banner114

Bir tek ekonomik olarak yokuz

“İslam Ülkeleri Ombudsmanlar Birliği’nin Başkanlığı”na seçilen Türkiye Ombudsmanı Av. Şeref Malkoç davet üzerine ziyaret ettiği Cibuti ile ilgili gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.  Malkoç, “Senegeal’den, Nijer’e, Cibuti’den Çat’a kadar Türkiye’ye olağanüstü bir sempati var. Türkiye bu tempo ile devam ederse hem Cibuti’de hem Afrika’da olağanüstü sempati halesi oluşacak.” dedi.

“TÜRKİYE DEYİNCE OSMANLI YENİDEN GELDİ DİYORLAR”

Son olarak Cibuti’ye davet edildiniz. Oradan bakınca nasıl bir Türkiye görünüyor? Cibuti’nin durumu nedir?

Şeref Malkoç: Cibuti Kızıldeniz’in yani Süveyş Kanalı’nın güney girişinin en dar noktasında yani Yemen ile beraber Afrika Kıtasının en dar noktası. Aslında Somali’ye bağlı bir coğrafya burası, fakat işgalden sonra İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar buraları bölmüşler. Cibuti’yi Somali’den ayırmışlar. Çok kritik ve stratejik bir noktada olduğu için Fransızlar sömürge olarak kullanmışlar ve Cibuti 1971 yılında da bağımsızlığını kazanmış. Nüfusunun yüzde 100’ü Müslüman bir ülke. İslami hassasiyeti de çok yüksek bir ülke. Fransız kültürü ile yetişmiş bir ülke. İki tane resmi dili var, Arapça ve Fransızca. Ama bunların yanında Somalice ve Afarca konuşuluyor. Somali’de liseyi bitiren bir öğrenci 4 dil bilmiş oluyor. Uluslararası ticarete çok yatkın bir ülke olmasından dolayı fakir olsa bile sosyal yönden kendini çok geliştirmiş. Nüfusunun yüzde 10’u oldukça zengin ama gerisi fakir… Türkiye’ye karşı, Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı inanılmaz bir sevgi ve sempati var. Türkiye deyince akan sular duruyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dendiği zaman herkesin yüzü tebessüm ediyor. Bunu görmenin mutluluğunu yaşadık. Özellikle Osmanlı Döneminde Cibuti şehri yoktu. Fransızlar kurmuş. Ama Cibuti’nin daha kuzeyinde Osmanlı’nın kurduğu şehir var. Orada camiler, medreseler ve şehir surları var. Türkiye deyince Osmanlı yeniden geldi diyorlar.

CİBUTİLİLER “ÖNCEDEN YÖNÜMÜZ FRANSA’YDI ŞİMDİ TÜRKİYE” DİYOR

Osmanlı’yı emperyalist bir devlet olarak değil tam tersine hami bir devlet, bir baba olarak görüyorlar. Öyle mi?

Şeref Malkoç: Evet, Cibuti Başbakanı İsmail Ömer Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyarette iki şey istemiş ondan. Bir tanesi Ütopya’dan gelen vadilerde sel felaketi olduğunda her defasında 200-250 kişi sele kapılıp, ölüyormuş. Burada bir baraj istemiş ve Türkiye 10 milyon dolar harcayarak bir baraj yapmış. Ve bu yazın gelen sellerde, Türkiye’nin yaptığı bu baraj sayesinde ne taşkın olmuş nede ölüm olmuş. Bundan dolayı son derece memnun ve mutlular.  Yine Türkiye 10 Milyon dolara yakın para harcayarak bir cami yaptırmış.  Cibuti Başbakanı İsmail Ömer, cumhurbaşkanımıza şunu demiş: “Tam cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin karşısına bir cami yapın ve İstanbul’daki camilere benzesin. Sabahleyin kalktığımda o pencereyi açtığımda Osmanlı camiini görüp, ezan okunduğunda İstanbul ezanını duyayım.” Bunlar önemli şeyler. Ben orada üç bakanla görüştüm. Başbakan ve meclis başkanı ile görüştüm. Hepsinin söylediği şey şu: “Bizim eskiden yönümüz Fransa’ydı, Paris’ti. Şimdi yönümüz Türkiye ve İstanbul.” Bunları duymanın mutluluğunu yaşıyoruz. Tabii Cibuti ombudsmanlığına da her konuda destek oluyoruz.

Cibuti’de insan hakları hangi boyutta? Ombudsmanlık var ama kamu ne kadar denetlenebiliyor?

Şeref Malkoç: İnsana saygı ve sevgi fevkalade üst düzeyde. İyi ama çok fakir bir ülke... Bundan dolayı da oluşan bazı problemler var. Nüfusun yüzde 70’i Somalili, yüzde 25’i Afar, yüzde 5’i de Türk, Fransız ya da Arap. Ama buna rağmen bir kavga, tartışma ya da husumet yok. Herkes kendi dilini rahatça konuşuyor. Mesela bizim katıldığımız toplantıda kimi Arapça, kimi Fransızca, kimi Afarça konuştu ama kimse bundan rahatsız olmadı. Ortak özellikleri İslâm’a ve Müslümanlığa saygı…

CİBUTİ GÜVENLİ BİR ÜLKE

İslami hassasiyetleri üst düzeyde diyebiliriz o zaman! Güvenli bir ülke mi?

Şeref Malkoç: Evet, zaten bu sokakta da belli oluyor. Kadınların istisnasız tümü tesettürlü ve kadınlar hem ticarette hem sanatta hem siyasette çok aktifler. Mesela Sayıştay başkanı bayan… Toplantıya katılan 30’a yakın milletvekili vardı. 13-14 tanesi kadındı ve hepsi tesettürlüydü. Biz Cibuti’ye indiğimizde hava daha aydınlanmamıştı. Kadın taksici geldi ve üç dil biliyordu.

Güvenli bir ülke diyebiliriz demek ki!

Şeref Malkoç: Tabii,  Son 10 yılda bir kez 2014 yılında El Şebab terör örgütünün bir mensubu Cibuti merkezinde bomba patlatmak isterken bir Türk mühendis bunu fark etmiş ve üzerine atlamış. Türk mühendis şehit olmuş ama en az 40 kişinin ölümünü önlemiş. Orada anıtını yapmışlar Türk mühendisin. O olaydan bu yana Cibuti’de herhangi bir terör olayı olmamış. İnsanlar bunun rahatlığını ve güvenini yaşıyorlar. Gece saat 11’de, 12’de, 1’de insanlar sokakta, kadınlar tek başına gezebiliyor.

CİBUTİ VE AFRİKA’DAN TÜRKİYE’YE OLAĞANÜSTÜ SEMPATİ HALESİ OLUŞACAK

Ortadoğu ve Afrika ülkeleri fakir… Türkiye bütün bunların hamisi… Hepsine el uzatıyor. ‘Etrafımızda onlarca fakir İslam ülkesi var. Yardım yapılınca ‘Bizim kaynaklarımız bunlara mı gidiyor?’ diye, tepki gösteriliyor. Ne diyorsunuz?

Şeref Malkoç Türkiye’nin Cibuti’ye ekonomik olarak yaptığı veya yapabileceği çok fazla bir şey yok. Cibuti’de Fransızların boşluğunu Çinliler doldurmuş. Dünya Ticaret Merkezi yapmışlar. Serbest ticaret bölgesi kurmuşlar. Cibuti’ye 3 tane modern liman yapmışlar. Cibuti’den Etiyopya’ya giden yeni tren yolu yapmışlar. Bütün bunları da Cibutilileri borçlandırarak yapmışlar.  Yani ekonomik olarak Türkiye’nin Cibuti’ye yapabileceği çok bir şey yok. Fakat Türk müteahhitler Cibuti ile ticaret yapabilir veya Etiyopya’ya getireceği malları Cibuti limanı üzerinden Etiyopya’ya sevk edebilir. Bundan çok memnunlar. Ekonomik anlamda Türkiye’den çok beklentileri yok. Türkiye’den kültürel ve dini açıdan beklentileri var. Türkiye buraya camii yaptırsın dediler, yapıldı. II. Sultan Abdülhamit Camii biliyorsunuz iki ay önce meclis başkanımız ve diyanet işleri başkanımız açtı. Bu onlar için hayati öneme sahip. Biz Cuma günü gittiğimizde, (Cuma’ya sadece erkekler değil, kadınlar da gidiyor orada) on binin üzerinde insan vardı orada. Diyanetin oraya gönderdiği imam Arapça ve biraz da Fransızca bildiği için Cibuti’deki bütün imamların adeta diyanet işleri başkanı gibi. Türkiye dini, kültürel, sosyal ve eğitim açısından faaliyet gösterdiğinden ekonomik açıdan pek bir beklenti içinde değiller. Maarif Vakfının koleji açılmış, bu çok sevindirici. Yunus Emre’de açılsın diyorlar. Türk dilini öğretmek için. Ver her şeyden önemlisi Türkiye’de birçok üniversite Cibuti ile anlaşmalar yapmış. Cumhurbaşkanımızın talimatı ile İstanbul Teknik Üniversitesinden hocalar Cibuti Teknik Üniversitesine gidip orada ders verip, dönüyorlar. Bu olağan üstü bir şey. Yine sadece Çankırı Üniversitesinde 400 Cibutili öğrenci var. Cibuti’den Türkiye’de iki binin üzerinde okuyan öğrenci var. Onlar diyor ki bizi buradaki Türkçe kurslarında hoca olarak değerlendirin, bizi dernekleştirin. Türkiye bu tempo ile devam ederse hem Cibuti’de hem Afrika’da olağanüstü sempati halesi oluşacak. Maarif ve diyanetin çalışmalarını siyasi açıdan ve özelikle iş adamlarımızın ticari açıdan desteklenmesi durumunda 10 sene sonra Türkiye’nin Afrika’daki durumu çok daha iyi olacak. Tabii bu aynı zamanda husumeti celp ediyor Türkiye üzerine. Özellikle Fransızların egemen olduğu bölgede. Fransızların Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye ve Libya’ya tavır alması veya PKK’yi desteklemesi birazda Afrika’daki Fransız egemenliğini Türkiye’nin yıkmasından geliyor. Senegeal’den, Nijer, Çat’a kadar Türkiye’ye olağanüstü bir sempati var. Biz Türkiye’de bir taraftan halkın şikâyetlerini dinlerken iyi bir yönetim oluşturmaya çalışıyoruz. Diğer yandan da insan hakları ve demokrasi konusunda Türkiye’nin gönül coğrafyasında Türkiye Ombudsmanlığını temsil etmeye çalışıp ve Türkiye’nin dünyada yaptığı güzel işleri aktarmaya çalışıyoruz.

RÖPORTAJ: Filiz YILDIRIM

Anahtar Kelimeler:
şeref Malkoç
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108