banner114

Trabzon için bir şeyler yapmalıyız

günebakış: Trabzon Yatırım Adası Trabzon’un gündeminde olan ve uzun yıllar boyunca verilen mücadele sonucu elde edilen önemli bir kazanım. Siz Trabzon’da Lojistik Merkezin fikir babalarından birisisiniz. Ama Lojistik Merkezi gerçekleştiremedik. Yatırım Adası veya Endüstri Merkezi projesinden sonra Lojistik Merkez aynı fonksiyonun içinde kendini icra edemez mi? Bu konuda görüşleriniz nelerdir?

28- 29 Kasım’da 40 ülkenin katılımıyla İpekyolu İş Adamları Zirvesi yapılacak. Lojistik Merkezinden önce Türkiye’nin lojistik kavramının olması gerekir. Bugün 25 yıl öncesine baktığımız zaman Çin İngilizlerin uygulamış olduğu modeli lojistik kanunu Hong Kong’dan aldı. Bu gün Çin’e uyguladı. 25 yıl önceki Çin’in ekonomik rakamlarına baktığımız zaman Çin’de şimdi onlarca lojistik merkez oldu. Ama Çin lojistik merkezin dışında birde lojistik hak planı oluşturdu. Nasıl oluşturdu bu hak planını?  Belli yerlerde mesela Pakistan’ın Karaçi Limanı’nı aldı. Kazakistan’da Kara Liman yapıyor. Güney Kıbrıs Limanı’nı aldı. Yanı başımızda Gürcistan’da Anaklia Limanı’nda bir çalışmaları var. Dolayısıyla bu lojistik merkezin alt yapısını tamamlayarak, kendi haklarını da kurarak ürettiği malı Dünya’ya en kısa ve en uzun şekilde getirmenin yollarını yapıyor. Bunun yanında biz Türkiye olarak bunun neresindeyiz? Türkiye olarak baktığımız zaman Türkiye’nin toplamda derin bir deşarj limanı dahi yok. Limanlarımızın ka-pasiteleri çok düşük ve 3 tarafı denizlerle çevreli olan bir ülkede hali hazırda bu pastadan Afrika, Asya, Orta Doğu ve Avrupa üçgenindeki ülkemiz yararlanamıyor. Bu ülke ve baktığınız zaman İpekyolu merkezi diyorlar. Bunun hiçbir karşılığı yok. İpekyolu’nun müzesine gittiğimiz zaman Kazakistan Aktau’da. Haritada ülkemizde Hazar’ın altından ve üstünden tarihsel süreçte gelen yolun birleştiği yer Trabzon’u görüyorsunuz. Geçmişten bugüne İpekyolu’nun sadece isim babalığını yapıyoruz. 3 kere İpekyolu İş Adamları Zirvesi yaptık. 28-29  Kasım’da da İpekyolu İşadamları Zirvesi’nin 4.sünü yapacağız. İsim babasıyız. Hepsi bu. Yine 40 ülkeyi davet edeceğiz. Ama bunu yaparken de Trabzon’da biz yapıyoruz sivil toplum örgütleri olarak, ihracatçılar kurulduğundan beri bu işlerle uğraşıyoruz. Ama bunun gerekli bir alt yapısını bugüne kadar yapamadık. İpekyolu iş adamlarının sadece ismi var. Yani biz bugün tüm Türk devletlerinde ve Rusya’da rakamsal olarak yokuz. Çünkü oradaki lojistik imkânlarımızı kullanamadığımız için yokuz. Bugün Çin’in düşündüklerinin o kadar uzak olmasına rağmen düşünebildiklerine entegre olamamamızdan dolayı. Bugün sizin sorunuza gelirsek Yatırım Adası’nı çok önemsiyorum. Çok önemli bir projedir. Anlattığınız gibi lojistik bağlamda da değerli. Ama bugün yabancı sermayenin lojistik merkezlerdeki yatırımcıların gelmediği Yatırım Adası olabilme şansı çok zayıf. Yabancı sermaye getirmezsek hiçbir anlamı yoktur.

günebakış: Yatırımcılar gelmez mi? Belki gelirler. Yabancı yatırımcılar yeni…

Bu iş belkilerle olmaz. Belki yerine biz planımızı projemizi yapacağız ve ülkeler arası devletimiz öncü olacak. Özellikle Çin’deki işadamlarıyla beraber ortak hareket edip yani oradaki finansal kaynaklarını Türkiye’yle kullanıp yapışma devlet modeliyle bu işi yapacaksın. Türkiye’nin ekonomik durumunu da göz önüne alıp hareket etmeliyiz. Türkiye’de bu gibi yerler harcanacak paraları ekonomik faktörleri dikkate alarak beklersek her şeyi devletten beklersek başarılı olamayız. Biz bunu geçmişte Sürmene Çamburnu’nda yaşadık.  Rize’deki lojistik merkez konusunda bu konuşuldu. Seneler geçti geldiğimiz noktada işte ortada. İyidere projesi Anayasa Mahkemesinden döndü. Biz ‘Çamburnu’nda 5 bin kişi çalışacak şu yapılacak’ dedik.  Ben o zamanlar söyledim ki Dünya’da her şeyden önce tersane işi bitti. Çin bu işi içine aldı. Özellikle Tuzla’daki, Yalova’daki tersanelerin durumu ortadayken tersanecilik yanlıştı. Biz Çamburnu’nda dedik ki; buraya yatırımcı getirin. Erdoğan Bayraktar Bakan’a o zamanki İl Başkanı Adnan Günnar’a Belediye Başkanımıza aynı şeyleri söyledik. İş adamı bulup getirdik. “Biz bu işi yapacağız” “Şu kadar adam çalıştıracağız” dedik. Teminat mektubu dahi vermeyi taahhüt etti. Bugün geldiğimiz noktada Trabzon Limanı’nda Tiryaki Grubu serbest bölgeyi terk edip gitti. Giresun Limanı’nı aldı. Trabzon’da ekonomiyle ilgili siyasilerimizi ve muhalefetin sadece günü kurtarmak adına verdikleri beyanatları izlemekten yoruldu. Bizim yaşımız 60’ı geçti biz geldik gidiyoruz ama gelecek nesillere Trabzon’u böyle mi bırakmamız gerek? Trabzon’da bu projelerin uygulamasını da görmemiz lazım değil mi yaşadığımız süreçte? Yoksa Çamburnu hâlâ atıl duruyor. Kazanımı ne oldu Trabzon’un? Devletin yapmış olduğu bu kadar yatırımın sonucunda çalışan insan sayısı kaç? Yapılan üretimle ihracata katkısı yok değil mi? Biz bugün geldiğimiz noktada da o günkü yapılanın yanlış olduğunu söyledik. Bugünde tarihe not düşmek adına sizin aracılığınızla şunu demek istiyoruz. Yatırım Adası tamam ama hayale kapılmadan önce bunun finansman kaynaklarını, ne şekilde olabileceğini ve Türkiye’nin önünü açması için tarihsel süreçteki lojistik imkânlardan yararlanabilmesi için Çin’in izlediği politikaları izleyebilme adına bizlerinde entegre olması gerekir. Çin ile mutlaka iş birliğine gidilmesi gerekir.

günebakış: Yani Yatırım Adası Projesi’nin Çin ile iş birliği içinde yapılması gerektiğini veya hayata geçirilmesi gerektiğini mi öneriyorsunuz? Bu kadar net…

Bugün Dünya’daki gelişmiş ülkelerde Çin gelişmeye muhtaç ve Türkiye’nin jeopolitik yerine, konumuna ve uygulamalarına da muhtaç. Çin aynı zamanda bu anlattığımız projelerde finansman sağlıyor. Beğen, yap, işlet ile beraber yapıyım diyor. Bu daha önce Nihat Zeybekçi zamanında Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu görüşmelerde gündeme geldi. Ama biz bölge olarak bunun önderliğini yapmamız lazım. Bugün Çin bu anlattığımız yolu yeniden yapmaya başladı. Dolayısıyla bu yol Moskova Leningrad üzerinden Kazakistan’dan başlayıp Türkiye’yi tamamen baypas edip gidiyor. Bizim bunlara entegre olmamız gerekmez mi? Biz Türk Cumhuriyetlerinde Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan olsun buralarda yokuz. Özbekistan’da Türk malı geldiği zaman en öncelikli istenen mal Türk malı. Kazakistan’da aynı. Örnek veriyorum; biz Kazakistan’a narenciye satıyoruz. Resmi rakam 3 bin ton görünüyor. Ama Çin’e giden narenciye 12 bin ton. Neden? Moskova üzerinden 9 bin ton, Türkiye’den giden mal 3 bin ton. Burada bir yanlış var. Kars-Tiflis Demiryolunu yazdığımız zaman da Kars-Tiflis Demiryolunun bize bir şey kazandırmayacağını da söylemiştik. Neden? Hazar denizinde sık sık deniz olduğu için 15 gün 20 gün bu gemiler kalkamıyor çalışamıyor. Biz o zaman ne yapmamız lazım? Biz var olan sisteme entegre olup Rusya’daki demiryolu ağını kullanım oranı yüzde 65 ortamında bunu kullanmalıyız. Bunun yanından Rusya’da yeni bir limanımız olması gerek. Ben bunu ilk defa sizin aracılığınızla paylaşayım. Biz Ticaret Bakanlığında ve Lojistik Dairesinde hatta geçen Moskova ataşemizde bu konuları konuştuğumuz zaman benim bu anlattığım sunumlarla ilgili bizden tekrar bilgi istediler. Taman Limanı’nda biz bir yer almak istediğimizi söyledik. Türkiye’nin bir üssü olsun dedik. Çünkü 20 saatte biz oraya gidiyoruz. Biz Rusya’da bir liman yapmalıyız. Sudan’da Albayrak Grup bir liman aldı. Aynı o limana da kredi verildi. Biz ihracatçılar olarak böyle yapmaya hazırız. Biz finanse olarak teminatımız karşılığında desteklenmeliyiz. Devlet güvence olarak başımızda dursun, finansman desteği sağlasın ödemek kaydıyla biz orada Türk limanını kuralım. Arkasında; depolarımız, antrepolarımız olsun. Dolayısıyla da Trabzon’da yapılacak olan Yatırım Adası’nı, limanlarımızı buna entegre edelim istiyoruz. Ve bu da çok zamanda değil kısa zamanda yapılacak şeyler. Çok büyük değil 5-6 geminin çalışabileceği bir liman gerekiyor. Ufak pratik çözümlerle birlikte işi hızlandırmamız lazım. Yoksa konuştuklarımızın hepsi havada kalır. Bakanlık Lojistik Dairesiyle bunu konuştuk. Hatta talip olduğumuzu söyledik. Bakanımız Mehmet Cahit Turhan’dan rica ediyoruz. Bazı yerlerde kendi kendimize iş bulmamız lazım. Bugün Trabzon’da Doğu Karadeniz’i bir bütün olarak konuşmamız lazım. Sarp Sınır Kapısı’nı hepsini. Bizim bu konuda çok büyük tecrübe ve  yaşanmışlıklarımız var. İran transitinde olsun, Rusya ticaretinde olsun… Trabzon’da kamuoyu ve siyasiler olsun ticaret konusunda bana göre biraz sağırlar. Kimse kusura bakmasın. Bizim yeni Büyükşehir Belediye Başkanımız var. Bu yaşanmışlıklarda hafızada, geçmişte yapılanlarda neler yapıldığına bakmamız lazım. Atıl duran yatırımların faaliyete geçirilmesi lazım. Bugün Giresun’a Tiryaki Grup gittiyse bunun olmaması gerektiğini söylüyorsam, burada kalması gerektiğini söylüyorsam sorgulamamız lazım. Adamlar pahalı liman diye gitti. Biz bunu nasıl kazanabiliriz ona bakmamız lazım. Trabzon’da büyük yatırımlar var mı? Yok… Yapılması gerekmez mi? Trabzon’un yerinde Gaziantep olsaydı… Demek ki Gaziantepli iş adamları bizden daha başarılı… Gaziantep, Denizli, Kayseri bugün sanayi şehri oldu. Biz hem üretip hem satamaz mıyız? Yani başımızdaki coğrafyalara baktığımızda bunu yapamaz mıyız?

ATATÜRK SAMSUN’A DEĞİL TRABZON’A ÇIKTI

Cenevizliler buraya ilk ulaştığında, Osmanlı zamanında Rusya’ya, Asya’ya kalyonlarla yapılmış ticaretler… Gittiğimiz zaman İtalyanlara sorun Fatih Trabzon’u aldığından dolayı üzülmüşlerdir. Çünkü Ce-nevizlilerin en büyük ticaret merkezi Trabzon’du. O zamanki imkanlarla Trabzon ticaret merkeziydi. İtalyanların üzüldüğü Trabzon’un değerini hala bilmiyoruz. Şimdi her şey Mustafa Kemal Atatürk’le konuşuluyor. 19 Mayıs’ta Atatürk Samsun’a değil, Trabzon’a çıktı. Samsun o zaman Trabzon’a bağlı ilçeydi. Atatürk Trabzon’a çıktı. Osmanlı’da Batum’a kadar Trabzon’a bağlıydı. Trabzon’un ileri gelenleri Atatürk’ü Samsun’da karşıladı. Ama Osmanlı dönemindeki o şaşalı ticaretin önde gelen ili olan Trabzon, maalesef o süreci sürdüremedi. Trabzon’la Samsun’u mukayese etmek için söylemiyorum. Trabzon’un tarihsel süreçteki büyüklüğünü de konuşuyoruz. Tarihsel sürece baktığınız zaman Samsun’un sanayisi bizi geçiyor. Ama Trabzon’da ihracat var. 1 milyara yakın ihracatımız var. Trabzon’da neler olduğunu kimse bilmiyor ki?

FINDIĞIN BAŞKENTİ TRABZON’DUR

‘Fındığın başkenti Giresun mu Ordu mu?’ diye  tartışılıyor. Ortada rakamlar var. En çok fındık ihracatının yapıldığı yer Trabzon. Ama Trabzon’da neler olup bittiğini siyasilere anlatamıyoruz. Her şeyi de konuşamıyoruz. Ama biz Trabzon’un fındığın başkenti olduğunu dahi söyleyemiyoruz. Yüzde 13 ile fındık ihracatında geçmişte Giresun’da vardı. Bugün FİSKOBİRLİK’in esamesi okunur mu? Bugün fındığın büyük alıcıları Trabzon’da, fındık fiyatının belirleyicisi Trabzon… Ama Trabzon’un fındıkta konuşulduğu zaman var mı? Trabzon’un siyasilerine bunu aktardığımız zaman bunu söyleyemiyoruz. Bugün varız yarın yokuz. Bu birliği boşuna kurmadık. Trabzon’da 1 milyarlık girdi var mı? Yok… Bu yoksa şehri yönetenler bu ihracatçının isteğine, tarihsel sürece Trabzon’u nasıl gönderebiliriz, dönebiliriz diye de bir çalışma yok. Yatırım Adası’nı konuşalım, sevinelim ama sonuç… Bunu kurgulamak lazım. Ben diyorum ki İpekyolu toplantısı için Çinli bakanları getirelim. Arkamıza siyaseti alıp finans bulalım. Yatırımcı bulalım. Fabrikanı kur gidelim. Honda ve KİA neden Trabzon’da yatırım yapmasınlar? Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde yatırımları var. Soruyorum. Asya’ya ve Türk Cumhuriyetlerindeki güvenlik sebebiyle oraya en yakın yer Trabzon… Oraya en yakın lojistik yakınlıkla beraber malını gönderebilecek liman Trabzon’da… Bunu kullanamıyoruz. Bunu konuşmak suç mu? Hiç kimse bir şey yapmıyor. Herkesin kendine çekidüzen vermesi lazım. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108

istanbul escort