banner114

Trabzonspor’un Nijeryalı oyuncusu Anthony Nwakaeme’den günebakış’a çok özel açıklamalar. Son haftalarda yükselen grafiği ve performansı ile dikkatleri çeken başarılı oyuncu Muhabirimiz Nurgül Günaydın’a konuştu. Taraftarın, ‘Yürüyen beyin, profesör, sihibraz’ gibi lakaplar taktığı oyuncu mütevazılığı ile de dikkat çekiyor. Nijeryalı oyuncu, Trabzon’daki yaşantısından, kendisine takılan lakaplara, takımdaki genç oyunculara yönelik düşüncelerinden takımdaki pozisyonuna ve taraftara kadar pek çok konuda oldukça önemli bir o kadar da ilginç açıklamalarda bulundu.  İşte taraftarın da deyimiyle Bay Beyin ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj...

İSRAİL’DEN AYRILMAK İSTİYORDUM

 Trabzonspor’dan teklif aldığı döneme ilişkin ilk başlarda bir fikir sahibi olmadığını ancak gelmesinde Onazi’nin büyük etkisi olduğunu söyleyen. Nwakaeme; “Doğrusunu söylemek gerekirse ilk başta çok fazla bir fikrim yoktu. Detaylı olarak fikir sahibi değildim. Onazi’nin burada olması ve onun görüşleri benim için çok önemliydi. Zaten ona danıştıktan sonra direkt olarak kabul ettim. İsrail’den de ayrılmak istiyordum. Doğru bir zaman olduğunu düşünmüştüm. Teklif gelince olumlu fikirleri de duyunca açıkçası çok düşünmeden kabul ettim” diye konuştu.

YAVAŞ OLDUĞUM SÖYLENDİ

Futbolunu hayatıyla benzeştiren başarılı oyuncu, “Benim futbolum da hayatım gibidir aslında. Örneğin yeni birisiyle tanıştığımda o kişiyi tanımıyorsam çok konuşmam, sadece dinlerim. Yeni bir takıma geldiğimde ya da yeni bir ortama yeni giriş yaptığımda en çok merak ettiğim insanlardır. Örneğin ilk geldiğimde yavaş olduğum ya da oynayamayacağım üzerine fikirler ortaya atılmıştı, bunları gördüm. Bunları da zaten tahmin ediyordum” dedi. 

FUTBOLDA ZAMANA İHTİYAÇ VARDIR

Futbolda zamanın önemine değinen Nijeryalı oyuncu “Futbolda birini alır, ‘Şurada oyna’ der ve hemen sonuç bekler, ‘Futbol böyle bir oyundur’ derseniz yanılmış olursunuz, çünkü futbolun özü bu değil, futbol böyle bir oyun değil. Milli takımda da benim için aynısı oldu. Milli takımda oynadığım ilk maçta da o seviyenin oyuncusu olmadığımı, yeterince iyi bir futbolcu olmadığımı söylediler. Ama zaman bu konudaki en önemli şeydir. Çünkü bir konuda hemen sonuca gitmek isterseniz başarılı olamazsınız. Belli bir zaman geçmeli, insanlar birbirini tanımalı, birbirine alışmalı ve ona göre bir sonuç ortaya koymalılar. Zaman geçtikçe sonuçların daha iyi olacağına inanıyorum.”

BAY BEYİN BiR PROFESÖR!

Kendisine takılan lakaplara ilişkin de, “Bunlar çok güzel şeyler. Birkaç gün önce kulübümüzün internet sitesinde bir fotoğrafta görmüştüm, ‘Bay Beyin’ diye yazılmıştı gerçekten çok hoşuma gitmişti.  Sosyal medyada sevdiğim bir başka fotoğrafta da ‘Profesör’ yazmıştı. Bunlar çok güzel şeyler. Bunlar insanı çok mutlu eder. Benim için çok güzel şeyler bunlar. Bay Beyin ve Profesör gerçekten çok hoşuma gitti bunlar” dedi.

SÖZLEŞMESİNE İLİŞKİN

Sözleşmesindeki ’19 gole katkı koyması halinde 100 bin Euro alır’ maddesine ilişkin de görüşlerini anlatan Nwakaeme, “Ben sahaya çıktığımda ya da bir maça çıktığımda kafamdaki belli hedeflerle çıkmıyorum. Sadece ‘gol atacağım, asist yapacağım, şöyle yapmalıyım’ diye çıkmıyorum. Sadece sahaya çıkıp futbol oynamaya ve takımım için, kendim için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Yoksa bunu koydururken de kafamda, böyle bir şey yazıldı, bu para için ya da bu hedefler için şunları yapmak gerekir diye sahaya çıkmıyorum. Ben sadece futbol oynamaya çalışıyorum. Bundan zevk almaya ve insanları mutlu etmeye çalışıyorum. Dolayısıyla sonuç gelirse tabiki mutlu olurum, takımıma yardımcı olmuş olurum. Eğer gelmezse de ben iyi şekilde takımıma yardımcı olmaya çalışıyorum. Bu bazen gol ya da asistle olur bazen ortaya koyduğunuz mücadele, bazen ortaya koyduğunuz savaşla olur. Ben sadece takımıma her şekilde yardımcı olmaya çalışıyorum” diye konuştu.

Ünal hocanın sistemi beni zorladı!

Nwakaeme, Ünal hocanın oyun anlayışının ilk planda kendisini zorladığını da belirtirken, “Dürüst olmak gerekirse futbol kariyerimde ilk kez bu şekilde oynamaya çalışıyorum. Çünkü bir ofans yani hücum oyuncusu olarak geri geldiğinizde o topu çıkarmak, orada savunma yapmak ve topu aldıktan sonra da bir-iki oyuncuyu çalımlayabilmek ve onları geçebilmek adına inanılmaz bir enerji sarf etmeniz gerekiyor. Bu da kolay değil. Ben de hocayla görüştüğümde, hocanın gerçekten istediği şeyin bu olduğunu anladığımda da dedim ki, ‘Daha fit olmam gerekir, daha hazır olmak gerekir ve daha fazla enerji sahibi olmam gerekir. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum. Tabiki kolay değil. Çünkü bu pozisyonda daha önce oynadım ama farklı karakterde oynamıştım. İlk defa böyle bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Ama dediğim gibi çok fazla enerji gerekiyor. Bir hücum oyuncusu olarak önce tabiki hücumu düşünmek istiyorsunuz her zaman.

Gol sevinçleri için, ‘ben böyleyim‘

Nwakaeme, gol attıktan sonra çok abartılı sevinmemesi ve son maçta da takım arkadaşlarıyla kolbastı oynamamasına ilişkin de, “Gol atmak her zaman güzeldir. En bu hafta attığım gol beraberlik golüydü. Yani 1-0 devam eden maçı 1-1 yapan golüydü. Dolayısıyla o anda rakibinizin üzerinde bir baskı kurduysanız, gol sevincini abartmak yerine topu alıp rakibin üzerindeki baskıyı da artırmak adına. Çünkü o tempoyu, o ritmi kaybetmemek gerekir. İçeride oynadığınız zaman her zaman kazanmanız gerekiyor. Fazla da vakit kaybetmeyelim diye hemen topu alıp hemen geri döndüm. Zaten golü attıktan sonra dini inançlarım gereği Tanrı’ya şükretmek, her zaman onu yaparım ve yapmaya devam edeceğim. Ben böyle biriyim genelde. Gol sevinçleri daha çok attığım gol öne geçme değil de beraberlik golü değilse bunu abartmadan hemen rakiplerin üzerindeki baskıyı sürdürmek adına topu alıp tekrar devam etmek.  Maç sonrasında kolbastı dansı için o gün kendimi dans edecek gibi hissetmemiştim. Zargo dans etmem için beni bayağı bir zorladı. Ona da, ‘Belimde ağrı var, şuram ağrıyor, buram ağrıyor’ diyerek geçiştirmeye çalışıp yere yattım açıkçası. Sakatlık durumu falan olmadı” açıklamasını yaptı.

ÇILGIN BİR TARAFTARIMIZ VAR

Taraftarlara da övgülerde bulunan Nwakaeme, “İnsanların bana olan sevgisinden dolayı müteşekkirim. Ben de onları aynı ölçüde seviyorum. Buraya geldiğimde buradaki arkadaşlarımın hepsi de taraftarların gerçekten çılgın insanlar olduklarını, iyi bir performans gösteremez, iyi oynayamazsam beni ıslıklayacaklarını çok fazla duydum. Zaten çılgın bir taraftarımız var, bizi inanılmaz derecede destekliyorlar. Böyle de devam etmeliler. Buraya geldiğimde ilk maçımı da tribünden izlemiştim. Takımını delice seven bir taraftar grubumuzun olduğunu gördüm. Eğer böyle bir taraftar grubu arkanızdaysa bu da sizi tabiki olumlu yönde motive eder. Sizin elinizden gelenin en iyisini yapmanız için zorlar. Ben de onları mutlu etmeye ve kutlama yapmasına yardımcı olmaya çalışıyorum diğer arkadaşlarım gibi. Eğer bu başarımızı sürdürür, daha fazla maç kazanabilirsek ve onları daha fazla mutlu edebilirsek ben de aynı oranda kendimi mutlu hissedeceğim” diye konuştu.

Evime gider uyurum

Trabzon’da vaktinin nasıl geçtiğine ilişkin de, “Nwakaeme hiçbir şey yapmaz. Ben zaten evime gidip uyumayı tercih eden biriyim, her zaman böyle oldum. Trabzon’da bildiğim yerlerin sayısı çok fazla değil. Tesisler, antrenman, havalimanı ve stat. Bunun dışında evime gidip dinlenmeyi tercih ederim. Çok fazla dışarı çıkan biri olmadım” diye konuştu.

GENÇ OYUNCULAR BÜYÜK ŞANS                                                     

Trabzonspor’un genç oyuncularına övgülerde bulunan Nijeryalı oyuncu şöyle konuştu:

Trabzon şehrinin ve kulübünün kutsanmış bir yer olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu kadar genç ve yetenekli oyuncunun bir arada çıkması gerçekten kolay kolay bulunacak bir durum değil.

Kaleciden başlamak istiyorum. En geride oyuncu olarak kalecimiz Uğurcan beni gerçekten çok şaşırtmıştı. Çünkü kolay değil böyle bir kulübün kalesini devralmak. Çünkü kaleci çok farklı bir pozisyon ve orada hata yapma lüksünüz çok fazla yok. Uğurcan bence şu anda ligin en iyisi değilse de gelecekte mutlaka en iyisi olacaktır. Çünkü özgüveni, topa vuruşu gerçekten çok iyi bir kaleci olduğunu ve çok daha iyi olacağını bize gösteriyor.

Murat Cem oynamamasına ve ilk maçı olmasına rağmen oyuna girip o özgüveni ile attığı gol onun için çok büyük bir adım. Her antrenmanda bütün genç oyuncularımız örneğin Abdulkadir Parmak Sosa ile pozisyonu olmamasına rağmen orta sahada çok iyi organize olarak beraber iyi bir uyum sağladılar ve orada gerçekten iyi bir performans gösteriyor ve elinden geleni yapmaya çalışıyor.

Tabiki gençler için en büyük şanslardan bir tanesi Jose Sosa gibi birinin karşılarında olması. Çünkü böyle oyuncuları, böyle büyük isimleri dinlediğinizde onların size anlatacakları ve paylaşabilecekleri tecrübelerini öğrendiğinizde ve duyduğunuzda gerçekten bu size çok şey katar. Eğer tecrübeli oyuncularla, bu büyük isimlerle mücadele etmeye kalkarsanız sadece kendinize zarar verirsiniz. Ama bizim gençlerimiz gerçekten öğrenmeye çalışıyorlar. Her antrenmanda yüzde yüz üzerine verip ellerinden gelenin en iyisini yapıp bu oyunculardan büyük isimlerden onun tecrübelerinden faydalanmaya çalışıyorlar. Sosa da onlarla tecrübelerini paylaşmaya çalışıyor. Hepsi için büyük şans olduğunu düşünüyorum. Ama tekrarlamak istiyorum gerçekten bu kadar yetenekli oyuncu sahibi olabilmek bu kadar genç oyuncu sahibi olabilmek ancak kutsanmış bir yerde olur.

Röportaj: Nurgül GÜNAYDIN

Anahtar Kelimeler:
TrabzonsporNwakaeme
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108