ankara escort istanbul escort mersin escort bahis siteleri

banner114

İlkeleri yeniden hatırlatmak için varız

Kamu Görevlileri Etik Kurulu, ‘Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi’ çalıştayın ikincisini Trabzon’da yapan Kamu Görevlileri Etik Kurulu Başkanı Sayın Köksal Toptan ile birlikte Etik Kurulunun önemini, bugün geldiği noktayı, toplantılardan amaçlanan sonuçları konuştuk. Daha çok anketler üzerinden yürüyen bir sistematik oluşturulmuş. Bu noktada toplumu Etik Kurul çalışmaları hakkında daha fazla aydınlatmak için Sayın Toptan’la bir sohbet gerçekleştirdik.

Ali Öztürk: ‘Yerel Yönetimlerde Etik Farkındalık Projesi’nin ikinci toplantısını Trabzon’da yaptınız. Önce Etik Kurulu kurulduğundan bu yana aldığı mesafeyi kısaca özetler misiniz?

Köksal Toptan: Kamu Görevlileri Etik Kurulu, 2004 yılında Avrupa muhtevası çerçevesinde kurulan hemen hemen Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin tamamında da var olan bir yeni kavram. Türkiye’deki Kamu Görevlileri Etik Kurulu, 11 kişiden oluşuyor. Bir tane eski bakanı kurulda olması zorunlu. Büyükşehir belediye başkanları veyahut il belediye başkanlarının kurulda bulunması lazım. Sayın Asım Aykan bu boşluğu dolduruyor. Onun dışında Danıştay’dan, Yargıtay’dan, Sayıştay’dan emekli arkadaşlarımız var. Büyükelçi, bir müsteşar, özel sektörü temsil eden isimler, valileri temsil eden bir kişi olması gerekir. Bir dekan ve bir eski rektör…

Kurul temel olarak iki iş yapıyor. Birincisi, en önemli görevi, kamuda kamu çalışanları içerisinde ve toplumun tamamında etik kültürünü, alışkanlıklarını yaygınlaştırmaktır. Bunun vatandaş, gençler ve çocuklar tarafından içselleştirilmesini sağlamaktır. Buna ‘biri beni gözetliyor’ diyoruz. İnsanımız doğruyu, yanlışı biliyor. Bir yanlış yaparken ‘biri bizi gözetliyor’ vicdan… Allah korkusu içinde varsa bu işi yapmaktan kendini insan alıkoyar. Bu şuuru vermeye çalışıyoruz. İkincisi, kamuda belli görevlerin üstünde ve üste gelen görevlerde bulunanlarla ilgili şikayetler oluyor. Etik ihlali vardır diye. Biz onları inceliyoruz. Bu incelemelerimizin sonunda ya reddediyoruz ya görüşüyoruz. Adliyeyi ilgilendiren bir şey varsa ilgili savcılığa gönderiyoruz. Ya da ‘etik ihlali yapmıştır’ diye karar veriyoruz. Bu kararı verdiğimiz kişiyle ilgili olarak aldığımız kararı Cumhurbaşkanına ve o kişinin ilgili bakanlığına gönderiyoruz.

SELÇUKLULARDAN KALAN ETİK İLKELERİNİ ZAMANLA TERKETMİŞİZ!

Ali Öztürk: Bugün Trabzon’dasınız. Anadolu turuna bu çalışmaları ve kurumu anlatmak için mi çıktınız?

Köksal Toptan: Hayır, bu yeni bir durum. Bir Avrupa Birliği projesi…Bize önerildiğinde kabul ettik. Bu proje 2 yıl sürecek. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış yapmasıyla proje uygulanmaya başladı. Eski usullere göre Ankara’da milleti, uzmanları toplayıp ‘yazın bakalım, bunu nasıl yapalım’ demek yerine, biz Anadolu’ya gitmeye karar verdik. Gidip vatandaşımızla yüz yüze konuşalım. Onun söylediklerinden, hissettiklerinden biz anlamaya çalışalım. Yerel basın aracılığıyla oradaki insanlara daha çok yaklaşma imkânı bulalım. Şuana kadar Gaziantep’te, Trabzon’da bunun karşılığını almış gözüküyoruz. Bundan da çok memnunuz, müteşekkiriz. Gaziantep’te 20 tane yerel gazete çıkıyor. 18 tanesinde biz manşet çıktık. Trabzon’da bu konuyla ilgili çok güzel haberler yaptınız. Bunu da toplumun tüm kesimleriyle beraber ne kadar başarılı olabilirsek, farkındalık yaratabilirsek başarmış olacağız.Ki bu ilkeler geleneğimizde var. Ta Selçukludan gelen bir gelenek.  Bir konuşmamda da ifade ettim. Avrupa’nın bize öğretmeye kalktıklarını biz Selçuklular zamanında sekizgen köşeli ilkelerle zaten kabul etmişiz. Demek ki zaman içerisinde biz ilkeleri terk etmeye başlamışız. Avrupalı onları almaya başlamış. Bu nedenle bizim o kültürle yabancılığımız yok.  Tam tersine tanışıklığımız var. Şimdi biz, milletimizin mayasında olduğuna inandığımız doğruluk, dürüstlük, merhamet, sevgi, hoşgörü gibi etik ilkeler olarak söylenen iyi bir insanın taşıması gereken vasıfları yeniden kendisine hatırlatmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarla birlikte bu konuda bir gayret sarf ediyoruz.

“ETİK İHLALİNDE HANGİ PARTİDEN DİYE BAKMAYIZ”

Ali Öztürk: AK Parti iktidarı 17 yıllık bir iktidar. AK Parti iktidarı döneminde kurulan ve Sayın Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulan Etik Kurulu, AK Parti iktidarındaki olayları ne kadar denetleyebilir? Belki buna önyargı da diyebilirsiniz. Olaya bu bağlamda bakarsak hakikaten bugüne kadar yapmış olduğunuz çalışmalarda kamu kurumlarında Sayın Cumhurbaşkanının önüne ya da hukuka gönderdiğiniz dosya oranı nedir?

Köksal Toptan: Çok var. Bu hükümet döneminde çok çok var. İnanın önümüze gelen dosyada bir belediye başkanı hakkında şikayet varsa arkadaşlarımızın çoğu karar verene kadar o kişinin hangi partiden olduğunu sormazlar bile. Bunu yapmıyoruz. Sadece dosya ve dosyadaki iddialara bakıyoruz. Şuana kadar da tepe kadrolarda görev alan birkaç tane müsteşar için etik ihlali kararı verdik. Karar verdiklerimiz arasında genel müdür, vali, kaymakam, belediye başkanları var. O nedenle biz ne o psikoloji içerisinde hareket ediyoruz. Ne de ‘acaba biri bir şey der mi?’ kendi kendimize de ‘biri bizi gözetliyor’ diyoruz. Mutlaka vicdanımıza göre karar veriyoruz. Fırsat olsa da bizim müzakerelerimize şahitlik yapsanız. Nasıl hukuk mücadelesi veriyoruz gözlerinizle görmenizi isteriz. Gerçekten iyi çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bir gün bile aklından geçtiğini sanmıyorum ‘bu arkadaşlar ne yapıyor’ diye. İşimizi iyi yapıyoruz.

“CUMHURBAŞKANIN ÖNÜNE CİDDİ RAPORLAR KOYACAĞIZ”

Ali Öztürk: Çok memnun oldum. Bir gazeteci olarak bundan ben de mutlu oldum. Zira öyle olduğuna pek inanmıyordum. Avrupa Birliği, Türkiye’deki bu çalışmayı aynı zamanda gözlemliyor değil mi?

Köksal Toptan: Belli bir ihale şartnamesi var. O ihale şartnamesine göre Avrupa Birliği bizim merkezi finans kurulu bu işi ihale ediyor. Bir şirket alıyor, o şirket çalışmaları yürütüyor. Biz paydaşlardan biri olarak onu denetliyoruz. Yönlendirmeye çalışıyoruz. Beraber koordineli olarak bu projenin sonuçlandırılmasını sağlamaya çalışıyoruz. Anketler yapıyoruz. Bu anketlerle durum tespiti yapmaya çalışıyoruz. Almanya’ya gittik. Alman sistemini inceledik. Şunu gördük; Almanya bize etik kuralları uygulama bakımından en iyi ülke olarak söylendi. Gittik. Berlin Belediyesinde, belediyenin işlediği suçlarla ilgili olarak, orada çalışanların işlediği yahut işlediği iddia edilen suçlarla ilgili ayrı bir savcı var. Oradakilere,‘Bu kadar sıkı davranıyorsunuz, size dava düşmez’ dedim. Görevli elinde 150 dosya olduğunu söyledi. Küçük belediyelerde valinin atadığı bir denetmen gibi görev yapan ve doğrudan valiye bilgi, rapor veren bir kişi var. Kimse kamu kaynaklarını istediği gibi keyfi kullanma hakkına sahip değil. Açık kapı bırakırsanız bu açık kapıdan insanlar giriyor. Biz muhtemelen bu çalışmalarımızın sonunda öneriler de geliştireceğiz. Bu konuda hükümetin önüne ciddi rapor koyacağımızı düşünüyoruz.

Ali Öztürk: Etik kurula en çok şikayet hangi alanlarda geliyor?

Köksal Toptan: Personel işleriyle ilgili yani mobing yapıldığına dair şikayetler geliyor. Yolsuzluklarla ilgili şikayetler var.

Ali Öztürk: Bir yolsuzluk iddiasını nasıl denetliyorsunuz?

Köksal Toptan: Şikayet eden kişi, şikayet edilen kişi sözlü, dilekçeyle ya da resen de el koyabiliyoruz. Birtakım önemli gördüğümüz şeyleri uzman arkadaşımız inceliyor. Sonra kurula getiriyor. Bir usul eksikliği yoksa esasa geçiyoruz. Eğer usul eksikliği varsa esasına geçmeye gerek yok. Usul eksikliği ne? En az genel müdür ve alt-üst seviyesinde birisi olacak şikayet edilen kişi. Adres açıklığı olacak. Bizim görev alanına girecek. Biz gerekli belgeleri kurumdan istiyoruz. O belgeleri inceliyoruz. O belgelerin sonunda iddia edilen, itham edilen kişiyle ilgili iddia doğru değilse reddediyoruz. Ciddi buluyorsak iddiaları o kişiden savunma istiyoruz. İster yazılı savunma, isterse yüz yüze savunmasını yapıyor. Kararlarımız ciddi oranda alınıyor.

Ali Öztürk:  Anadolu’da genel müdür, müsteşar, üst düzeyde bürokrat olmadığı için burada en fazla şikayet edilecek makamlar valiler ve belediye başkanları olacağı için usule girmiyor. Doğrudan esasa mı dayalı?

Köksal Toptan: Yargıyı ilgilendiren konular bizim görev alanımıza girmiyor. Mutlaka belediye başkanları için verilen dilekçe dikkate alınıyor. Hepsinin incelemesi çok ciddi şekilde yapılıyor. Evet, valiler ve başkanlar önemli…

“TRABZON’DAN DA DOSYA GELDİ”

Ali Öztürk: Trabzon’dan bugüne kadar kurulunuza hiç dosya geldi mi?

Köksal Toptan: Geldi. Süre aşımından dolayı konuşamadık. 2 yıl içerisinde müracaat yapması gerekiyordu. Bizde ki problem yargıya giden konuyu biz müzakere etmiyoruz.

Ali Öztürk: Trabzon’daki toplantının sonucuyla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Köksal Toptan: Kamuoyunda verdiği ses itibarıyla amacına ulaştı. Uzman arkadaşların çalışmalarında yeni yeni fikirler ortaya çıkmaya başladı. Şimdiye kadar çok rastlanmayan bir yolsuzluk türünü arkadaşlarımız tespit etmişler. Bize şimdi bilgi verdiler. Bu çalışmalardan çok güzel fikirler çıkıyor. İhaleler, imar planları dünün, bugünün tartışma konusuydu. Onların hepsini derleyip toparlayacağız. Ve bir sonuca varacağız.

Ali Öztürk:  Çok teşekkür ederim. Çalışmalarınız da başarılar dilerim.

Sizinle görüştüğüm için çok memnun oldum Ali Bey… Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108

balikesir escort bursa escort canakkale escort eskisehir escort kastamonu escort erzurum escort bolu escort karabk escort konya escort kayseri escort afyon escort samsun escort edirne escort grkle escort tokat escort