banner114

Trabzonspor zor değil, çok zor bir deplasmandı!

İlkokuldan sonra eğitim hayatını sürdüremeyen Rıza Çalımbay, ailece İstanbul’a göç etmelerinin ardından kendi yönünü belki de kendisi çizdi. Aslında ekonomik olarak ailesinin durumu çok iyi değildi. Çalımbay, eğitim hayatını sürdürmek istese de imkânlar buna elvermedi.

Rıza Çalımbay KİMDİR?

Rıza Çalımbay, 2 Şubat 1963 tarihinde 2’si kız, 2’si erkek olmak üzere 4 çocuklu bir ailenin büyük oğlu olarak Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Topulyurt köyünde dünyaya geldi.

Futbola Beşiktaş'ın altyapısında başlayan Çalımbay, 1980-1981 sezonunda A Takım kadrosuna yükseldi.

Orta sahanın sağında görev almasına rağmen orta sahanın ortası ve sağ bek mevkisinin de alternatif adamı olan Çalımbay, Beşiktaş A Takımı'nda 16 sezonda 494 lig maçı oynadı ve toplam 41 gol kaydetti. 1. Lig tarihinde en çok forma giyen Beşiktaşlı oyuncu unvanını alan Çalımbay, futbol yaşantısı boyunca sadece Beşiktaş forması giydi ve yıllarca başarıyla kaptanlık yaptı.

16 sezonda 6 lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı Kupası, 1 Başbakanlık Kupası ve 6 TSYD Kupası kazanan Rıza Çalımbay, 1996 Temmuz'unda jübile yaparak aktif futbol yaşamına veda etti.

Rıza Çalımbay, 37 kez A Millî, 8 kez Ümit Millî ve 6 kez de Genç Milli olmak üzere toplam 52 kez millî formayı giydi.

13 Kasım 1991'de 3-1 kaybedilen İrlanda Cumhuriyeti maçında tek golü penaltıdan kaydeden Çalımbay, 1992'de UNICEF'in düzenlediği “Dünya Karması” maçında Almanya'ya karşı “Dünya Karması”na seçildi. Futbolu bıraktıktan sonra İngiltere’ye teknik direktörlük kurslarına giden Çalımbay, Türkiye’ye döndüğünde Christoph Daum‘un yardımcı antrenörü olarak 2000-2001 sezonunda Beşiktaş’ta ilk teknik hocalık görevine başladı. Ardından Göztepe’nin başına teknik direktör olarak geçen Çalımbay, Göztepe’yi ligde 8. yaptı. Daha sonra Denizlispor ve ÇAYKUR Rizespor’da görev alan Rıza Çalımbay, çalıştırdığı takımlarda başarılı sonuçlar aldı. Çalımbay özellikle Denizlispor’la UEFA Kupası’nda son derece başarılı sonuçlar elde etti.Çalımbay, 2004-2005 sezonunun ortasında Vicente Del Bosque’den boşalan Beşiktaş Teknik Direktörlüğü görevine getirilmiş ancak 2005-2006 sezonu başında özellikle Türkiye Süper Ligi’nde bir türlü istenen sonuçlar gelmeyince ligin 9. haftasında Beşiktaş’taki görevinden istifa etmişti. Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra Ankaraspor’un teknik direktörlüğüne getirilen Çalımbay, aradığını bulamayan ve düşme tehlikesi yaşayan bu takımda da başarılı olamadı ve sezon tamamlanmadan Ankaraspor Teknik Direktörlüğü  görevinden de ayrılmak durumunda kaldı.2006-2007 sezonunun ilk yarısında herhangi bir takım çalıştırmayan Çalımbay, 18 Aralık 2006 tarihinde Beşiktaş’a gelmeden önce teknik direktörlük yaptığı ÇAYKUR Rizespor’un başına ikinci kez getirildi. Çalımbay, 2007-2008 sezonunda ise Göztepe’de sportif direktör olarak görevlendirildi. Çalımbay, 2008-2009 sezonunda Süper Lig'e yeniden yükselen Eskişehirspor ile anlaşarak kariyerine burada devam etme kararı verdi. Ancak 2010-2011 sezonunun 6. haftasında Eskişehirspor yönetimi kararıyla görevine son verildi. 2010-2011 sezonunda altı müsabakadan dört yenilgi ve iki beraberlik alabildi. Rıza Çalımbay, Türkiye Süper Ligi 2010-2011 sezonunun 10. haftasında kendi memleketinin takımı olan Sivasspor'un teknik direktörlük görevini üstlendi ve  2012-2013 sezonu sonunda bu görevinden ayrıldı. 29 Mayıs 2013 tarihinde üçüncü kez Rizespor’da işbaşı yapan Çalımbay, ardından 2014-2015 sezonunda Mersin İdmanyurdu’nda, 2015-2016 sezonunda Kasımpaşa’da, 2016-2017 sezonunda Antalyaspor’da görev yaptı. 2017-2018 sezonunda da Trabzonspor’da teknik direktörlüğe getirilen Çalımbay, Trabzonspor’dan sezon sonu ayrıldı. Futbol oynadığı yıllarda kendisine “Atom Karınca” lakabı verilen Rıza Çalımbay, evli ve iki kız çocuk babasıdır.

Rıza Çalımbay, evin büyüğü olduğu için de İstanbul’a göç ettiklerinde zaman zaman bazı yerlerde çalışarak ailesine katkı sağlamak istedi. Her şeye rağmen tutkunu olduğu futbolu hiç ihmal etmeyen Çalımbay, futbol oynamayı çok seviyordu. Ve 13 yaşındayken de İstanbul’da Beşiktaş’ın seçmelerine katılarak buradan altyapıya girmeye hak kazandı. “Beşiktaş’ta oynarken futbolda yaşamadığım hiçbir şey kalmadı.” diyen Çalımbay, 13 yaşında girdiği Beşiktaş’ta 33 yaşına kadar forma giyindi ve başka bir takıma da gitmedi. Futbolculuk hayatının ardından teknik direktörlüğe adım atan Rıza Çalımbay, deyim yerindeyse Anadolu’yu karış karış gezdi. Çalımbay, çok başarılı bir kariyer yaptı ve sevilen bir isim oldu. Bazı kulüplerde ise bir türlü isteneni hayata geçiremedi. Bu da futbolun diğer yüzüydü belki de...

Çalımbay, Muharrem Usta’nın başkanlığı döneminde de (2017-18) Trabzonspor’da teknik direktörlük görevine getirildi. Sezon sonu yönetimin değişmesiyle birlikte Çalımbay ile karşılıklı olarak yollar ayrıldı.

Trabzonspor’da istikrarlı bir çizgi yakalayan Rıza Çalımbay’ın, “Trabzonspor büyük bir kulüp ve her zaman çalıştırmak istediğim bir takım.” şeklinde demeçleri basında yer almıştı. Yolu Trabzon’dan, Trabzonspor’dan teknik direktör olarak geçen Rıza Çalımbay da Beşiktaş’ta forma giyindiği dönemlerde rakip takım futbolcusu olarak geldiği Trabzon’daki anılarını bizler için paylaştı.

günebakış: Sayın Çalımbay, futbolla yolunuz nasıl kesişti?

Rıza Çalımbay: Sivas’ta yaşıyorduk ve babamın kararı üzerine İstanbul’a göç ettik. Futbol oynamayı çok seviyordum. Burada da mahalle aralarında arkadaşlarımla top oynuyordum. Babam Galatasaraylı ama ben Beşiktaşlıydım. 13 yaşıma geldiğimde Beşiktaş’ın seçmelerine katıldım. Orada başarılı olunca da altyapıda oynamaya başladım. Sevdiğim, en çok istediğim ve hayal ettiğim işi yapıyordum ancak tabii ki kolay olmadı.  Genç takımların hepsinde oynadım. 17 yaşına geldiğimde de A Takım’da oynamaya başladım. O süreçte çok teklif geldi ancak hiçbirisini kabul etmedim.

günebakış: Futbolculuk yaşantınızda Trabzonspor’la da çok maçınız oldu... O dönem Trabzonspor sizin gözünüzde nasıldı?

Rıza Çalımbay: Benim ilk oynadığım dönemlerde çok iyi bir Trabzonspor vardı. Trabzon’a gelen takımların puan alması çok zordu!

Benim ilk şampiyonluğum -17 yaşındayken- 1981-82 sezonundaydı. Trabzon’la bir maç yaptık. Ligin sondan ikinci maçıydı. Stada geldik ki etrafta kimse yok. “Maç mı yok?” dedik. Bir geldik ki meğer kapıları kapatmışlar, stat tıka basa doluydu. Biz yenersek şampiyon oluyorduk, Trabzon yenerse onlar büyük avantaj yakalıyordu. Son maçı kendi evindeydi. Biz galip geldik. Son maçta da Eskişehir’i yenip şampiyon olduk. Trabzonspor ise son maçında 0-0 berabere kalarak ikinci olmuştu.

günebakış: Trabzon’daki maç atmosferleri nasıldı? Trabzon nasıl bir deplasmandı?

Rıza Çalımbay: Eskiden şöyleydi: Meydan’da Özgür Otel vardı, biz de orada kalırdık. Maçtan önce çıkar eşofmanlarla dolaşırdık. Gidip bir yerlerde oturup çay içerdik. “Aman kapıda polis beklesin!” tarzı şeyler olmadı o dönemler. Olaylar sonraları başladı. Mesela bizim Trabzon’la yarım kalmış bir maçımız vardı. Biz o maçta bile rahattık. Zaman zaman gerginlikler oluyordu ama iki takım arasında olmuyordu... Trabzon zor bir deplasmandı...

günebakış: Avni Aker’de de sayısız deplasman maçına çıktınız... Avni Aker sizde nasıl bir duygu uyandırıyor?

Rıza Çalımbay: Elbette çok anımız var. Yarım kalan o maç mesela... 2-1 öndeydik. Ben bir penaltı attım. Maçın ilerleyen dakikalarında bir penaltı daha oldu ve ikinci penaltıyı atmaya giderken gidemedim. Sahaya yabancı maddeler geldi. Ama bana atmadılar, sahaya atıyorlardı. Tam penaltıyı atacakken hakem gelip maçı iptal etti. Hakemlerin cebi sahaya atılan yabancı maddelerle doluydu. Kalede de Şevki vardı.

Topu diktim, tam penaltıyı atacakken o olay yaşandı. Bir başka olay da 1985-86’da yaşandı. Galatasaray’la çekişiyorduk. Bizim son maçta Trabzonspor’u yenmemiz gerekiyordu ve maç Avni Aker’de oynanıyordu. O karşılaşmada 1-0 galip geldik ve şampiyon olduk. Trabzonspor taraftarı bizi inanılmaz bir şekilde alkışlayarak şampiyonluğumuzu kutladılar. Maçta inanılmaz bir baskı yiyorduk. İkinci yarıda bir oyuncu girdi bizim sağ tarafı resmen felç etti! O futbolcu Hami’ydi. Hami’nin de ilk maçıydı. O gün bir top oynadı ki böyle bir şey yok!..

Trabzonspor 1. Lig’e çıktıktan sonra kolay kolay yenilmiyordu. Yenilgileri bir elin parmakları kadar bile değildi. Trabzonspor deplasmanı zor değil, çok zordu!..Ben Trabzonspor’la bir futbol kenti olarak her zaman çalışmak isterdim. Yeni stat çok güzel, Trabzon’a da yakışıyor ama keşke Avni Aker’in yerine yapılsaydı.

günebakış: O dönem futbolcular arasındaki diyalog nasıldı?

Rıza Çalımbay: Trabzonspor maçları her zaman zor geçerdi. Ama biz futbolcularla hep arkadaştık. Maç sahada oynanır, orada kalırdı. Birbirimizle diyaloglarımız çok iyiydi.

günebakış: Sayın Hocam teşekkür ederiz.

Rıza Çalımbay: Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108