Trabzon’u ayağa kaldırmaya geliyor

günebakış: Büyükşehir Belediye Başkan Aday adayı Sayın Mehmet Atalay ile biraz siyaseti konuşacağız. Trabzon Büyükşehir belediye Başkanlığına aday adayı oldunuz. Allah nasip ederse adaylığınız söz konusu olacak diye bekliyorsunuz. Belediyecilik farklı bir şey. Daha önce sizi milletvekili adayı olarak gördük. Belediyecilik farklı bir olay sayın Genel Müdür… Bunu bir Trabzon sevdası olarak mı, siyaset aşkı olarak mı nitelendirelim? Hazır mısınız böyle bir göreve?

Mehmet Atalay: Trabzon sevdası diye nitelendirelim. Ben memleketimi seviyorum. Her platformda buraya hizmet etmek istiyorum. Çok güzel hizmetler aldığımı biliyorum. Gerek merkezi hükümetten gerekse belediyelerimizin ve ilçe belediyelerimizin, bakanlarımızın, bürokrasimizin. Biz de gençlik ve spor genel müdürü iken ciddi yatırımlarımız olmuştu. Ama Trabzon’un hala büyük yatırımlara ihtiyacı var. Bir dünya şehri olmasına ihtiyacı var. Kendi kendine yeten bir şehir, bir bölge olma ihtiyacı var. Bu sebeple bütün bunları, zorlukları da göğüsleyeceğimize inanarak, bu büyük projeye talip olduk. Ben belediyeciyim zaten. Sayın Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken ben belediyede danışmanı ve Spor A.Ş genel müdürü olarak belediyecilikte 6 sene hizmet verdim. Belediyeciliğin destanının yazıldığı o dönemde, hizmet nasıl yapılır, kısa zamanda bir şehir nereden nereye getirilir, dağ gibi sorunlar nasıl yok edilir yaşadık. Hızlı, verimli, gece-gündüz demeden, koşuşturma, cumartesi-Pazar, bayram-seyran demeden, hiç dinlenmeden 6 yıllık bir ömrü nasıl tamamladığımızı biliyorum. Ve İstanbul o dönemde inanılmaz mesafeler almıştı. Keşke o hızla devam edebilseydi bugün İstanbul elbette dünyanın en önemli şehirlerinden biri. Dünyanın en önemli şehri. Ama kentleşme konusunda bambaşka bir yere daha gelirdi. Bugün belki İstanbul’un sorunlarını hiç tartışmazdık. Recep Tayyip Erdoğan dönemi gibi verimli bir dönem olsaydı.

günebakış: Bu bir vizyon meselesi, Trabzon’un Büyükşehir’in ekonomik gücü ile İstanbul büyükşehir mukayese edilemez. Burada ekonomik sıkıntılar var ama siz buna rağmen çok iddialısınız, nedir bu, bir vizyon meselesi mi?..

Mehmet Atalay: Tabi İstanbul’un da çok ekonomik sıkıntıları vardı. Ama kaynaklar var, kaynaklar üretebilirseniz, sermaye getirebilirseniz, yatırımcıyı siz İstanbul gibi bir dünya markası şehrine dünya markalarını getirebilirseniz zaten sorunun büyük kısmını çözersiniz demektir. Proje üretirseniz zaten o dünya markaları gelip sizi buluyor. Kaynaklar kendiliğinden üretiliyor. İstanbul’un ölçeğine göre kaynakları var, Trabzon’un da Trabzon ölçeğine göre kaynakları olacaktır. Nasıl olacağını da hep beraber yaşayacağız, bunu da göreceğiz. Trabzon kendine yeten, kaynakları keşfedecektir, bulacaktır, üretecek ve hayata geçirecektir. Bir taraftan kaynaklar bulunurken, bir taraftan yatırıma dönüşen hamleler, bir taraftan yeni üretkenlikler, bir taraftan dış sermaye. Biz burada bir ekiple beraber, ekibimin olmazsa olmaz parçalarından birisi de günebakış gazetesi, Ali Öztürk’ün kendisi… gazetecileri, Trabzon’un valileri, belediye başkanları, STK’ları, bakanlarımız ve en başta Cumhurbaşkanımız…

Spordan Sorumlu Bakanımız Mehmet Ali Şahin ve genel müdür olarak biz Trabzon’da iki tane olimpiyat yaptık. O arada Trabzon’un kazandığı eserleri hatırlayın. Ve o eserler sadece spora matuf eserler değildi. Bir şehre olimpiyat geldiği zaman, kentsel dönüşümü de otomatikmen getiriyor, yolların ulaşım ağını otomatikmen getiriyor. Karayolunun yıldırım hızıyla nasıl bitirilip hem Karadeniz hem de Gençlik Olimpiyatlarına yetiştirildiğini gördünüz. AK Parti iktidarında Türkiye’de terminal binası yenilenen ilk 2 havaalanı Trabzon ve Erzurum’dur. Bu tesadüf değil. Biz olimpiyat yapacak şehir olduğu için sayın Cumhurbaşkanımıza başbakan iken arz ettik. Trabzon Havaalanı Terminal binasının gelecek kafileleri karşılamada yetersiz kalacağını, yer kontuarlarının açılması, dinlenme salonlarının olması gerektiğini, sporcuları ayakta pasaport kuyruklarında bekletemeyeceğimizi, aynı şeyin Erzurum’da olacağını da arz ettik. 2011 Trabzon Gençlik Olimpiyatı ile 2011 Erzurum Kış Oyunları’nın getirdiği bereketle bu iki ilin havaalanı terminal binaları yapıldı. Ulaşım için orada da havaalanı genişletildi, Trabzon’da da havaalanı dış uçuşlara açılacak şekilde tedbirler alındı. Dünyanın her tarafına direkt seferler yapıldı. Biz Trabzon’a organizasyon gerekiyorsa yine organizasyon alacağız. O organizasyonlar vasıtasıyla, o organizasyonlar için gerektiği için altyapı, tesisleşme ve şehirleşme hamlelerini devam ettireceğiz.

Trabzon’un muhteşem bir meydanı var. Çok güzel bir meydan yapıldı. Trabzon’da çok güzel bir teknopark yapıldı. İnşallah orası tamamlandığında muhteşem bir alan olacak. Bu kadar arazisiz bir yerde bu kadar mekanlar üretmek büyük bir iştir. Ben Büyükşehir belediye başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum. Aynı şekilde Ortahisar Belediyemize çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. İlçe belediyelerimiz birbiriyle yarışıyor, bunu görüyoruz. Ama Trabzon’un artık kendine yeter hale gelebilmesi için hamleler yapmamız lazım. Trabzon’da Karadeniz Oyunlarından önce turizmde yüz binleri konuşuyorduk, şimdi on milyonları telaffuz etmeye başlamışsak bölgemizle ilgili bu müthiş bir tanıtımın aynı zamanda organizasyonların getirdiği bir sonuçtur. Hükümetimizin büyük yatırımlarla getirdiği, diğer bütün kamu kurumları ve bakanlıklarımız da dahildir buna, getirdiği yatırımların sonucudur. Tanıtımın çok ciddi etkisidir. Marka şehir yapıyorsunuz ve turistler koşarak geliyor. Konaklama sorunumuz vardı. Şimdi oteller bölgesi oldu. Bir gün gelecek bu oteller de dolacak yetmeyecek çok daha fazla otel olacak.

günebakış: Belediye başkanlığı ve vizyon sürecini anlattınız. Oraya giden yolları konuşalım. Çetrefilli yollar var.  Siyasetin kucağındasınız şu anda. Siyaset ertelenmezse muhtemelen hafta sonu sizi oylayacak, anketler yapılacak, kamuoyuna sorulacak. Nedir durum? AK Parti içinde bir temayül söz konusu. Sivil toplum örgütleri ve halktaki karşılığı ne? Ne gördünüz Mehmet Atalay olarak?

Mehmet Atalay: Teşkilatlarımızın her biri bilir. Yani bir kısmı bizim o çalışma dönemlerimizde görev yapanlardan bir kısmı farklı görevlerde. Yeniler var aralarında ama az çok her biri bir şekliyle Trabzon’da karar verici… Trabzon’u temsil eden şu anda pek çok siyasetçimiz ilçe başkanıydı, özel idare müdürü, il genel meclisi başkanı her türlü sıfatlarla o dönemde bulundular. Her bir ilçeye, ilçe ilçe kamunun, devletin, AK Parti iktidarındaki ilk yatırımlarını yapmak bize nasip oldu. Karış karış bildiğimiz bir yöre. Dolayısıyla teşkilatlara ilk icraatlarını anlatma fırsatını biz sunduk. Teşkilat yoklamasından ben iyi çıkacağımızı düşünüyorum. Ama aksi olabilir mi, olabilir, onların kanaatleri, saygı duyarım. Halk nezdinde çok ciddi bir teveccüh olacağını tahmin ediyorum, biliyorum da. Ben bir futbol maçına gidiyorum, maçı değil, ‘Hep sporu yönetmek değil, gel belediye başkanı ol’ diyenler oldu. Tabi çok kıymetli belediye başkan aday adaylarımız var. Yine aday olabilecek belki de yine bundan sonra çok daha iyileri gelecek. Başarılı biri, en iyisini, en büyük projesi olanı seçsinler, hiçbir sıkıntımız yok. Bana düşen, ben bir oyuncu, bir projeyi, bir koordinatör olarak görevimi yapmak, aday adayı olmaktır.

günebakış: Aday adaylığınızdan önce istişarelerde bulundunuz mu?

Mehmet Atalay: İl başkanımızdan başlayarak, ilk onunla görüştüm. Sonra genel merkezle istişarelerde bulundum. Meclis’te istişarelerde bulunduk, böyle bir yol çizdik. Partinin belirlediği aşamaları yerine getirmeye çalıştık, bizim görevimiz bu. Kalan kısım halkın ve partinin vereceği karardır. Bize görev verilirse, önce adaylığa dönüşürse elimizden geleni yapacağız, sonra halk teveccüh gösterir seçimi kazanırsak ben bütün Trabzon’u bir ekip yapmaya talibim. Ben Trabzon’u bir koordinatör olarak yönetmeye talibim. (Ben bir ombudsman da bilge adam da değilim.) Ben gariban bir Mehmet Atalay’ım. Hayatım organizatörlükle geçti. Türkiye’nin çok şükür yüzünü ağırtan ne kadar organizasyon varsa o organizasyonları bu ülkeye getirmek için yine ekip kurup yöneten insan olduğumu düşünüyorum. Ve o ekipte de sağ-sol ayırım yapmadan, bu ülke adına kalbi memleket sevgisi ile atan herkesi, insanları dışarda bırakmadan toparlayıp yardım almaya çalıştım. Birlikte aldık, birlikte yönettik, birlikte uyguladık ve birlikte bu gururu yaşadık. Şimdi de yarın kurdeleleri de birlikte kesmek üzere, başkanlarımız, başkan adaylarımız, STK’larımızla, ticaret sanayi odasından MÜSİAD’ına kadar hepsiyle, Sanat Evimizden mimarlar odasına kadar ortak akılla bu memlekette kavga etmeden, ayrı düşmeden, basınımızla yek vücut yaparak geleceğiz Trabzon’u bambaşka bir hale büründüreceğiz. Herkesin keyif aldığı, keyifle destek olduğu, belediye meclisindeki oylamalardan tutun da, kardeşliğin her tarafa yansıyacağı, kurdele kesmede hiç birinin dışlanmayacağı, eski başkanlarımız da dahil, hiçbir kurucumuzu unutmayacağız. Hasta olanı belki sedyede getireceğiz ama biz o barışı sağlayacağız, başka şansımız yok. Trabzon için, Trabzon’un kaderi için, Trabzon’un kendine yetmesi için, istihdam sahaları açmak için, bu gençleri sokaktan kurtarmak, onların yeteneklerini ortaya çıkarmak için, proje üretir adam durumuna getirmek için. En verimli okullarda okumalarını sağlamak için, eğiticileri de eğiterek, hocaların da gerekirse eksik kalan taraflarını yurt içi yurt dışı tamamlayıcı projeleri üniversitelerle birlikte çözerek, biz bu işe varız. Trabzonlu çok güçlüdür. Trabzon’u sadece bir Trabzon olarak görmüyorum. Trabzon Rize ile Artvin’le, Gümüşhane, Bayburt hatta İpekyolu dolayısıyla İran yoluna kadar bütün illerle birlikte görüyorum. Bunu da koordine edecek bir belediyecilikle geleceğiz.

günebakış: AK Parti Genel Merkezi, ‘Ben Mehmet Atalay’ı Trabzon’dan aday gösterirsem benim oyumda nasıl bir artış olacak, ne kazanacağım’ düşüncesi içerisine girerse, bu konuda ne düşünüyorsunuz. Yani AK Parti’nin oyunu da tavan yaptıracak bir iddianız var mı?

Mehmet Atalay: Kesinlikle var. Hele bu yıpranma sürecinde bizim şu veya bu şekilde iktidarda olduğumuz için, hizmet veremediğimizden değil, çok uzun süre iktidarda kaldığımız için, ‘bir de muhalefeti de deneyelim’ düşüncesi de hasıl olabilir. Çok düzgün iyi adaylar da gösterilebilir ki, çok kıymetli arkadaşlarımız da var muhalefet partilerinde. Onları da görüyorum, onlarla da yardımlaşıyoruz. Onlarla da bir ekip olarak çalışacağız. Ben bu inişli dönemde bile çok ciddi bir sıçrama bekliyorum. Ama icraatlara başladıktan sonra da Trabzon’da AK Parti’nin oyunun yüzde 80’lerin üzerine çıkacağını düşünüyorum. Bunu iddialı olarak söylüyorum. Çünkü insanlar ayrım yapmadan, herkesi kucaklayan, her kesimden yararlanan ve her şeyi adaletle yapan bir yönetim gördükçe hiçbir şekilde daha alternatifini aramaz. Daha iyiyi, en iyiyi arayan bir yapıya kimse kalkıp da eleştiri getirmez. Eleştiri zaten olacak. Eleştiriyi bizatihi kendim yapıyorum. Kendi kendimi yıllardır eleştiriyorum. İyi yaptığımız bir şeyleri anlatmaktansa yapamadıklarımızı hep söylerim. Bunu bir arkadaşımın, parti içinde, parti dışında, bir meslektaşımın, bir gazetecinin dile getirmesi bana katkıdır. Görmediğim bir şeyleri bana gösterdiği ve düzeltmemi sağladıkları için. Çünkü biz ‘Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu, gelir de adl-i ilahi Ömer’den sorar onu’ diyen bir neslin, bir davanın insanlarıyız. Bizim hele belediyecilikteki sorumluluğun ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Bir belediye başkanına ‘Şehremini’ deniyor. Orada yaşayan insanların her biri kendilerini emin hissetmeli, onların asayişinden, onların aç-tokluğuna, okuma-yazmasından, konaklayacağı yere kadar, ulaşımına kadar her şeyde belediyenin ilgilenmesi gereken bir alan var. Kamuya düşen işlerde bile belediyeci, ‘Benim alanım değil’ deme lüksüne sahip değildir. Belediye kamuyu da çalıştıracak, Ankara’yı, bürokrasiyi de daha fazla hizmet ettirecek bir mekanizmayı mutlaka kurmalı,

günebakış: Mesela desek. Bir proje desek…

Mehmet Atalay: Özellikle dış sermaye getirmeli. Biz dışarıyla ilgili şu anda birkaç yabancı şirketle, büyük gruplarla görüşüyorum. Uzungöl’ün yapılanması. Uzungöl’ü bize Davos yap, bir proje çiz, yık, yap, ticari alanlar da oluşacak. Güzel bir kongre merkezi ama hepsi dokuya uygun olacak. Oturup mimarlarımızla bunu konuşacağız. Ama burada kişisel rant olmayacak, memleket rantı olacak. Yatırım yapan firmaların tabiki kazancı olacak, harcadıklarının karşılığını alabilmeli, bunu yapmadan zaten hiçbir yatırımcıyı getiremezsiniz. Buna rant denmez, bu onun kazancı, bileğinin hakkıdır. Sizin de para harcamadan bir şeyleri yapmanız mümkün.

Trabzon belki yarın metroyu konuşacak, konuşmak zorunda. Çünkü artık şehir eğer caddelerinizi genişletirken bir takım tarihi eserlere rast geliyorsanız, trafikte şehrin üstünden rahat geçemiyor, çözemiyorsanız alttan metroyu, sahilden raylı sistemi, denizden ulaşımı, deniz otobüslerini, taksileri düşünecek buraya getireceksiniz. Belki Hopa’dan Samsun’a bu yolu deneyeceksiniz ama önce Trabzon sınırları içinde. Stadyuma ulaşım ağlarını yaparak. Bunların hiç biri zor değil. Bunlar yap-işlet-devret modeliyle de büyük firmaları buraya güven verip getirerek yapılabilir.

Gelen turist sayısını hızla artırmamız lazım. Artık gelenlerin daha uzun süre kalmalarını ve daha fazla para harcamalarını sağlamamız lazım. Onlara sadece restorantlarda 5 yıldızlı otellerde yiyip-içmek değil, dışarda da ürün çeşitliliği sunmalıyız. Hanımları çalıştıracağız biz, atölyeler kurup yeni şeyler ürettireceğiz. Sadece el işi değil, bizim balığımızı da, deniz ürünlerimizi, fındığımız da kolbastımızı da pazarlayabilmemiz lazım. Kolbastı bile Karadeniz Oyunlarından sonra bir sektör olmuştu. Ciddi bir sektör olmuştu, her tarafta Kolbastı kursları açılmıştı. Trabzon’da Kolbastı öğrenen gençler öğretici olarak dışarıya gidip ciddi maaşlar almaya başlamıştı. Bizim bunu yapabilmemiz lazım. Geri çekildik kalktı. Horonumuzu, kültürümüzü, folklorümüzü tanıtacağız. Vatan haini olmasın yeter, hiçbir sanatçımızı dışarıda bırakmadan sanatçılarımızla da işbirliği yapacağız. Aykırı görüşler bizim kabulümüzdür, sonuna kadar açığız. Medyanın, basın-yayın özgürlüğünün her türlüsüne destek vermek zorundayız. Bizim özgür düşünceye ihtiyacımız var. Üniversitede hocaların aykırı düşüncelerine tahammül edebilmeliyiz, sayın Cumhurbaşkanımız 18 yaşında seçme ve seçilme hakkı tanımışsa o gençlerin özgürce konuşabilmesi anlamına da gelir. O zaman eleştirilerine de tahammül edeceğiz, aykırılıklarına da katlanacağız. Hakaret olmadan, hiç kimse kimseye hakaret edip iftira atamaz. Asla da normal lisanın dışına çıkamaz, bu dünyanın her yerinde geçerli.

günebakış: Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Mehmet Atalay: Trabzonspor… Benim vazgeçilmez ve Trabzon’un vazgeçilmez projesidir Trabzonspor. Bütün bunları yaparken, Trabzon’a yatırım alırken, mutlaka Trabzon’un başkanı, efsaneleri, Şenol Güneş’i, Hami Mandıralı’sı, Fatih Tekke’si, Şamil Ekinci’si yanınızda olmalı. Onlarla bir yere gittiğiniz zaman kapılar size daha iyi açılır. Bir dünyada Trabzonlular var, bir de Trabzonspor kanalıyla Trabzon dostları var. Sizin kamuda, ötede beride, bu sporun avantajlarından yararlanarak çözemeyeceğiniz sorun kalmıyor. Biz bunları yaşadığımız için söylüyorum. Japonya’da Dünya Basketbol Şampiyonası’nda aldığımız her zaferden sonra ben bunu ranta dönüştürüyordum. Türkiye’ye dönüyordum bir kanun çıkarıyorduk Meclis’te. Başka bir şey yapıyorduk başka bir hamle. Çünkü o coşkuyla insanların Milli duyguların çok ihtiyaçları var. Trabzonspor’un artık şampiyonluklarının çalınmaması lazım. Trabzon’un bu konuda hakkını koruyan bir yapıya büründürülmesi lazım, Futbol Federasyonu’nun daha adil olması lazım. Ama Trabzonlunun kenetlenmesi lazım. Artı Trabzonspor’u başarılı kılacak ne varsa yapmak lazım. Artık ithalat değil Türkiye’nin değil dünyanın en büyük futbolcu fabrikası Trabzon olmak zorunda ve Rio’yu geçmek zorunda. Rio sahilleri ile yarışmak zorunda. Oradan da ciddi paraların Trabzon ekonomisine geleceğini düşünüyorum. Fatih Tekke’yi, Gökdeniz’i değil biz çok daha fazla oyuncuyu yurt dışına ihraç edebiliriz. Türkiye’nin her takımda 61 numaraların sayısını artırabiliriz. 61A, 61B, 61C diye doldurmak zorundayız. Ve Trabzon takımları da artık paraları çarçur etmemeli. Akyazı Projesinde olduğu gibi Trabzon’un yeni stadı kulübü destekleyen, besleyen ve oradan da kaynaklar almasını sağlayan projelere ihtiyacı var. Trabzonspor’u borçlardan kurtarmak, yönetime destek olmak lazım. Biz bu konuda da Trabzonspor’la el ele çalışacağız. Biz Trabzonspor’dan ayrı bir şey değiliz. Trabzonspor Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Trabzonlu yöneticinin olmazsa olmaz bir başka ilgi alanı olacaktır.

Günebakış: Teşekkür ederiz.

Mehmet Atalay: Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Farklı bir şey yok 1 ay önce

Yine plan proje düşünmeden aday olup " önce bir seçilelim de sonra bakarız" kafasında olan bir aday daha

banner89

banner108