistik alan oluşturabilmek için kaya kırıyor. Bu hazin tablo karşısında... Denizin kıyısı boş dururken, iş adamı kaya kırarak lojistik oluşturuyorsa... Siyaset bu şehre hizmet ettiğini mi sanıyor!..

 

İhracatçıların önceki akşamki basın toplantısını bu karışık ve öfke dolu duygularla tamamladık. Sayın Bakanımız Süleyman Bey!.. Neşter vurulacak nice mesele sizi bekliyor… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.