banner114

BU BÖLGEDE TÜRKİYE’NİN İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEY OLMAZ

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Başdenetçisi Av. Şeref Malkoç, dünyanın gözünü dikip sonucunu beklediği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında gerçekleşen görüşmeyi değerlendirdi. Suriye’nin kuzeyinde başlatılan Barış Pınarı Operasyonuyla ilintili Türkiye’nin hem ABD hem de Rusya ile imzaladığı mutabakatlarla masada, TSK ile de sahada gösterdiği gücünü değerlendiren Başdenetçi Malkoç, merak edilenleri yanıtladı.

Cumhurbaşkanını Rusya dönüşü havalimanında karşıladınız ve Cumhurbaşkanını nasıl buldunuz?

Sayın cumhurbaşkanımızı havalimanında karşılamak için bende gittim. Kendisini tebrik ettim. Kazanız mübarek olsun dedim. Çok neşeliydi morali yerindeydi. Bütün Türkiye’nin neşesi yerinde zaten.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki görüşmeyi nasıl değerlendirirsiniz? Batılı devletle Türkiye’nin bataklıkta boğulmasını umut ettiler mi? Olaylara nasıl baktılar?

Türkiye, Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından beri ilk defa bu kadar siyasi ve askeri açıdan kuvvetli duruma geldi. Hem sahada var hem masada var. Fiili olarak da önemli bir durumda tabii… Sadece biz Rusya ile bu görüşmeleri yapıp mutabakata varmadık. Amerika Birleşik Devletleri’yle de bu görüşmeleri yapıp mutabakata vardık. Barış Pınarı Harekâtına başlayınca bütün dünya başta Rusya ve ABD olmak üzere “Bu Türkiye ne yapabilecek?” diye beklemeye başladılar. Batılı devletler “Türkiye nasılsa bataklıkta boğulacak” diye umut ettiler. Türkiye kısa zamanda çok olağanüstü başarılar gösterince Donald Trump en kuvvetli üç adamını Türkiye’ye gönderdi. Uzun görüşmelerden sonra Trump’la beraber bir mutabakat sağlandı ve 120 saat denildi. Bunun ardından da yine Putin’le görüşmeyi bütün dünya dört gözle bekliyordu. Burada da Türk diplomasisi Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Türkiye fevkalade bir başarı elde etti. Tabii Barış Pınarı Harekâtının siyasi sonuçları ortaya çıktı. Hem Rusya’yla hem de ABD ile bir mutabakat sağlandı. Adana Mutabakatına vurgu yapıldı. Yani Türkiye’nin Suriye’nin topraklarında bulundurduğu silahlı güçlerinin meşruiyeti hem Rusya hem ABD tarafından onaylandığı gibi Adana Mutabakatı sonucunda da Suriye tarafından da onaylanmış oldu. Yani bu konuda Türkiye’yi uluslararası hukuk açısından hiç kimse itham ve izam edemez.

PKK-PYD Türkiye’nin sınırından 30 KM içeriye sürüldü. Türkiye’nin sınır güvenliği 450 KM alanda ülkeden uzak tuttu. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

PKK sınırımızdan 30 KM kadar içeriye sürüldü. Bunu sadece Türk Silahlı Kuvvetleri yapmadı. Türkiye bir taraftan TSK ile gücünü gösterirken diğer taraftan da masada Rusya’ya ve ABD’ya karşı bunu yaptı. Bunlar her ikisi de PKK’nın 30 KM derinliğinde 450 KM alandan çekileceğine dair söz verdiler. Biz de bunun takipçisi olacağız.

Türkiye harika bir mücadeleyle PKK-PYD’yi Anayasa yapım sürecinin dışında tuttu. İsrail ve Türkiye düşmanlarının oluşturmak istediği terör koridoru nasıl önlendi? Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın Soçi görüşmesine gitmesinden önce uluslararası medya ve Türkiye’deki bazı yazarlar bundan İsrail’in kazançlı çıkacağını, Rusya’nın kesinlikle buna izin vermeyeceğini öngördüler. Nasıl değerlendiriyorsunuz? Rusya İsrail’den yana oynamadı.

Türkiye fevkalade bir mücadeleyle PKK’yı yani PYD’yi Anayasa yapım sürecinin dışında tuttu. Yıllardan beri başta İsrail ve Türkiye düşmanlarının orada oluşturmak istediği PKK koridorunu hem hukuken hem fiilen hem de uluslararası alanda sona ermiştir. Bu yorumlar aşırı ve doğru yorumlar değil. Bu yorumları yapanlar Türkiye’nin gücünün farkında olmayan insanlar. Bu yorumları yapan insanlar hem sahadan haberi yok hem de Türkiye’nin gücünün farkında değiller. Elbette Ortadoğu’da ne olursa İsrail’le doğrudan ilintilidir. Bu olaylarla ilintilidir. Ama bu oyunbozan Türkiye. buna dikkat etmek gerekiyor. Yorumları yapanlara Türkiye’nin gücünü ve varlığını hatırlatmak isterim. Biz 1000 yıldan beri bu coğrafyadayız. Biz bu coğrafyada kendi evlatlarımızla kendi teknolojilerimizle milletimizle var olduk. Biz 1000 yıldan beri ne NATO’nun ne de AB’nin desteğiyle burada değiliz. Bu yorumu yapanlara bunu hatırlatmak isterim. Türkiye’nin bu alanda bu coğrafyada istemediği onaylamadığı bundan sonra olmayacaktır. Gücümüz neye yeter onu zamanla göreceğiz. Gücümüzün neye yettiği son olaylarla da görülmüştür. PKK-PYD unsurları 30 km içeri çekildi. Bu 30 KM’de ne olacak? Bu ayrı bir proje aynı bir çalışma.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108