O dönemin Pontusçuları bugünün PKK’sıdır

KTÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Üçüncü, Terörle mücadelede Ali Şükrü Bey’in fikirlerinden yararlanılması gerektiğini ifade etti


O dönemin Pontusçuları bugünün PKK’sı gibidir. O devirde de devlet millî mücadele içindeyken içten hainler devlete karşı ihanet etmiştir. Bugün de durum bir paralellik arz etmektedir.

Ali Şükrü Bey’in o dönemki fikirleri hükûmetin bugün terörle mücadeledeki son sürecini destekleyen bir görüştür. Ali Şükrü Bey’in o dönemki düşünceleri bugüne yorumlanabilir.

Tabi bugün Pontus çeteleri silahla saldıracak değildir ancak onun diğer önerisi olan uluslararası alanda Pontus propagandasının önüne geçilmesi dikkate alınması gerekmektedir.

Uluslararası alanın, Yunanistan’ın propagandasına kapılmamalıdır. Türk milletinin evvelinde soykırım, katliam yoktur. Türk milleti geçmişten bu yana farklı milletleri bir arada idare edebilmiştir. Bunu soykırımla yapması mümkün değildi.

KTÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Uğur Üçüncü, Ali Şükrü Bey'in Pontus meselesine yaklaşımlarının bugün hükûmetin terörle mücadeledeki tavrıyla örtüştüğünü belirterek “O dönemin Pontusçuları bugünün PKK’sı gibidir. O devirde de devlet millî mücadele içindeyken içten hainler devlete karşı ihanet etmiştir. Bugün de durum bir paralellik arz etmektedir. Ali Şükrü Bey, Pontusçuların içteki terör ve uluslararası alandaki propaganda faaliyetlerine gerekli karşılıkların verilmesi gerektiğini ifade ediyordu.” dedi.

KTÜ’de geçtiğimiz yıl düzenlenen Tarihsel Arka Planıyla Pontus Meselesi Çalıştayına “Ali Şükrü Bey'in Pontus Meselesi Hakkındaki Düşünceleri" başlıklı bildirisiyle katılan Doç. Dr. Üçüncü’yle “Ali Şükrü Bey ve Pontus” konusunu konuştuk. Ali Şükrü Bey’in Pontus meselesi konusundaki görüşlerinin yaptığı yayınlarla ve konuşmalarla ortaya konduğunu vurgulayan Üçüncü “Ali Şükrü Bey Pontus meselesinde dönemin iktidarının aldığı tedbirleri yeterli bulmamaktadır. Pontus çetelerini çok şiddetli telin etmektedir. Pontus isyanını küresel güçlerin Karadeniz’de bir oyunu olarak görmektedir. Sözde Pontus devleti kurma çabalarını ihanet olarak değerlendirmektedir. Bu projeye alet olup vatana karşı ayaklanan ve bu anlamda Türk köylerini yakan Pontusçuları vatan haini olarak görmektedir.” diye konuştu.

HÜKÛMET ÇOK BOYUTLU TEDBİRLER ALDI

Hükûmet silahlı Pontus çetelerini etkisiz hâle getirmek için çok boyutlu tedbirler almıştı. Bunlardan biri Amasya merkezinde kurduğu merkez ordusudur. Diğer taraftan siyasî tedbirlerle eli silah tutan Rumların bir sonraki illere sevk edilmişti. Bu anlamda Trabzon’dan, Samsun’dan, Giresun’dan, Ordu’dan birçok Pontusçularla iş birliği yapan kişiler örneğin Tokat’a, Sivas’a sevk edilmişti. Ali Şükrü Bey, bu kararların yeterince tatbik edildiğini düşünmüyordu. Bu doğrultuda dönemin Trabzon valisini eleştiriyordu.

BATI’NIN KAYGILARI ONU ÇOK FAZLA İLGİLENDİRMİYORDU

Ali Şükrü Bey İstanbul’a gönderilen azılı Pontusçular olduğunu ifade eder. İlginçtir ki Ali Şükrü Bey’in iddialarına Dâhiliye vekili şöyle yanıt verir: “Biz İstanbul’a muayene, sağlık nedeniyle gönderdiğimiz bazı Rum aileler vardır. Bunun sebebi insanîdir. Medeniyet gereğidir. Biz bunu gerçekleştirdiğimizde Batı’nın ‘Türkler, Rumlara karşı mezalim yapıyor’ düşüncesini engelleriz.” Bu ifadelere karşı Ali Şükrü Bey kesin ve net bir tavırla “Efendiler! Müslüman köylerini basıp camilere insanları koyarak onları yakanlar, vatana ihanetleri mahkemelerce ispatlanmış kişiler isterse hastalıktan gebersinler zerre kadar müteessir olmam.” der. O vatana ihanet edenlerin kesinlikle bertaraf edilmesini düşüncesindeydi. İnsanî meseleler, Batı’nın kaygıları onu çok fazla ilgilendirmiyordu.

RUM PROPAGANDASININ ÖNÜNE GEÇİLMELİYDİ

İngilizlerin Pontusçuluğu kışkırtma operasyonuna Yunanistan’ın ve hatta Rusya’nın desteğini ifade ediyordu. Bu meseleyle ilgili İngiltere’ye çok ciddi çıkışları vardı. İngiltere’nin kendi burnunun dibindeki İrlandalıları bile yönetemezken “Karadeniz’de Türkler Rumları öldürüyor” iddialarını incelemek için heyet göndermesi fikrine şiddetle karşı çıkıyordu. Bu meselenin tamamen Türkiye’nin iç meselesine olduğuna inanıyordu. Devletin bölgedeki Türkleri silahlandırarak Pontusçu çetelere mukavemette bulunması gerektiğini ifade ediyordu. Pontusçular askerle halk arasında sıkışıp etkisiz olacaktı. Ayrıca dünya genelindeki Rum propagandasının önüne geçilmesi gerektiğini söylüyordu.

PONTUSÇULARIN PKK’DAN FARKI YOK…

O dönemin Pontusçuları bugünün PKK’sı gibidir. O devirde de devlet millî mücadele içindeyken içten hainler devlete karşı ihanet etmiştir. Bugün de durum bir paralellik arz etmektedir. Ali Şükrü Bey’in o dönemki fikirleri hükûmetin bugün terörle mücadeledeki son sürecini destekleyen bir görüştür. Bundan önceki süreçte yaşanan diyalog yöntemleri Ali Şükrü Bey’in fikirleriyle örtüşmüyor. Ali Şükrü Bey’in o dönemki düşünceleri bugüne yorumlanabilir. Tabi bugün Pontus çeteleri silahla saldıracak değildir ancak onun diğer önerisi olan uluslararası alanda Pontus propagandasının önüne geçilmesi dikkate alınması gerekmektedir. Uluslararası alanın, Yunanistan’ın propagandasına kapılmamalıdır. Türk milletinin evvelinde soykırım, katliam yoktur. Türk milleti geçmişten bu yana farklı milletleri bir arada idare edebilmiştir. Bunu soykırımla yapması mümkün değildi.

Söyleşi: Berkant PARLAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37