Işık saçan külliye

Trabzon’un Of İlçesi Tavşanlı Köyünde yapılan ihtisas külliyesi yardım severlerin yardımını bekliyor. Türkiye’de örneği İstanbul’da bulunan ve İslami İlimlerde Yüksek lisans çapında eğitim veren ve yalnızca kız çocuklarının eğitim alabildiği külliyenin sorumlu Genel Müdürü Ali Efe ile konuştuk. Günebakışı ziyaret eden Efe gazeteci Ali Öztürk’ün sorularını cevaplandırdı.

günebakış: Hocam sizi tanıyabilir miyiz?

Ali Efe: 1968 yılında Uşak ilinin Karahanlı ilçesinde dünyaya geldim. İmam Hatip’i Uşak Merkez’de bitirdim. 19 Mayıs Üniversitesi Harita Kadastro Mühendisliğini kazandım. Öğrenciliğim devam ederken öğrenciliği bıraktım İstanbul’a medrese eğitimi almaya gittim. 4 sene İstanbul Ümraniye Çınaraltı Medresesi’nde Arapça okuduktan sonra bizzat Mahmut Efendi Hazretleri’nin gözetimi altında evliliğim gerçekleşti. Ve şu anda görev yapmakta olduğum Of’un Tavşanlı Köyü Mahmut Efendi Hazretleri’nin köyüdür. Oradaki Medresede görev yapan Hoca Hanımla evlendim. O gün bugün orda hizmet etmekteyim. Bölgenin ihtisas kursudur, tekamülüdür, kız medresesi, Arapça üzerine eğitim vermekteyiz.

günebakış: Her kız öğrenciyi kursunuza alıyor musunuz?

Ali Efe: Yok, diğer medreselerde, kurslarda Kur’an ve Hafızlık eğitimini yaptıktan ve yine bulundukları kurslarda belli bir seviye Arapça eğitimini aldıktan sonra oradaki hocaların icazeti ile bize ihtisas için geliyorlar.

günebakış: Bir anlamda yüksek lisans gibi oluyor öyle mi?

Ali Efe:  Aynen…Takriben iki sene de bizde eğitim alıyorlar

günebakış: Size gelen kız çocukları yatılı geliyor, yaklaşık kaç öğrenciniz var?

Ali Efe:  Şu anda ihtisas gören 110 civarında. Of’un merkezinde de yine beş dairelik bir yerimiz var. Orada iki bölüm talebemiz var. Bir okul öncesi kreş veya sübyan dediğimiz bölüm. Orada 35 civarında yavrumuz var. Onun haricinde hafızlık ve yine alt Arapça eğitimi gören bir 35 civarında daha talebemiz var, orada da 70 talebemiz var.

günebakış: Şöyle bir soru sorayım; sizde ihtisasını tamamlayan bir öğrenci, İlahiyat Fakültesini dışarıdan rahatlıkla bitirebilir değil mi?

Ali Efe: Çok rahat.

günebakış: Peki hocam, Türkiye’nin herhangi bir yerinden çocuk size nasıl gelebilir, gelebiliyor mu?

Ali Efe:  Talep dahilinde alabiliyoruz. Mesela şu anda Antalya’dan 2, Aydın’dan 5 tane talebemiz var. Geçen yıl İstanbul’da bir medresede okumuş, yine bizim İstanbul’da evli bir talebemizle irtibat kurarak İstanbul’dan gelen 3 talebemiz var. Ağırlık Trabzon ve Rize.

günebakış: Şu anda inşaatı büyüttünüz. Çocukların yurt ve diğer kalma noktasında bir çalışmanız var. İnşaatınız devam ediyor. Ve yurdun, külliyenin yapımı için çalışmanız var. Neler söyleyeceksiniz?

Ali Efe:  Hayra vesile olan, hayır yapan gibidir. ‘Bütün rütbelerin üstündeki rütbe ilim rütbesidir’ diyor Efendimiz...  Ki Peygamberlik rütbesinden sonra mutlaka. Belki biz okuyamadık. Ama yarın hiç ummadığımız bir anda dünyada da olabilir, ahirette de olabilir. Bir talebe kardeşimizin şefaatine nail olabiliriz. Ben bazen camide (kendim resmi görevliyim)  yardım konusunda şunu anlatırım; Babası ölmüş bir çocuk, küçük yaşında ailenin sorumluluğunu yükleniyor. Köşe başlarında simit satıyor, kalem satıyor, selpak satıyor. Ne kazanırsa ailesine katkıda bulunuyor. Bir gün hiç bir şey satamamış. Kendisi bile yiyecek bir simit parası kazanamamış. Bir kapıyı çalıyor, ‘Belki bir yaşlı teyze çıkar ondan bir şey isterim’ diye… Kapıyı çalıyor hakikaten düşündüğü gibi yaşlı bir teyze çıkıyor. ‘Buyur yavrum’ diyor kapıya çıkan kadıncağız. Yavrucak bir şey diyemiyor. Yutkunuyor ve en sonunda, ‘Acaba bir bardak suyunuz var mı? diyor. Kadıncağız çocuğun, o yavrunun durumuna bakıyor, karnı aç… Evde herhalde onun da pek bir şeyi yok, bir bardak süt getiriyor. Çocuk sütünü içiyor, teşekkür edip gidiyor. Seneler sonra yaşlı teyze hasta oluyor, hastaneye yatıyor. Doktorlar bununla ne kadar uğraştıysa, derdine derman olamıyor. Asistanlar bölüm başkanına gidiyor, ‘Hocam bizim bölümde yaşlı bir teyze var, ne yaptıysak faydalı olamadık. Bir de siz bakar mısınız? diyor. Bölüm başkanı olan doktor geliyor, hastaya bakınca, seneler öncesine gidiyor. O kapıda kendisinden su istediği ve kendisine su yerine süt veren teyze aklına geliyor. O yatan hastanın, o teyze olduğuna karar veriyor. Ve elinden gelen bütün gayreti, çabayı sarf ediyor. o yaşlı teyze Allah’ın izniyle şifa buluyor. Teyzenin yakınları hastaneden çıkacakları zaman bölüm başkanı doktoru ziyaret ediyorlar. ‘Hocam borcumuz nedir?’ diye sorduklarında, eline bir kağıt ve kalem alıyor. ‘Bu işin karşılığı bir bardak süttür’ diye yazıyor. Seneler öncesinde kendisine yapılan bir iyilik, yine bir iyilikle karşılık buluyor ki zaten Rabbimiz de bunu, ‘İyiliğin karşılığı iyiliktir’ diye buyuruyor. Mutlaka yaptığımız iyilikler bir gün ama dünyada ama ahirette, belki hem dünyada hem de ahirette mutlaka karşılığını bulacaktır. Biz yardım yapacak olan kardeşlerimize şimdiden teşekkür ediyoruz. Rabbim onlara dünya ve ahiret saadeti ihsan eylesin, kazançlarını helalinden, bol bereketli eylesin. Evlatlarına, yuvasına, iş hayatına Rabbim huzurlar ihsan eylesin diyoruz.

günebakış: Aynı zamanda Mahmut Efendi Hazretlerinin köyü Tavşanlı…

Ali Efe:  Evet… Of’un Tavşanlı Köyü. Mahmut Efendi Hazretleri’nin de köyüdür. Zaten kurs binasının olduğu yerde Mahmut Efendi Hazretleri’nin baba evinin olduğu yerdir. Seneler önce köye geldiğinde köyün kadınlarına da boş durmamalarını, okumaları gerektiğini söylüyor. Onlar da, ‘Hocam çok iyi söylüyorsunuz da, erkeklerin gideceği bir camisi, bir köy odası var, ama biz nerede okuyalım, nereye gidelim’ dediklerinde. Amcasının oğluna, “Abdullah Hoca, babamın evini yık, köyün kadınlarının, gençlerinin, etraf köydeki kız çocuklarının okuyacağı bir kurs yap buraya” diyor. O da o zaman için 300 metre kare üzerine 5 katlı bir kurs yapıyor. Belki seneler içinde bu kurs istenilen verimi veremiyor, 25-30, bazen kış aylarında 40’a kadar öğrenci buluyor. 1992 yılında benim evliliğim gerçekleştikten sonra bu kursun ihtisas, tekamül kursu olmasını söylüyor. Rakamlar bir anda 130.140’ları buluyor. Talebeler şimdi daha rahat bir ortamda hizmet görmesi için biz de bu binaya bir takım ilaveler yaparak şu anda bir katı inşallah bu ilaveyle beraber 600 metre kareyi bulacak. 5 katlı olduğunu düşündüğümüz zaman toplamda da 3 bin metrekare gibi bir yer yapacak. Elimizden gelenleri biz hayırsever kardeşlerimizin katkılarıyla daha güzele ve daha iyiye götürmeye gayret ediyoruz. Gayret bizden, muvaffakiyeti Allah’tan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AİG 7 ay önce

helal olsun... ancak bu şekilde muasır medeniyyet seviyesine ulaşabiliriz!!!