Türkiye’nin durumu Trabzonspor gibi…

Söyleşi: Berkant PARLAK

günebakış sordu, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın yanıtladı. Ekonomik kriz, fındık, yerel seçimler ve Trabzonspor üzerine samimi bir söyleşi gerçekleşti.

Koray Aydın belki ilk kez bu kadar Trabzonspor temalı mesajlar verdi. Hem Türkiye’nin durumunu Trabzonspor’a benzetti hem bordo-mavili takımın son durumunu değerlendirdi, taraftara da çağrıda bulundu.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın, yengesinin vefatı nedeniyle geldiği memleketi Trabzon’da gazetemizin sorularını yanıtladı. İYİ Parti Trabzon İl Başkanlığında gerçekleşen söyleşimizde Koray Aydın’ın Trabzonspor söylemleri dikkat çekti. “Başkan adayı mısınız?” diye sorduk, “Hayır.” dedi ama hem Trabzonspor yönetimine hem de taraftara birtakım önerilerde bulundu. Yönetime “Eskiyle uğraşmayı bırak.” dedi, taraftara da “Takıma ve Ünal Karaman’a sahip çıkın.” çağrısında bulundu.

Türkiye’nin en önemli sorununun ekonomik kriz olduğunu da belirten Aydın, “Türkiye’nin durumu Trabzonspor’un durumu gibi. Vatandaş daha iyi anlasın diye söylüyorum. Şimdi Trabzonspor gidip 10 milyon avro verip futbolcu alabilir mi? Alamaz, çünkü borcu var. Türkiye, UEFA kriterlerine takıldı.” dedi. Koray Aydın ayrıca İYİ Partinin büyükşehir adayıyla ilgili “Volkan Canalioğlu’nu mu düşünüyorsunuz?” sorumuzu da yanıtladı.

Türkiye’nin şu anda birinci gündemi nedir?

Ekonomik kriz ülke gündeminin birinci sırasındadır. Çünkü doğrudan vatandaşı ilgilendirmektedir. Bunu kabul edelim ki vatandaş bundan inanılmaz derecede etkileniyor. Şu anda her şeyde artış var. Örneğin araç lastiklerinde yüzde 100, yüzde 150 zamlar var. Okullar açıldı, aileler çocuklarının ihtiyaçlarını almaya gittiklerinde büyük bir zamla karşılaştılar. Mutfak da bunun içerisinde. Mutfakla ilgili her şeyde inanılmaz bir artış var. Vatandaşın canı yanıyor. Canı yanıyorsa birinci gündem canını yakan ekonomidir.

Bir zam furyasıyla karşı karşıyayız…

Türkiye’nin büyüme modelinin yanlış seçilmesinden kaynaklı bir bedelle karşı karşıyayız. 16 yıllık AKP iktidarı ithalata dayalı bir büyüme modelini seçti. Bu modelde üretim sahalarımız ithal ürünlerle fiyat savaşı yapamadı. Biz bir bir o alanlardan çekildik ve onun yerine ithal ürünleri aldık. Biz üretim merkezli bir büyüme modelini esas almalıydık. Devlet bütün teşviklerini buraya yönlendirmeliydi. Bu model, ithalatın önünü keserdi. Şu an öyle bir hâldeyiz ki ihraç ettiğimiz ürünlerin bile ham maddesini dışarıdan alıyoruz. Bizim ihracatımız da ithalata bağlı. Bu durum bizim dolar ve avroya olan bağlılığımızı artırdığından kurları yükseltiyor.

Hükûmet tedbir aldığını söylüyor…

Şu anda önlem diye söylediklerine aklı başında herkes gülüyor. Yüzde 10 indirimden söz ediyorlar. Enflasyonla böyle mücadeleye dünya gülüyor. İnternet sitelerine koyuyorlar ve gülüyorlar. Geçtiğimiz haftanın başlarında Tarım Bakanı bütün büyük marketlerin yöneticilerini çağırdı. “Mallarınızda yüzde 10 indirim yapın.” dedi. Benim tanıdığım bir yönetici var. “Ne yapacaksınız?” dedim. “En az sattığımız 2-3 kalemde indirim yapacağız. Diğerlerinde indirim yapamayız ki batarız.” dedi. Tam bir tiyatroyla karşı karşıyayız. Herkes birbirini kandırıyor. Marketler hükûmeti, hükûmet de halkı kandırıyor.

Peki, ne olacak?

Türkiye şu an ne yapacağını bilmiyor. Türkiye’nin borca ihtiyacı var. 460 milyar dolar dış borcumuz var. 51 milyar dolar cari açığımız vardı geçtiğimiz ay. Görünen o ki bu durumu şu an kontrol altına almak çok mümkün gibi görünmüyor. Tavsiyemiz şudur: Hükûmet 4-5 yıllık program yapmalıdır. Cari açığı ortadan kaldıracak. İthal ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için teşvik sistemi getirecek. Cari açık ortadan kalkmadan hiçbir şey olmaz. Peki, bu kadar açığı nasıl kapatacağız? Yeni borç alacağız değil mi? Türkiye’nin durumu Trabzonspor’un durumu gibi... Vatandaş daha iyi anlasın diye söylüyorum. Şimdi Trabzonspor gidip 10 milyon avro verip futbolcu alabilir mi? Alamaz çünkü borcu var. Borcu borçla kapatmak, borcu büyütmek demektir. Bir zaman sonra borcu çeviremezsin. Borcu çeviremediğinde de kulüplerde olduğu gibi “UEFA kriterlerine” takılırsın. Şu anda hükûmet, UEFA kriterlerine takıldı. Takılınca devreye McKinsey girdi. IMF’ye gitmeye utandıkları için McKinsey’e gittiler.

Niye utandılar?

McKinsey 3 ayda bir gelip kontrol yapacak. IMF de öyle yapıyor. Keşke IMF’ye gitseydiler, IMF’nin verdiği krediler çok daha düşük faizli ve uzun vadeli. Geçmiş söylemlerinden dolayı IMF’ye gidemediler. Mahcuplar, utanıyorlar. Ama McKinsey’de İYİ Partinin tokadını yediler. Geri adım atmak zorunda kaldılar. AK Partinin tabanı da bizimle oldu tabii. Onlar da tepki gösterdiler. Utanmasınlar, IMF’ye gitsinler. Türkiye için daha iyi olur. IMF gelir 3 ayda bir denetler. Zaten denetlenmeye ihtiyaçları var. Denetlemelerle Saray’a falan da para harcayamazlar. IMF müsaade etmez. Türkiye’nin hayrına olur. Türkiye’de inanılmaz israf ekonomisi var. Örnek olsun diye söylüyorum: Ankara’ya gelenler bilir Kızılay’ın hemen altında Sıhhiye var. Orada Sıhhiye’ye adını veren tarihî Sağlık Bakanlığı binası var. Şimdi oradan çıktılar 2,5 milyon lira kiraya yeni binaya taşındılar. Ayda 30 milyon lira kira verecekler. Bu nasıl bir israftır? Bu bir örnek... Tam bir yağma var.

Yine bu ekonomik gelişmelerle bağlantılı olmak üzere yatırımların durması konusu var. Bölgemizi yakından ilgilendiren bir konu…

Mecburlar, durduracaklar.

İktidarın yerel sözcüleri Trabzon’daki yatırımların durmayacağını söylüyor…

Mecburlar, durduracaklar. UEFA kriterlerine takıldılar. UEFA komiserleri gelecek. Nasıl yapacaklar? Devam ederlerse açık verecekler. Devam edemezler. Geçiş garantili yollar, hasta garantili hastaneler yaptırdılar. Buradan cebimizden çıkan ciddi miktarlar var. Bir de havalimanları var. Bunlardan ettiğimiz zararı söylemiyorlar. Türkiye’nin yediği kazık önümüzdeki 20-25 yılımızı esir almıştır. Durduk yere borç oluşmaz ki. Sürekli hata yaparsan borç olur. Topu durduramayan Kucka’ya gider 5,5 milyon avro verirsen borcun büyür.

Daha önceki söyleşilerimizde hiç bu kadar Trabzonspor üzerinden örnek verdiğinizi hatırlamıyoruz. Trabzonlulara böyle mi seslenmeye karar verdiniz?

Ama öyle… Anlasın diye tabii. Trabzonlular söylediklerimi çok iyi anlarlar. Trabzonspor göz göre göre battı. Ben Trabzonspor Başkanı olsam bu hataları yapmam. Ben gidip Kucka’ya 5 milyon avro vermem. Top durduramıyor adam.

Fındık konusu hâlâ bölgenin gündeminde… TBMM’de bir oylama yapıldı ve reddedildi…

Fındık meselesi yeni değil, uzun süredir böyle. Bu işleri konuşmaktan yorgun düştük artık. Bu hükûmet fındık politikasını çözemez. 16 yıldır bunu çözemeyen, yüzüne gözüne bulaştıranlardan benim bir çözüm beklentim yok. Belli ki İtalyan firmasıyla bağlantılı acayip ilişkili işler var. Ben ondan şüpheleniyorum. Yoksa göz göre göre bu fındık üreticileri götürülüp bir İtalyan devine teslim edilmez. Bu normal mi? Bir tane firma dünya piyasasını oluşturuyor. Sen en büyük üreticisin âdeta ona yardım ediyorsun. O işin içinde de bir iş var. TMO devreye girip biraz yukarıdan fiyat alsa ne olurdu? Piyasayı regüle ederdi. En dipten gidiyoruz. Bu arada alımlar yapılıyor, bağlantılar oluşuyor. Olan üreticiye oluyor. Bu soruyu gidin AK Partili arkadaşlara sorun dedim. Bu işi yüzlerine gözlerine bulaştıranlar onlar. Nasıl çözeceklerini gelip söylesinler. Vatandaşın da oyu var. Ceza kessin. Ceza kesmeden çözülmez. Oy vermeyerek ceza kessin. Kendine getirsin.

Muhalefete de eleştiri var. Tam sayı Mecliste değildi.

Onun geleceği zaman tam belli olmuyor. Sayılara göre ayarlayıp pat diye Meclise getiriyorlar. Onun geleceği belli olsaydı muhalefet de tam sayı orada olurdu.

Biraz da yerel seçimleri konuşalım. İYİ Parti’de hazırlıklar ne durumda?

Birincisi zinde/formda yönetimler oluşturduk. Şu anda 81 ilimizi yeniden düzenledik. Tek hedefe kilitlenmiş, birlikte hareket etme kabiliyeti olan yönetimler oluşturduk. Aynı şeyi ilçelerde de yapıyoruz. “İyilik Kervanı Yollarda” projesiyle de illeri karış karış geziyoruz. Saha çalışması yapıyoruz. Çünkü bizim medyamız yok. Tek adam yönetimi medyaya el koydu.

Trabzon’da aday belirlemeyle ilgili gelişmeler var mı?

Evet, arayışlar içerisindeyiz. Konuşuyoruz, fikir alışverişi yapıyoruz. Büyükşehirle ilgili konuyu belli bir noktaya getirdik gibi. İlk açıklanacak illerden biri Trabzon olabilir.

Kimin ismi açıklanabilir? Volkan Canalioğlu adı geçiyor…

Siyasette her şey olabilir. Volkan Canalioğlu da Trabzon’da halkın sevdiği bir siyasetçi. Parti ayrımı yapmadan herkesi kucaklayan ve herkesin “Volkan Abi”si olmayı başarmış bir siyasetçi. Ona karşı saygımız da var. Teşkilâtlarımız kendisiyle fikir alışverişi yaptı. Şu anda teşkilâtımız görüşmeler yapıyor. Büyükşehir ve Ortahisar’ı en geç bir ay içinde belirleriz. Mahalle çalışmalarına da başladık. Oralarda da örgütleniyoruz.

Nasıl bir aday profili olacak?

Saha çalışmasına yatkın aday tipleri bulmaya çalışıyoruz. Trabzon’un karşısına çok iyi projelerle çıkacağız. Trabzon’un çok sorunları var. Şu anki yöneticiler bu sorunları çözemediler. Hattâ artırdılar. Yeni bir vizyona, yüze, sese ihtiyaç var. İYİ Parti güçlü projelerle geliyor.

Projeleri kim hazırlıyor? Profesyonel destek mi alınıyor?

Tabii ki alıyoruz. İl Başkanımızın güzel bir dosyası var.

İttifak konusunda bir gelişme var mı?

Biz şu ana kadar bir ittifak yapmadık ve görüşmedik de… Ama yarın için kesin hükümlü konuşmuyorum. Ama bildiğim MHP’yle AK Parti görüşüyor.

Zaman zaman MHP’yle İYİ Parti arasında gerilim oluyor?

Bizim sunî gündeme harcayacak vaktimiz yok. Biz o defteri kapattık. Türkiye’nin sorunlarını konuşalım. Partiler demeç yoluyla birbirine yanıt verebilir ama tehdide gerek yok.

Trabzonlulara mesajınız…

Trabzon bizim memleketimiz. Biz Trabzon dışında yaşayan Trabzonluların işleri her zaman daha zordur. Trabzon kimlikleri çok öne çıkarılır. Yaşadıkları yerde bu kimlikleriyle öne çıkarlar. İşin daha da zordur. Etrafınız Galatasaraylı, Beşiktaşlı, Fenerbahçelilerle çevrilidir. Çoğunluk içerisinde bazen teke tek mücadele edersin. Onun için direnç gerekir. Dışarıdaki Trabzonspor taraftarları daha dişlidir. Trabzon’da herkes Trabzonsporlu, burada böyle mücadele yok.

Memleketimizi seviyoruz. Bağlarımızı koparmak mümkün değil. Bizi bir arada tutan en güçlü bağ Trabzonspor’dur. Pazartesi maçımız var. Herkes maça gitsin. Stadı dolduralım. Bir hava aldık. O havayı sürdürelim. Yönetim doğru yol izliyor ama başkanlık düzeyinde geçmişi kurcalamanın gereği yok. Onu yapmalarını çok doğru bulmuyorum.

Kurcalamalar da yalnızca bir döneme odaklı…

Netice alacak bir şey yapmadıktan sonra bunları söyleyip kafa bulandırmanın bir anlamı yok. Daha önceden de yapıldı. Varsa daha geri gidilmeli. Bir kişiyle uğraşmak doğru değil. Trabzonspor’da hatalar bir zincir. Kilitlenen bu durumdan kurtulmanın yolunu bulalım.

Taraftara ne düşüyor?

Takıma sahip çıksınlar. Trabzonspor 10 maç yenilse bile Ünal Karaman görevinde kalmalı.

Neden?

Adam gibi adam da onun için. Adam fedakârlıkla geldi burada mücadele ediyor. Bu taraftar Ersun Yanal’a verilen parayı hatırlasın. Yanarım o paranın verilmesine. Eğer taraftar istifa diye bağırırsa takımını sevmiyordur. Kaldı ki takım iyi bir heyecan yakaladı.

Anadolu kulüpleri çok iyi kadrolar kuruyor. İstanbul takımları gibi çok para da harcamıyor. Anadolu kulüplerindeki o oyunculardan bir takım yapayım Trabzonspor şampiyon olur. Kalıcı bir sistem kurmak lazım... Yöneticiler de hocamız da uzun kalmalı. 2-3 senede gitmesinler. Takım böylece eksiklerini iyi giderir.

Takımı şampiyon yapmada iddialısınız…

Ben 3 yılda Trabzonspor’u şampiyon yaparım. Ama transferleri ben yaparım. Hocalara bırakmam o işi.

Başkanlık düşünceniz var mı Trabzonspor’a?

Yok, öyle bir düşüncem yok. Eskiden vardı ama şimdi yok. Başarılı olacağım bir alan. Şimdi yorgun hissediyorum kendimi. Enerjiyi görmüyorum kendimde. Büyük oğlum Halil İbrahim Aydın başarılı bu konuda. Yönetimlere istediler ama vermedim. İyi futbolcu seçer. Pazarlıkta da adamın dişini söker.

Teşekkür ediyoruz Sayın Bakan’ım.

Ben de teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108