Röportaj:
Şuurlu bir ayağa kalkıştır

TRABZON Ortahisar Belediye Başkanı A. Metin Genç beraberinde Özel Kalem Müdürü Hasan Selim ve Basın İşleri Müdürü Yusuf Keskin’le günebakış’ı ziyaret etti. Genç, ziyarette 16 Nisan referandumunun anlamını, sonuçlarını değerlendirdi. Genç, YSK’nın kararıyla birlikte Trabzon yereline ilişkin sorularımıza cevap verdi.

Ahmet Metin Genç: Halkımız bu dönemki milli mücadelede gerçekten önemli bir karar verdi. Şu anda gerçekten milli mücadeleyi sürdürüyoruz. Tecrübeli epeyce okumuş, yazmış bir kişi olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nde başında milli olan kuruluşlarımızın hiçbirinin tam milli olduğu kanaatinde değilim. Bu değişikliğin temelini ben, milli iradenin demokratik parlamenter rejimin milli iradeyi tam olarak koruyamaması gerekçesi ile yapıldığı kanaatindeyim. Diyorlar ‘İstikrar olacak, koalisyon olmayacak’ tamam. Bu başka bir şey, bu başka bir avantajı.  Ancak temel gereksinim, burada temel ihtiyaç. “Bu sistem 1960’da da koruyamadı, Başbakan şehit oldu, 71’de de, 80’de de koruyamadı. Finali 15 Temmuz’du, cesur bir insan vardı önümüzde. Ahaliyi meydana çağırdı, millet kendi iradesini kendi korudu. Ondan sonra oturdu iki lider dediler ki, ‘Burada devlet var, devlet söz konusu. Devlet bir taraftan o reaksiyonu gösterirken Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı, halka bir soralım” dedi.

günebakış: O zaman bu Milli İrade Anayasası mı oldu, Milli Mücadele derken bunu mu kast ediyorsunuz?

Ahmet Metin Genç: Ben öyle düşünüyorum. Hep darbelerden sonra anayasayı hep darbeciler yapıyordu. Şimdi başarısız bir darbe girişiminden sonra kazanan millet oldu ve kendi anayasa değişikliğini yaptı. ‘Ben böyle yönetiliyorum’ millet bunu söylüyor. Buna saygı duymaktan başka yapacak bir şey yok. Yoksa bu ideolojik bir düşüncenin ötesinde milli bir şeydir. Onu söylemek istiyorum. Yoksa kendi tercihi ile ‘Hayır’ veren apayrı bir şey. Bu da milli iradededir. Gayet güzel demokratik olgunlukla işin üzerinden kazasız-belasız geçtik. Ki güvenlik önemliydi. İçişleri Bakanımızın gayretli çalışmaları ile bütün her tarafta huzur ve sükunet içinde demokratik olgunluğumuzu da gösterdik aslında Avrupa’ya. Ne kadar çok kolladılar, ‘kaos olsun, sıkıntı olsun, bombalar patlasın, seçim güvenliği bozulsun da Türkiye’ye vuralım’ diye. Bütün bunlara rağmen hala konuşuyorlar. Güzel, demokratik bir seçim oldu. Netice itibariyle milli irade tecelli etti, şehrimizde de bütün şehirlerde de. Ben bu manada yeni bir dönem başladığını düşünüyorum. Ben böyle inanıyorum.

günebakış: Yani kamuoyunun anlayacağı biçimde, adı Milli Savunma Bakanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı, Milli Eğitim Bakanlığı gibi, adı milli olan ancak özünde çok milli olamayan, yerli olmayan kurumlar artık tam milli olacak.

Ahmet Metin Genç: Savunma sanayimizde 15 sene önce yüzde 15-20 değil miydi yerli üretim oranımız? Şu anda 60… Bunu yüzde yüze tamamlamak isteyen bir cumhurbaşkanı var. Böyle bir düşüncemiz var. Biz artık kendi gücümüzle var olalım her zaman. Artık buna da mecburuz, daha aşağıya inemez bu. Çünkü hep böyle bekliyorlar. İnemeyiz, daha yukarı güçlenmemiz lazım. Öyle bir dönemdeyiz. Ben böyle inanıyorum. Bu değişikliğin de onun bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Yoksa bu değişikliğe hukuksal ve siyasal olarak evet diyen de hayır diyen de millidir. Onu kast etmiyorum. Buraya ‘evet’ diyenlerin milliliği ile böyle bir ölçümleme yapmak istemiyorum. Ama ben 15 Temmuz’u yaşamış bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, devletimin, milli iradenin bütün organlarında hakim olacağı bir sisteme geçmesinin daha milli olacağımız kanaati ile bunu savundum. Ve inanarak da bunu sonuna kadar savunuyorum. 15 Temmuz öncesinde de ‘Milli Mücadele’ diyordum. Şimdi de bunun anayasal bir yanının hallolduğunu söylüyorum... Niye? Bu değişen sistemle, milletin doğrudan seçeceği başkan ve yönetiminin devletin bütün mekanizmalarına hakim olacağını, iradenin bütün devletin mekanizmalarına sirayet edeceğini ve dolayısıyla bu mekanizma içerisinde birilerinin dışarıdan kumanda ettiği sisteme veda edileceğini söylüyorum… ‘Milli irade kayıtsız şartsız milletindir’ diyoruz. Hiç olmadı. Hep kayıtlı şartlı milletin olduğu sistemden milli iradenin gerçekten kayıtsız ve şartsız millete ait olduğu (artık oralarda paralel yapıydı, derin yapıydı, askeri bürokrasiydi, bürokratik oligarşi, ne dersek diyelim o kapalı devreye, onun ortadan kalkacağı) bir sisteme geçiyoruz. Bu nedenle daha millidir diyorum. Yoksa birileri hep o mekanizmayı kullanarak devletimizi karıştırdı. Darbeler, ihtilaller oldu. Post-moderndi, muhtıra idi, ne dersek diyelim. Hep milli irade kesildi. Bunun önüne geçiyoruz şu anda. Onu da güzel bir seçimle yaptık Allah’a çok şükür.

günebakış: Milli irade, milli bir anayasa tercihini ortaya koydu diyorsunuz.

Ahmet Metin Genç: Millet şu anda bunu koydu. Darbeye karşı koydu. Ki bana göre işgal girişimidir. Ben darbeden çok ötedir diyorum ona. Allah göstermesin başarmış olsaydı yine 80’de darbeyi başaranların kendilerine uygun bir sistem, nasıl ki ölçtü biçtiler yine öyle değiştireceklerdi. Şimdi ona karşı duran milletin kendini iradesini, doğrudan ve tam olarak hakim kılacak bir yönetim sistemine millet bu sefer karar verdi.

günebakış: Hayır çıksa ne olurdu?

Ahmet Metin Genç: Dünyanın sonu değildi tabiki. Hayır çıksa da milletimizin hep milli irade diyorsak o da milli iradenin bir ürünü olacaktı. ‘Hayır biz demokratik parlamenter sistemimizle yönetilmeye devam ediyoruz’ diyecekti. Ama Cumhurbaşkanımızın bizim bu dönemde ve Türk milletinin ayağa kalkışında o yürüyüşte biraz ağırlaşma olurdu. Tıkanma büyüdü. Çünkü zaten liderin cesareti ve hızıyla gidiyoruz. Cumhurbaşkanı da diyor ki, ‘Öyle bir sistem getirelim ki sistem otomatik vites yürüsün, gitsin, insanlara bağlı kalmadan gitsin.’

günebakış: Bir hukukçu olarak, Yüksek Seçim Kurulu kararı tartışılıyor, bu konudaki görüşleriniz nedir?

Ahmet Metin Genç:  Biraz kafa karışıklığı oluşturdu YSK’nın tutumu. Ama seçimin kendi hukuku vardır, seçime ait bir seçim hukuku vardır. Usul kuralları vardır onun içerisinde. Seçmenin sandığa gidişinden oy pusulalarının birleştirme tutanağı ile bitiş anı ve ilanına kadarki süre içinde bu usul hukuku vardır. Bir taraftan bu usul hukukuna harfiyen riayet edeceksiniz bir taraftan da esas işi yani sandığa gelen insan iradesini tecelli ettireceksiniz. İkinci kısma karar verdi, keşke bunu önceden ilan etseydi. Neden böyle oldu.. Sandıklar açılmadan ilan etti ancak daha önceden şöyle diyebilirdi. Kanun diyor ki, ‘Bu pusula mühürsüzse bunu sayma. Ancak YSK şunu diyebilirdi; ‘Ey kanun!.. Sen tamam böyle bir hüküm vardır ve daha önceden çünkü uygulamalar yaptın. Benim artık zarfım o kadar teknolojik ve güvenli ki barkot gibi. O nedenle ben işin aslında o iradenin sandığa yansıtma görevimi edeceğim. Çünkü onun altında son seçimde oy almış partilerin oyları var. Sahte bir şey yok. Bu pusula diye de bir itiraz yok. Dolayısıyla YSK’nın kararını ben doğru buluyorum. Artık bu tür tartışmalarla ülkeye de zaman kaybettirmeyelim. Ülkenin menfaatine de değil bu tartışmalar. Ha YSK erken açıklayabilirdi. Ben her ne kadar böyle ise de var ise böyle bir şey çıkarsa, seçim kurullarımıza tedbir gönderiyorum, bakın, sahtelik iddiası yok ise ‘sehvendir’ deyin, geçerli kabul edin.” Ve geçerli de kabul edilmiştir. Güzel olanı, oylar sayılmadan, zarflar açılmadan önce bu kararı vermiş olmasıdır. Dolayısıyla orada bir kaosa sebebiyet vermedi YSK. Ama bir kafa karışıklığı oldu, olmasa daha iyi olurdu.

günebakış: Trabzon’a gelelim. Trabzon’da beklenti bir hayli yüksekti, yüksek beklentinin altında yani yüzde 66 gibi bir rakamın altında kalındı. Size göre önce nasıl geçti seçim süreci, ardından da beklentiniz neydi, nerede kaldı?

Ahmet Metin Genç: Şimdi şöyle; Siyaset iddia işidir. Bir seçime girerken hedefini ortaya koyacak ve gayret edeceksin. Biz bakanımızın liderliğinde yüzde 80 ilan ettik. Ama 1 Kasım seçiminde de 6-0 ilan ettik. Bu hedefi ortaya koyacaksın, çalışacaksın, ne kadarsa sen çalışmandan da mutmain oldun mu netice milli iradedir’ deyip saygı duyacaksın. Hedef 80’di. Ama şunu söylemek lazım; Başta Bakanımız Süleyman Soylu bey olmak üzere tüm ekip, bir aile birliği-bütünlüğü içerisinde gayret ettik, çalıştık ve elimizden geleni yaptık. ben bu kanaatteyim. Haa daha yüksek olsa daha mı iyi olurdu, hepimiz tabiki sevinirdik. Ama en azından Trabzon başarılı bir tablo ortaya çıkarmıştır. 1 Kasım’la mukayese edeceksek, (Seçimler hep bir öncekiyle mukayese edilir) başarılı bir neticedir Trabzon’umuz adına. Bu konuda da bu başarıya en büyük katkıyı sağlayan Bakanımızdır, onun peşinde onun koordinasyonu, liderliğinde ve performansına bizler gayret ederek bu neticeyi elde ettik. Ama mesela 7 Haziran seçimi ile de mukayese edebilirsin. O zaman yüzde 55 idi, şimdi yüzde 67. 66.8 idi, 66.5 Trabzon. Yani bu oyunu muhafaza etmektir.

günebakış: Teşekkür ediyorum ziyaret için. Bu ziyaret ne ziyaretiydi?

Ahmet Metin Genç: Ben o zaman birkaç cümle ile değineyim. Birincisi, Trabzon’umuzda ve ülke genelinde bakanımızın (Çünkü güvenlikten de sorumlu) olağanüstü gayreti, Trabzon’da da seçimin huzur ve sükûnet içerisinde geçmesinden dolayı ben belediye başkanı olarak mutluyum. Kamuoyunda lehe-aleyhe olan görüşleri sizler yansıttınız. Şeffaf bir şekilde tartışılmasına müsaade ettiniz. Size de teşekkür ediyoruz. Size teşekkür etmek için geldik. Ve ayrıca bütün mahallelerimizde muhtarlarımızla koordineli bir şekilde vatandaşımızın oy kullanmasına katkı sağlamaya çalıştık. Bütün mahalle muhtarlarımıza da teşekkür ediyoruz. Ve yüzde 67 gibi ciddi bir reyle beraber bu biraz evvel anlatmaya çalıştığım gerekçelerle beraber, bu ayağa kalkışın... (Yani bu şuurlu ayağa kalkışın tabiri caizse ben öyle diyorum) 100 sene sonra Türk milletinin yeniden küllerinden doğup ayağa kalkışının, bu duruşun arkasında duran Trabzonlu hemşehrilerimize ve bölgedeki bütün illerimize... Gümüşhane’mize, Bayburt’umuza, Rize’mize, Giresun’umuza hepsine teşekkür etmek istiyorum. İnşallah hepimiz için hayırlı-uğurlu olmasını istiyorum. Böyle bir teşekkür ziyareti yapmak istedik.

günebakış: Teşekkür ediyoruz. Ayağınıza sağlık.

Ahmet Metin Genç: Ben teşekkür ederim.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İlgili Haberler
banner4
banner3