banner114

“Uzunsokak’ta yürürken  selamım alınsın yeter”

Filiz YILDIRIM: Trabzon’da birtakım yatırımlar oluyor. Bu projelerin altına gönül rahatlığıyla imza atabiliyor musunuz? Örneğin; şehir hastanesi…

Ahmet Metin Genç: Trabzon önemli bir şehir ve tarihten gelen birtakım merkezi özellikleri var. Bazı alanlarla da merkez hüviyetini devam ettirmek manasında da ilave yatırımlar alıyor. Şehir Hastanesi de bunlardan bir tanesi. Şu anda kişi başına düşen hekimi, hemşiresi ve yatak sayısı itibarıyla Türkiye ortalamasının üzerinde olmamızla birlikte Şehir Hastanesi merkeze hizmet edecek hüviyetle değerlendirildi. Sağlık merkezi olma yolunda bölgesel, ulusal ve uluslararası niteliği ile birlikte değerlendirildi. Yatırımların kazanımı bir tarafa, yer tespiti konusundaki kazanımlar bir tarafa… İdeal olanı arıyoruz ama her zaman bulamıyoruz. Yatırım alanı müsait olan yerde tercihte zorunlu hale gelebiliyoruz. Örneğin Akyazı’nın batı tarafında 400 dönümlük şehir hastanesi olarak planlanan alanda farklı yaşam alanları düşünüldü. Akyazı başlı başına bir şaheser. Orada Disneyland türü yapılması düşünülen projeler saygı değer düşünceler. Bizim değerlendirmelerimize de esas oldu. Şehir Hastanesi yer yoksunluğundan dolayı zaruri bir biçimde o bölgeye alındı. Tabii ki motomot hepsi örtüşmüyor. Biz şehri estetik şekilde istiyoruz ama bunu fiiliyatta tamamen örtüştüremiyoruz. Trabzon’a bakıldığında sadece o alanımız var. Hepsini yüzde 100 gönül rahatlığıyla taşıyor değiliz ama bir taraftan da şehrin yöneticileri olarak yatırımları bu şehre kazandırmanın peşindeyiz. Ekonomik sorunlarımız olmasına rağmen dört tane bakanımız var. Bu bizim için büyük avantaj. Bunu bir anlamda pozitif ayrımcılık olarak da değerlendiriyoruz. Bölgeye ve insanına sevdalı Cumhurbaşkanımız var. Onun için bu yatırımları bu dönemde Trabzon’a süratle kazandıralım istiyoruz.

Gültekin SADIKOĞLU: 51 noktada çöpleri yer altına alıyorsunuz. Artık turizm şehri Trabzon’un kalbi Ortahisar için kötü koku ve görüntü sona erecek mi?

Ahmet Metin Genç: Çöple ilgili gecikmiş bir adımımız var. Daha öncede çok yapmak istedik ancak bu zamana nasip oldu. Temiz şehir olmak zorundayız. Çünkü turizm bu şehrin en dinamik gücü… Şehre gelen ziyaretçilerin ve şehirde yaşayan bütün hemşehrilerimizin temiz sokaklarda görüntü ve koku kirliliğine mahal vermeden yaşamalarını istiyoruz. Tabiri caizse çöp arabaları artık şehirde görünmeyecek. Bunu arzuluyorum. Maraş Caddesi’nden günde 4 kere çöp aracı geçiyor. Geçmesini arzu etmiyorum. Günlük çöp ortalamamız 315 tonken bu yaz aylarında 380 tona çıkıyor. Yer altı konteynırlarımızla beraber gece araçlarımız gelecek çöpü alıp gidecek. Ne çöp arabamız ne koku… Artık bütün o kirliliği yok edeceğiz. Hâlihazırda 51 nokta ile konteynerleri başlattık ama tamamına kâmil olacak bir sistemi şehrimize bu dönem kazandıracağız.

Enis YILDIRIM: Ben bu Ortahisar’a sığmıyorum daha büyük bir görev almalıyım diye düşündünüz mü?

Ahmet Metin Genç: Siyaset bir hizmet makamı… 29 yaşında AK Parti’ye kurucu il yöneticisi olarak İbrahim Keskin tarafından tercih edildiğim zaman 10 ay sonra il başkanı olacağımı hiç düşünmemiştim. Daha önce hiçbir siyasi geçmişi olmayan bir kişiydim. Bizim partimizin kuruluşunda aktif siyasete girdim. Tabii ki ideal düşüncelere sahip, biraz böyle siyaseti seven ve geçirdiğimiz konjonktür itibarıyla da bazı hususlarda ancak siyaset platformuyla beraber mücadelenin olması gerektiğine inanan bir düşünceye sahip olarak partimiz kurulur kurulmaz ısrarla il yönetiminde bulunduk. O zaman ki konjonktür gereği ‘Sizin genel başkanınızı 6 ay sonra alacaklar. Sen genç bir avukatsın ne işin var burada’ diyenler oldu. İbrahim Bey’e ısrarla il yönetim kurulu üyesi olacağım dedim. Hatta İbrahim Ağabey o zaman ‘Denetleme ve disiplin kurullarında olacaksın’ dedi. Israrla girdim yönetime. Ama 10 ay sonrada il başkanı olacağımı bilmiyordum. Onun için bunlar gerçekten hep nasip. 2011yılında da teşkilatta, parti tabanında en önde çıkmama rağmen milletvekili olamadım. Milletvekili olma talebim vardı. Belediye başkanlığı o dönem aklımın ucundan geçmiyordu. Ama 2014 yılında da Cumhurbaşkanımız tarafından belediye başkanı adayı olarak Genel Merkezimiz bizi gösterdi. İkinci dönemimize devam ediyoruz. Kafanızda bazı düşünceler ve hedefleriniz olabilir. Siyaset yapıyorsanız o hedef olacak. Şu olmayacak. Kendinizi hedefe kanalize ederek ihtirasi bir boyuta girmeyeceksiniz. İşinizi yapacaksınız. Ben il başkanlığı görevini elimden geldiği kadar yaptığıma inanıyorum. Elimden geleni yaptım. Partinin hukukunu savunmak noktasında adımlar attım. Bunun sonrasındaki devamlılıkta milletvekili olmayı düşünürken olamadık. Bu nasip değilmiş. Ama partiye girip de 10 ay sonra il başkanı oldum. Bu da nasipmiş. Hatta o zaman demokratik yönden de eleştirildi. O zaman ‘Nasıl teşkilatta birinci çıktı da, sonuncu çıkan Aydın Bıyıklıoğlu milletvekili oldu’ diye eleştiriler oldu.  O 110 oy almıştı ben bin 264 oy almıştım. Erdoğan Bayraktar bin 49 oy almış ve ikinci çıkmıştı. O bakan oldu ben büroya gittim. O bakan olmalıydı ama düz mantıkla bakıldığında ben de milletvekili olmalıydım. Ama siyaset böyle değil. O zaman da kendime Ahmet Metin partiye girdin.10 ay sonra il başkanı oldun dedim. Ben kendimden menkul özelliklerimden il başkanı olmadım ki o zaman. Ben partimin hukukunu savunurken çok tazyikler de aldım. Bunları göğüslemek öyle çok kolay değil. Ama 2014 yılında aynı irade görev senin… Benim için Ortahisar Belediyesi çok önemli bir hizmet makamı. Hakikaten çok zor bir kurulum süreci, kadrolaşma süreci yaşandı. Epeyce bir noktaya geldik. Şimdi de aynı görev takdir edildi yapacağız. Yarın ne olur siyaset… Şu anda bir öngörü de bulunamayız. Siyaset bu olabilir. Halk isteyebilir ama siyaset böyle bir mekanizma değil. Aynı görevde bana itibar edildi. Halkımız da itibar ederek oyumuzu yüzde 10 daha fazla almamıza sebebiyet verdi.

Rabia MOLLAOĞLU: Pazarkapı’da Ortahisar kaymakamlık ve belediye binalarının yapıldığı alanda tarihi kalıntıların yer aldığı söyleniyor. Bu konuya açıklık getirebilir misiniz?

Ahmet Metin Genç: İdeal mekânlarımız olsa başka alanlara hizmet binalarımızı yapmamız düşünülebilirdi. Oralar daha farklı değerlendirilebilirdi. Ama Zağnos’un Maraş Caddesi’yle kesişiminin kuzey kısmında kalan alan bu şehrin Pazarkapı bölgesi. Bu alan da bu şehrin ticari hayatının olduğu bir alandır. Sirkülasyonu biraz dağıtalım istedik. Hep Meydan’a tıkılıp kalıyoruz. Bu hizmet binalarımızın batı kısmında da ticari ünitelerle yaşam alanı oluşturmak istiyoruz. O bölge çok güzel olacak. Şu an kamu binaları merkezi gibi görünüyor ama çok güzel bir yaşam alanına bitince kavuşacağız. Tarihe saygılı bir kişilik olarak kesinlikle o bölge arkeolojik açıdan, korunması gereken bir alan olsaydı projeyi olduğu yerde durdururdum. Ama öyle bir şey yok. Koruma Kurulu ve Kültür Müdürlüğü vasıtasıyla orada elle tutulur tarihi bir hazine olmadığı ortaya çıktı. Bir manada şehir efsanesi üretildi.  Ben aşağı ve orta hisarı bıraktım yukarı hisarda bulunan kral kalıntılarını da bu dönem açmayı planlıyorum. Tarih bu şehrin en önemli özelliğidir. Trabzon için tarih, kültür, sanat ve turizm şehri diyoruz. O bölgede tarihi bir şeyler varmış da… Orada belediye binası yapıp orayı örtelim anlayışı son derece dayanaktan yoksun bir anlayış. İnanın projeyi olduğu yerde durdururdum.O kalıntıların olduğu bölge yukarı hisarda. O bölgeyi gün yüzüne çıkarmak istiyorum. Oradaki okulumuzu bir arkeolojik müze tarzında düşünerek bütün oradaki yapılaşmayı rehabilite edip orayı turizme açalım istiyoruz. Turizm merkezi olabilir orası. Aşağı hisarda kalıntı çıksa projeyi anında durdururdum, açık söylüyorum.

Rabia MOLLAOĞLU: Büyükşehir eski Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ile şimdiki Başkan Murat Zorluoğlu’nun farkları nelerdir? İkisini nasıl görüyorsunuz?

Ahmet Metin Genç: İki konuda öne çıkan unsur var. Birincisi Büyükşehir ve ilçe belediye mevzuat yapılandırması şu anda ister istemez baba oğul yönetse çatıştırıyor. Bu bizim dönemin mevzuatıdır ama eleştiriyorum çünkü çatıştırıyor. Şu anda Ortahisar Belediyesine gelen telefonlarda ‘Şu yol Büyükşehir’in mi Ortahisar’ın mı’ diyorlar. Böyle bir mevzuat olamaz. Şu anda bu mevzuat düzenleniyor. Sadece gelirden dolayı değil. Gelirden dolayı da çok haklı itirazlarımız oldu. Onlar bir kanala girdi, tanzim ediliyor ama sistem olarak çatıştırıyor. Böyle bir çatışma varken bir de yönetim anlayışı konusunda ahenginiz yoksa uyum sağlayamıyorsanız o zaman olmuyor ve sistem yürümüyor. Çalışmayan bir arabayı yürütmeye çalıştığınız gibi yürümüyor sistem. Maalesef Orhan Bey’le bu konuda tam bir uyum birliğinde çalışamadık. Kötü mevzuat iyi yönetici üzerinde iyi sonuç veriyor, iyi mevzuat kötü yönetici üzerinde sonuç vermez. Bunun gibi biraz. İnşallah bu dönem Murat Bey’le daha bir uyum içerisinde şehri de birbirimizi de anlayacak bir şekilde yeni bir dönem başlangıcı yaptık. Amacım ‘Benim yaptığım senin yapığın doğru’ çekişmelerini bir tarafa bırakıp şehre bir halel gelmemesi. Bu zamana kadar şehre kim çivi çaktı anlayışında olanlardanım. En iyisini yapmaya çalışalım. En fazlasını yapmaya çalışalım. Trabzon evladı olarak konuşuyorum. Siyasi mülaza yoktur cümlelerimde. Ortahisar Meclisindeki kararların yüzde 90’ını oy birliğiyle alıyorum. Meclisten bazen başka siyasi partiden olan arkadaşlarımızın önerilerini alıyorum doğru ise o konuda karar alıyoruz. Bu şehir hepimizin. Ortak doğruda birleşelim. Şehre daha fazlasını kazandıralım. Murat Bey’le iyi bir uyum yakaladık. Yakaladığımız sinerjiyi Ankara’daki gücümüz ve güzel projelerle beraber fayda olarak şehre kazandırmak istiyoruz. Şehrin şu anda çok ciddi bir ulaşım ve trafik sorunu var. Çimento ve büyük sanayi sitesinin rehabilitesi konusunda sorunlar var. Kendimizi eleştirdiğimiz Çömlekçi noktasındaki süreci çok hızlı bir şekilde şehrin görünen yüzünü daha iyi bir şekilde yaparak yaşanabilir bir şehir yapalım.

Songül MAZLUM: ‘Tünel Akvaryum’a yatırımcı bulunamadı’ gibi söylemler var. Bu konuyu netliğe kavuşturmanızı istiyoruz.

Ahmet Metin Genç: Bu projede hiçbir zaman bir yapımcı, yatırımcı arayışında değiliz. Mağmat’ta öyleyiz. Tünel Akvaryum’un198 metrelik tünel kısmını 7 milyon 900 bin TL bedelle ki tamamını belediyemizin kendi imkânlarıyla açtık. Şimdi o tünelin kalıpla beraber mekanik kısmının entegre çalışması var. Yaklaşık 3-4 milyonluk bir masrafla beraber. Bunu da başlattık. Bu tamamlandıktan sonra yap-işlet-devretle akvaryuma geçeceğiz. Bunu yap-işlet-devretle yapamazlarsa bile, ihaleye girilmese bile kendi imkânlarımızla yapma gücüne sahibiz. Yapımcı-yatırımcı arayışında değiliz. Varsa ihale açtığımızda girerler. Ama Mağmat konusunu çok önemsiyorum. O projeyi herkes çok beğeniyor. Mağmağ’ta 600 dönümlük alanı projelendirdik. Meradan çıkardık. Şu anda Mağmat için yatırımcı arıyoruz. Bunu her fırsatta söylüyoruz. O kadar güzel bir proje hazırlandı ki bölge tam bir yaşam alanı olacak. Önümüzdeki zaman diliminde de Ankara’da görüşmeler yapacağız. Tüm bakanlarımız projeye vakıflar. Yatırımcı bulunması noktasında yap-işlet-devretle beraber burayı yapacağız. Orası köklü bir yatırım. Hem şehrimizde yaşayanlar için orada üniteler var hem de yaşayan bir turizm merkezi olması konusunda güzel bir proje var. O konuda heyecanımız var. Boztepe’ye Torul’daki gibi bir seyir terası yapmak istiyoruz. Projesini bitirdik. Bu dönemin hazır başlayacağı projelerden biri. Geçen hafta uygulama projesi bitti. Bir de denizle entegrasyonumuzu sağlayalım diye denize doğru donatı merkezleri yapmak istiyoruz. Birini Yüzüncü Yıl Parkı’nın civarında düşündük. Orada Büyükşehir’in de bir projesi var o bölgede entegre sağlayabilirsek beraber yapacağız. Bununda desteğini Ulaştırma Bakanımızdan alacağız. Diğerinin yerini daha kararlaştırmadık. Bu konuda da  Büyükşehir Belediyemizle hemfikiriz. Uzunsokak, Maraş Caddesi ve Kunduracılar gibi bölgelerimiz biraz estetikten yoksun kaldı. Caddelerimizin yürüyüş yollarında bile deformasyonlar var. Işıklandırmalarından, çiçeklendirmesine, yaya yolundan engelli yoluna kadar Maraş Caddesi’ndeki trafik düzenlemesi olmak üzere şoför esnafıyla istişare ederek bu caddemizi şehre yakışan bir cadde haline getirmek istiyoruz. Trafiğin düzenlenmesi lazım. İlla da burayı trafiğe kapatın demiyorum. Burası bu haliyle yok. Tanzim etmemiz lazım. Arzum estetik bir cadde hüviyetine orayı kavuşturalım. Maalesef Maraş Caddesi’nde kaos var.  Bunu da çözmeliyiz.

Ali ÖZTÜRK: Trabzon olarak Meydan’daki mevcut viyadükten rahatsızken o viyadüğün devasası Boztepe’nin göğsüne konuluyor. Yeni viyadük konusunda ne düşünüyorsunuz?

Ahmet Metin Genç: Kanuni Bulvarı hepimizin savunduğu ve merakla beklediği şehir için önemli bir geçiş yolu. Meydan’daki viyadükle itfaiye kavşağındaki viyadüğe eleştirel yaklaşanlardan biriyim. Bu ikisine şehir içi yönüyle bakarken Boztepe’dekine siluet yönüyle de bakmamız lazım. Boztepe’deki viyadük şu anda son derece olumsuz bir görüntü arz ediyor. Ama orada zorunlu bir geçiş güzergâhı konulması lazım. Bunu Karayolları Genel Müdürümüz Abdülkadir Bey’le görüştük ancak teknik anlamda viyadüklerin kısılamayacağını söyledi. Orada o siluete halel getirmeyecek şekilde tabiata uygun hale getirip, ışıklandırma ve çiçeklendirmeyle beraber bir şekilde o siluete halel getirmemeye gayret edeceğiz. Bu konuda Abdülkadir Bey’le görüştük. Teknik bir çaresizlik söz konusu. Bütün bunlara rağmen silueti düşünmemiz lazım.

Anahtar Kelimeler:
Ahmet Metin Genç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108