banner114

İYİ Parti, herkesin ikinci partisi olduk

Bütün partilerden küsen darılan, ümit kesenlerin yüzü bize dönük. Herkesin ikinci partisi olmuşuz. Bu muazzam bir avantaj. Manisa, Kocaeli, Bursa, Eskişehir gibi şehirlerdeydim. Bu hafta sonu da Kahramanmaraş’a ve Gaziantep’e gidiyorum. Rozet takıyorum. ‘Bu arkadaş AK Parti’den geldi. MHP’den geldi. Bu eski ANAP Merkez İlçe Başkanıydı.’ gibi her taraftan gelen kitlenin devam ettirdiğini ve artarak daha da çeşitlendiğini görüyorum.

Bir handikabımız var. Uzun zamandan beri söylüyoruz. Herkesle görüşülüyor da Esad ile neden görüşülmüyor? Esad ile hiç aracıya tefeciye gerek yok. Esad ile birebir temas kurulmalı. Madem oraya girdik. Bunun gereği yapılmalı, tamamlanmalıdır. Yarım bırakılmamalıdır.

günebakış: Üye kayıt kampanyası başlattınız. Türkiye çapında nasıl gidiyor?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın“Şuanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında kayıtlı 191 bin üyemiz var. Bir de bekleyenler var. Bunlarda 200 bin civarında. Çok hızlı büyüttük. Başlangıçta 70, 80 binlerdeydi. Birden bire çok önemsedik ve hızlı büyüdük. MHP’nin 400 küsurde, CHP’nin 1 milyon 200 bin, AK Parti 10 milyon 500 binden 9 milyon 500 bine düştü. Orada çelişki var. Gıyabında yapılan üyeler de olduğu için çok fazla sayılarını da bilemiyorum. Üye sildirmek zaman alıyor. Hedefimiz önümüzdeki yılsonuna kadar 400 bini bulmak. Ondan sonra gidebildiğimiz kadar gitmektir. Üye yapmak eskisi kadar kolay değil. Çocuğum işe girecek vs. deyip gönlü sende olup da üye olamayan insanlar da var. Ama biz bunu sadece üye yapma olarak görmüyoruz. Bu aynı zamanda siyasi çalışmadır. Üye yapmaya çalıştığınız insana da bir şeyler anlatıyorsunuz. Siyasi sohbet ediyorsunuz. Dolayısıyla karşınızdakinin durumunu, eğilimini, kafasının içinde olanları da öğreniyorsunuz. Bu aynı zamanda o işte çalışanlar için tekamül. Eksikleri varsa gideriyor. Konuştuğu kişiyi ikna etmek gibi metodlar konusunda taktikler de bulabiliyor. Sahada çalışanlar muazzam gelişim gösteriyor. Saha tecrübesi artıyor. En ciddi parti faaliyeti olarak onu görüyorum. Bunu bir anlamda siyasette yenilenme olarak nitelendiriyorum.”

günebakış: Bölgesel olarak baktığınızda İYİ Parti’nin en rahat yükseliş gösterdiği hangi bölge?

Koray Aydın: “İlgilenince her tarafta yükseliş oluyor. Buradan şunu söyleyebilirim. Partiye yüzünü dönmüş bir kitle var. Çünkü yeni yaptığımız üyede şuanda birinci sırada AK Parti’den ayrılanlar var. MHP, ikinci sıraya düştü bizde. Önce MHP idi. Şimdi MHP 2.sırada. 3. sırada da CHP’den gelenler var. Böylece sıralanıp gidiyor. Bunları yaparken de ezbere yapmadık biz. Çok ciddi firmalarla aşağı yukarı 3 ay çalışma yaptık. Hitap edeceğimiz grupları belirlemek için. Bize sempati duyan grupları bilmek için… Ona göre bir üslup oluşturmak için... Şunu gördük… Bizim partiye oy veren kitlenin yüzde 85’i ‘İYİ Parti dışında hiç kimseye oy vermem’ diyor. Bu tek bir araştırmanın ürünü değil. Birkaç araştırmanın ürünü. Ne olduğumuzu görmek zorundayız. Aşağı yukarı AK Parti, CHP ve MHP de buna yakın. Onlarda da böyle rakamlar var. Bunun nedeni, 1- Demek ki taban oturmuş. 2- Bütün partilerden küsen darılan, ümit kesenlerin yüzü bize dönük. Herkesin ikinci partisi olmuşuz. Bu muazzam bir avantaj. Manisa, Kocaeli, Bursa, Eskişehir gibi şehirlerdeydim. Bu hafta sonu da Kahramanmaraş’a ve Gaziantep’e gidiyorum. Rozet takıyorum. ‘Bu arkadaş AK Parti’den geldi. MHP’den geldi. Bu eski ANAP Merkez İlçe Başkanıydı.’ gibi her taraftan gelen kitlenin devam ettirdiğini ve artarak daha da çeşitlendiğini görüyorum. Onu bir avantaj olarak görüyorum. İYİ, doğru ve güzel bir yolda ilerliyoruz.”

günebakış: Barış Pınarı Harekatı’yla ilgili genel bir değerlendirme yapar mısınız?

Koray Aydın: “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Barış Pınarı Harekatı kapsamında Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile görüşmesi zaruridir. Çünkü Fırat’ın doğusuna Irak sınırına kadar gidecektik. Bizi bir cebe sıkıştırdılar. Arada olanı  mevcut Suriye Hükümetinin tavrı belirleyecek. Ona bağlı olarak Rusya da denilebilir. Onlar PYD ile iş birliği yapıp el altından iş kuracaksalar aslında oluşturduğumuz koridorun hiçbir manası kalmayacak. Bir handikabımız var. Uzun zamandan beri söylüyoruz. Herkesle görüşülüyor da Esad ile neden görüşülmüyor? Esad ile hiç aracıya tefeciye gerek yok. Esad ile birebir temas kurulmalı. Madem oraya girdik. Bunun gereği yapılmalı, tamamlanmalıdır. Yarım bırakılmamalıdır.Bu işi yaparken çok ağır hakaretlere uğradık. ABD Başkanı Donald Trump’ın söyledikleri Türkiye Cumhuriyet tarihinde hiçbir lidere söylenmiş sözler değil. Adam konuşmasının sonunda ‘Aptal olma. Benim dediğimi yap’ diyor. Bundan daha ağır bir ifade olamaz. Trump’a cevap verilmemesi de bir eksikliktir. Aslında Genel Başkanımız Meral Akşener, konuşmasında da söyledi: ‘Türkiye dik durarak kazanabilir.’ Amerika’nın öyle horozlanmasına bakma. Horozlandığı yerde aslında hareket alanı çok dar. Biz burada Suriye iş birliği zemini kursak Amerika pılını pırtını toplayıp Suriye’den  gitmek zorunda kalacaktır. Şimdi işler daha da zorlaştı. Aynı Amerika aynı tehditleri Kıbrıs Barış Harekatı sırasında da yaptı. Üstelik lafta bırakmadı, ambargo uyguladı. Ama biz de onları tuttuk İncirlik’ten attık. Bir daha da almadık. 12 Eylül 1980 Darbesi olana kadar İncirlik yasağı devam etti. ihtilalden sonra askeri yasak ortadan kalktı. Dünya kamuoyu nezdinde müthiş itibar kaybımız var. Trump ile cıvık bir ilişki ve o cıvık ilişkinin ortaya getirdiği bizim ağırlığımızı ortadan kaldıran sonuçlar var. Küçümsenecek bir durum değil. Trump kalkmış kendi partisinin senatörüyle Cumhurbaşkanını hem kendisinin hem ailesinin mal varlığını araştırma üzerine tehdit ediyor. Hatta senatoya önerge de verdiler. Liderliğin ağırlığını ortadan kaldırıyor. Hem Türkiye’de hem dünyada. Bu kendine zarar veriyor. Buna paralel olarak Türkiye’ye zarar veriyor. Anlaşılır şekilde cevap vermek zarureti var. Biz de kendisine her türlü mecradan söylüyoruz. Trump gibi soytarıya bu ülke cevap veremiyorsa izah edilemeyecek bir durum ortaya çıkar. Böyle bir şey yaptığında ben Türkiye’nin tamamının Cumhurbaşkanının arkasında bütünleşeceğine adım gibi eminim.”

günebakış: Trabzon’la ilgili neler söyleyeceksiniz? Yakın zamanda Trabzon’a geldiniz, döndünüz. Söylemleriniz arkada ciddi bir tartışma bıraktı. Trabzon bir alabora oldu. Sizden bir mini değerlendirme alalım.

Koray Aydın: “Ne dedim de alabora oldu. Bir Ünal Hoca’ya sahip çıktım. Ne kadar doğru düşündüğüm ortaya çıktı. Kötü bir sonuçtan sonra tutup insanları tartışmak gibi yanlış hasletlerden kurtulmamız gerektiğini söyledim aslında. Bu Ünal değil de başkası olsa benim için aynı. Kaldı ki Ünal’ın futbolcularla ilişkisininde aile ortamının sağlanmasında başkanın da katkısı var. Bunları görmezden gelemeyiz. Bu uyumun sağlanmasının Trabzonspor’a getirdiği bir artı etkisi var. Bu pozitif etkiyi ortadan kaldıracak düşünceyi taşımak temelinden yanlış. Yomra’ya gelince Yomra ilgi alanımızda. Onu bırakamayız. Orada çok güzel şeyler yapacağız. En güzel hizmetleri Sayın Başkanın yapması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz.”

Anahtar Kelimeler:
Koray Aydın
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108