banner114

Yanındayken bile hava şampiyonluk kokuyordu

Mustafa Şamil Ekinci... ismini zikretmek bile insanın heyecanlanmasına, tüylerinin diken diken olmasına yetiyor. Efsane Başkan... Trabzon’un marka değeri Trabzonspor’un en çok gurur duyduğu yıllar şampiyonluk yılları değil mi, bugünleri bize yaşatan, bugünleri yaşamamızı sağlayan, bizi büyük yapan şey değil mi şampiyonluklar...

İşte Trabzon şehrinin içinden çıkardığı belki de en önemli markası Trabzonspor’un bize ve bütün adil vicdanlara göre 7, resmi rakamlara göre 6 şampiyonluğunun 4’ünde onun imzası var. Üstelik de Trabzon’un içinden çıkmış bir evladı değil, Trabzon’a dışarıdan ticaret yapmaya gelmiş o dönem Ankara’ya şimdi Kırıkkale’ye bağlı Keskin İlçesinde doğup İstanbul’da büyüyen bir isim Şamil Ekinci. Baba mesleği un sanayiciliğini Anadolu’da yaygınlaştırmak için çıktığı yolun ucu Trabzon’a çıktığında o da bilmiyordu belki hayatının en önemli yıllarının Trabzonspor’la kesişeceğini. Ancak o yolu Trabzon’a çıktıktan ve bu şehirde iş adamı olduktan sonra Trabzonspor için kendisini davet edenlere hiç düşünmeden ‘evet’ deyişinin arkasında gizli bir sevda yatıyormuş meğer.. O belki bir arayışın gereği Trabzonspor yöneticiliğine seçilmiştir ancak o kendisini seçip bu görev taşıyanları hiç mahcup etmedi. Bırakın mahcup etmeyi onları fazlasıyla onurlandırmıştır da.. Tıpkı Trabzon şehrini ve Anadolu’daki Trabzonspor sevdalılarını olduğu gibi...

6 yıl yönetim kurulu, 5 yıl da başkanlık olmak üzere toplam 11 yıl Trabzonspor’da yöneticilik yapan Şamil Ekinci, ekibiyle birlikte verdikleri, ‘güven’ sözünü fazlasıyla eyleme dönüştürmeyi başararak da kalıcı olmuşlardır. Güven ve ekip olma ruhu hep yola çıkarken en önemli düsturları olmuştur onların.

Ataları, dedeleri Kırşehirli olan kendisi Keskin’de dünyaya gelen ve İstanbul’da büyüyüp tahsil hayatını tamamlayan Ekinci,  1969 yılında geldiği Trabzon’la öylesine özdeşleşti ki, kendi isteği ile 1974 yılında nüfus kütüğünü de Trabzon’a aldırmayı ihmal etmedi. Ve belki de bir ilke imza atarak, başkanı olduğu Trabzonspor Kulübü’ne o dönemlerde ulusal basının ilgi göstermemesi, uğradığı haksızlıkları yazmaması sebebiyle arkadaşlarıyla birlikte yerel bir gazete kurmaya karar verir. Ve bugünkü Karadeniz gazetesini kurarlar. Artık Trabzonspor’un haklarını koruyan, uğradığı haksızlıkları yazan bir gazete olmuştur Trabzon’da.

1942 yılında iki çocuklu bir ailenin ilk çocuğu Keskin ‘de dünyaya gelen Şamil Ekinci ailesinin İstanbul’a taşınmasıyla öğrenim hayatına burada başladı. İlk, orta ve lise tahsilimi İstanbul’da tamamladıktan sonra da kendi isteği ile 19 yaşında Trabzon’a geldi. 30 yıla yakın bir süre Trabzon’da yaşayan Ekinci bu sürenin 11 yılını Trabzonspor’da yöneticilik yaparak geçirdi. Trabzon Belediye Başkanlığının 2007 yılının Eylül ayında kendisine verdiği ödül için, Trabzon’a gelen Ekinci’yi gören gençler adeta onun elini öpme yarışına girdi. Çok ilginç bir an da yaşandı o dönem. Trabzonspor eski Divan Kurulu Başkanı Nizamettin Algan, ‘Başkanım izin verin de sizi doya doya öpeyim’ diyen bir gence bu ısrarın anlamını sorduğunda,  “Ağabey, şampiyonluğun kokusunu tatmak için!” cevabını aldığını anılarının arasında paylaşmayı ihmal etmemiştir. Evet şampiyonluk koklamak bu da sanırız Trabzon insanına bize özgü has ve bir o kadar saf duygular...

Trabzonspor onun ismini bugün 600 kupa, şilt ve plaketlerin sergilendiği, Trabzonspor’u oluşturan takımlardan gelen kupalar ve Trabzonspor’un şampiyonluk kupalarının sergilendiği kupaların yer aldığı Şamil Ekinci Müzesi ile ölümsüzleştirmiştir.

Şamil Ekinci ikisi kız, biri erkek üç çocuk babasıdır. Ekinci son dört yıldır Bodrum’un Turgutreis Beldesi’nde oğlu ile birlikte yaşamını sürdürmektedir. Bugün kendisiyle hem Trabzonspor’u, hem yaşadığı dönemin Trabzon şehrini ve Trabzon ticaretinde yer alan bir isim olarak Trabzon şehrinin ekonomik ve ticari konumunu konuştuk...

günebakış: Trabzon şehrine ilk adımı ne zaman attınız, hangi vesileyle geldiniz Trabzon’a?

Babamın un fabrikaları vardı, un sanayicisiydi ve ben de fabrikalardan birisini kurmak üzere 1969 yılında Trabzon’a geldim. Fabrika kurduktan sonra  uzun yıllar orada kaldım. Trabzon küçük ve şirin bir kasaba gibiydi o dönemler. Trabzon’a gelirken benim zaten büyük bir beklentim de yoktu. Amacım ticaret yapmaktı. Un fabrikasını kurmam bir yıl sürdü ve o yıl orada kaldım. Bu da benim Trabzonlu olmamın yolunu açtı. Trabzon’da tek başıma yaşıyordum. Ve İstanbul’dan evlendim.

günebakış: Trabzonspor hayatınıza nasıl girdi, yollarınız nerede kesişti?

Trabzon’da un fabrikasını kurduktan sonra  1969 yılında Trabzonsporlu yöneticiler gelip bana yöneticilik teklifinde bulundu. Ben de kabul ettim. O dönemler çok tanınmıyordum ve ticaret hayatımda da yolun başındaydım. Sanıyorum Kulübe maddi olanak sağlamak için seçilenlerden bir tanesiydim. O dönem sadece bana değil başka iş adamlarına da bu şekilde teklifler götürülüyordu.

günebakış: Trabzonspor’a o güne kadar ilginiz var mıydı?

Trabzonspor’u biliyordum ancak o güne kadar taraftarlık ya da başka bir şekilde ilgim yoktu. Trabzonspor’la ilgim tamamen o gelen teklifi kabul edip yönetici olmamla başlamıştır. Ve sonrasında da bu hayatımın en önemli dönemini kapsamıştır.

günebakış: Trabzonspor’da başarıyı getiren neydi sizin döneminizde ve bugün aynı başarı yakalanabilir mi?

Aradan hakikaten çok uzun yıllar geçti. Ancak birlik beraberlik, azim ve birbirine karşı sevgi bizleri ayakta tutan temel öğelerdi. Biz bunları bir araya getirdik. En önemlisi Trabzon’un kendi evlatları ile yola çıktık. Şimdi de Trabzonspor’u mümkün olduğu kadar takip etmeye çalışıyorum ve maçlara da gitmeye çalışıyorum. Trabzonspor her zaman büyük bir kulüptür ve eski günlerine yeniden tabiki dönebilir. Bizim zamanımızda olduğu gibi yönetim, sporcu, teknik heyet, antrenör bir araya gelip başarıyı yakalayabilir. Tabi bunun için şehrin de bir bütün olması gerekiyor.

günebakış: Trabzon’da insanların gönlünde çok önemli bir yer edindiniz, bu sizde nasıl bir duygu yoğunluğu oluşturuyor?

Kendimi başka türlü hiç hissetmedim ve halen daha da Trabzonlu hissediyorum. 15-20 sene önce İstanbul’a taşındım ama bu duygularım hiç gitmedi. Trabzonluluk ve Trabzonsporluluk hep berimle beraber oldu. Halen de öyle devam ediyor.

günebakış: Trabzon’da ne kadar yaşadınız?

19 yaşlarında geldiğim Trabzon’da yaklaşık 30 yıl kaldım. Hayatımın en güzel yıllarını da orada yaşadım. Bundan da her zaman mutlu oldum. Orada yaşarken de Trabzonspor’la olurken de hep mutlu oldum. Hayatımın ilerleyen bölümlerinde de bu mutluluğu hep içimde taşıdım. Halen de taşıyorum.

günebakış: Sizin döneminizde çok fazla yabancı futbolcu yoktu. Son dönemde yabancı futbolcu sayısı arttı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünya globalleşiyor onun için her işte olduğu gibi sporda da özellikle futbolda da yabancı futbolcunun sizin ülkenize, takımınıza gelmesi kaçınılmaz. Nasıl ki bir Türk oyuncusu yurt dışına gidiyorsa oradan da bize gelecektir. Bunlar kaçınılmaz. Ancak bunlar olurken kendi öz değerlerimizden kopmamak, birlik-beraberliği kaybetmemek gerekiyor. Trabzonspor’da da bu anlamda bir zayıflama oldu.

günebakış: Trabzonspor’dan size çağrı olması durumunda nasıl bir tavır takınırsınız?

Manevi olarak her türlü fedakarlığı yaptık, bundan sonra da yaparız, bundan kaçınmam. Ancak aktif görev bu saatten sonra almak çok zor. Söylediğim gibi manevi olarak bizden bir destek istendiği zaman buna her zaman hazır oluruz. Bu kadar emek verdiğiniz bir değerin durumu kötü olduğunda üzülmemek elde değil. Hatta çok üzülüyorum diyebilirim.

günebakış: Trabzonspor’un 2010-2011 yılında kazandığı bir şampiyonluk var. Ancak hala teslim edilmeyen bir hak arayışı var, neler söyleyeceksiniz, yeterince mücadele edebildi mi Trabzon şehri size göre?

Bu konuda  gereği kadar çok iyi mücadele etmiş sayılmayız. Gerek Futbol Federasyonu gerekse ilgili kurullar bu konuda adil davranmadılar. Hani, ‘Balık Baştan Kokar’ derler ya. Kabahat biraz da onlarda, hakkımızın yenmesi doğru bir olay değil. Bu saatten sonra da açıkçası çok umutlu değilim. Çünkü zihniyet böyle olduğu müddetçe Trabzonspor’un sonuca ulaşacağına inanmak çok zor. Ancak tablo, puanlar her şey ortada. 2010-2011 yılı şampiyonu elbetteki Trabzonspor’dur.

günebakış: Trabzon şehrini sizin yaşadığınız dönemlerine dair neler hatırlıyorsunuz?

Trabzon o dönemler bir sanayi şehri değildi. Ama Trabzon bir ticaret şehri kimliği olan bir şehir olma özelliğini hep korumuştu. Bugün son yıllarda turizm öne çıkmış bunun çok iyi değerlendirilmesi lazım. Tabi ticaret şehri kimliği de önemli. Bunu da bir kenara bırakmadan turizm ile birlikte kullanarak Trabzon çok daha ilerilere taşınabilir. Bu da yine şehrin idarecileri ve dinamiklerinin birlikte hareket etmesiyle olabilecektir.

günebakış: İş adamı ve Trabzonspor Başkanı olarak Trabzon’da yerel bir gazete kurdunuz, neden gerek duydunuz buna?

Utku Bozoğlu Bey başka birkaç arkadaş daha fikir alışverişinde bulunurken, ‘yerel gazete kuralım’ dedik. Gazeteyi kurmamıza en büyük amil Trabzonspor’du. Trabzonspor’un hakkı yeniyordu ve ulusal basın buna yer vermiyordu. Bu bizim için önemli ve büyük bir eksiklikti. Bu eksikliği gidermek için böyle bir çalışma yaptık. Uzun yıllar da sürdürdük. Bizim açımızdan da çok faydasını, olumlu sonuçlarını da gördük diyebilirim. Çünkü kurduğumuz Karadeniz gazetesi Trabzonspor’un hak arayışı için bir vesile ve sesi olmuştu.

günebakış: Şampiyonluk yıllarında nasıl bir yöneticilik sergiliyordunuz?

Bütün yönetici arkadaşlarım ve ben adeta kulüple yatar kulüple kalkardık. O derece kulübün içindeydik. Biz öyle görev yapardık. Zaten başarıyı getiren en önemli etkenlerden birisi de buydu. Anadolu Kulüpleri de bize çok saygı gösteriyordu. Bir dönem de onların temsilciliğini yapmıştım. O dönem kulüp başkanlarının birbirlerine çok fazla sözlü sataşması da olmuyordu.

Anahtar Kelimeler:
şamil EkinciTrabzonspor
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108