Belediyeyi bu şehrin havasını soluyan yönetmeli

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı Türkay Gümüş, Yazı İşleri Müdürümüz Aydın Gelleci’nin sorularını yanıtladı. Gümüş, “Belediyeyi en azından bu şehrin havasını soluyan, yaşayan, insanlarına dokunan kişilerin yönetmesini arzu ederim.” dedi.

Sayın Gümüş, öncelikle hayırlı olsun. Siz başarılı bir iş adamısınız… Peki, neden siyaset?

Trabzon’da yaşıyorum. 2007’de AK Parti’den milletvekili aday adayı oldum. Ancak listelerin değerlendirmesi noktasında halkın yansımasından daha çok yukarıda, genel merkezin tespit ettiği kişiler listelere giriyor. Ondan sonra siyasetle çok uğraşmama kararı almıştım. İşime odaklandım. Ancak işime odaklanırken şunu düşündüm: Trabzon’da yaşıyorum, işim, yatırımlarım, evim, ailem, çocuklarım, yakınlarım burada. Yaşadığım şehirdeki eksiklikleri sürekli dert eden ve soluyan birisi olarak “Donanımlarımızı şehir için kullanabilir miyiz?” diye düşündük ve bu yola çıktık. Uzunsokak’ın sonunda doğum hastanesi vardı. Şu anda 1 Nolu Sağlık Ocağı diye geçer. Ben orada doğdum, ilk nefesimi orada aldım. Aldığım nefes hâlâ belki de Trabzon semalarında dolanıyordur. 6 ay kısa dönem askerlik yaptım. 3 yıl da Makine Mühendisliği Yüksek Lisansı için Almanya’da eğitim aldım. Geri kalan bütün ömrüm Trabzon’da geçti. Çok sayıda Dünya ülkesi gezen ve iş yapan bir insan olarak; Trabzon gibi tarihî geçmişi ve kültürel derinliği olan bir şehrin şu anda yaşamaktan çıkmak üzere olduğunu görüyorum. Bu şehrin tamamı benim olsa, ekonomik olarak kazansam da yaşanılmaz bir şehrin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini düşünerek bu birikimlerimizi, donanımlarımızı şehir adına kullanmak istiyorum. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir Trabzon bırakma noktasında elimden bir şeyler geleceğini düşünerek bu işe soyundum.

Şehri âdeta solumuşsunuz, her noktasını yaşamışsınız. Size göre şehirde öncelikli sorun nedir? İlk olarak el atılacak yer neresidir?

Birincisi trafiktir. Özellikle bu sahil geçişi çok önemli. Çömlekçi’de tünel var. Rizelisi, Artvinlisi, Gümüşhanelisi, Erzurumlusu, yurt dışına gidecek olan bütün araçlar ve insanlar bu tünelden geçer. Şu tünellerden birine bir şey olsa bütün Trabzon’u geçin bütün Karadeniz felç olur. Trabzon’un sadece sahil geçişi değil, Trabzon’un trafik sorununun üst seviyede olduğunu bütün hemşehrilerimizin hissettiğini düşünüyorum. Bir başka önemli sorun istihdamdır. İş kökenli bir insan olduğum için benim yönetim planımın odağında iş, istihdam ve yatırım olacaktır. Bunun için de Trabzon’da bu alandaki paydaşlar olan TTSO, TESOB, SİAD’lar, DKİB ve TTB’nin yakasını bu anlamda hiçbir zaman bırakmam. Onlar da benim yakamı bırakmasınlar. İşin ve istihdamın olmadığı bir bölgede sosyal sorunlar ön plana çıkacaktır. İşin ve istihdamın olmadığı yerde yolsuzluk, arsızlık, gayri meşru işler üst seviyelere çıkar. Belediyecilik sadece artık çöp toplamak, su bağlamak, kanal açmak değildir. Bunlardan öte doğumdan ölüme kadar insan hayatına müdahale eden önemli bir kurumdur. Bunun da odağında bana göre iş vardır, istihdam vardır. Bütün anneler, ebeveynler öncelikle çocuklarının iş sahibi olmasını ister. Dolayısıyla artık bu düşünce belediyenin ana düşüncesi olması lazım. Tabii ki belediye iş kapısı değildir. Ancak ben iş insanı olduğum için, ömrümü sürekli yatırımlara adadığım için belediyeciliğe bu pencereden bakıyorum. TTSO’da uzun süre yönetim kurulu üyeliği, meclis üyeliği yaptım. Trabzon coğrafî ve stratejik olarak önemli bir şehirdir. Bu düşünceyi saklayan bir yönetim anlayışı belediyede hâkim olursa Trabzon’un geleceği çok daha parlak olacaktır. Buradan şu noktaya bir açılım sağlayalım isterseniz:

İŞİN OLMADIĞI YERDE GÖÇ OLUR

İşin olmadığı yerde göç olur. Düşünün bizim çocuklarımız büyük şehirlere öğrenim görmeye gidiyorlar. Onların kaç tanesi geri geliyor? Hele iyi üniversiteliler… ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ ya da yurt dışında bir üniversitede okuyan… Bir Türkay Gümüş’ü bulursunuz. Belki geri dönen birkaç kişi daha bulabilirsiniz. Geri kalanların tamamı oranın sosyal ve ekonomik şartları çok daha iyi olduğu için dönmüyorlar. Dolayısıyla şehrin düşüncesi ve aklı da göç etmiş oluyor. Bu da şehri ileriye değil geriye götürür. Bu da zaten Trabzon’da net olarak görülüyor. Son yıllarda Trabzon’dan ekonomik sermaye de göçüyor. Kalifiye ve becerikli insanların az olduğu şehirde iş alanları da düşük olacağı için bu sefer iş gücü ve sermaye göçü oluyor. Öyle olduğu zaman da bu şehir sanki sadece emeklilerin yaşayacağı bir şehir konumuna düşüyor. Osmanlı’nın göz bebeği olan, İstanbul’dan sonra gazetenin ilk basıldığı şehir olan, Evliya Çelebi’nin bundan 360 sene önce gelip, uğrayıp da anlattığı bir Trabzon şehri vardır. Şimdi ise tamamen farklı bir yapıda. Köylerde hani eski evler ölür; bakmazsınız, ilgilenmezsiniz yıllar geçtikçe içine çöker. Trabzon ona doğru gidiyor. Ben bunu kaldıramıyorum. Bu benim için vicdanî bir meseledir. TTSO’da beni çok takip ettiniz, orada benim bir hırsım, sevdam vardı. Burada bir hırsım ya da sevdam yok. Bu işleri en iyi şekilde yapacak olan bir belediye başkanını Allah (CC), Trabzon’a ve ilçelerin başına nasip etsin diyorum. Ben olmazsam işime gücüme devam ederim. 21 tane STK’ya üyeyim. Ben koleksiyon yapmadım. Üye olduğum bu örgütlere bir şeyler kattım ama ben oradan bir şeyler öğrendim. Ben bu STK’larda yoğruldum ve piştim. Bu donanımı Trabzon halkı için kullanmak istiyorum.

SİYASSETTE 2+2’NİN HER ZAMAN 4 ETMEDİĞİNİ BİLİYORUM

Siyasette 2+2’nin her zaman 4 etmediğini de bilirim. Kimi 22 der, kimi sıfır eder der. 0’la 22 arasında gidip gelen bir skalaya oturtulursunuz. Mühendisler analitik ve realist düşünürler. Sonuç odaklı çalışırlar. Siyasetçiler gibi çok süslü laflar kullanmayı da bilmem. Gerçekleri konuşuyorum. Ben bu şehirde yaşıyorum. Şehrin temsilcisi benim. Bunun mücadelesini her platformda verirken, birileri dışarıdan gelecek ve beni yönetecek... Bu öyle bir şehir ki Trabzonspor Başkanı’nı dışarıdan getiririz, bakan olacak kişileri dışarıdan getiririz, belediye başkanlarını dışarıdan getiririz ve bizi yönetin deriz. Bunu kabul edemiyorum.

Yani şehri Trabzon’da yaşayan biri yönetmeli diyorsunuz?

Yani, evet. Belediyeyi en azından bu şehrin havasını soluyan, yaşayan, insanlarına dokunan kişilerin yönetmesini arzu ederim. Sadece bu yeterli değildir, gereklidir. Yeter şart olması için, yönetecek olan kişinin bilgi, birikim ve tecrübe sahibi olması gerekir. Çünkü burası bir bakkal dükkânı değil. Ben 50 yaşından sonra sosyal bilimler fakültesinde yüksek lisans yaptım. Bu konuda kendimi yeterli kılabilme noktasında bilimsel eksikliğimi tamamlamaya çalıştım. Ben 4-5 senedir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapabilme noktasındaki eksikliklerimi maddi manevi noktasında tamamlayarak bu yola çıktım ama birilerinin abileri var, birilerinin arkası var. Ben de diyorum ki 3,5 senesi hariç bu şehirde 52 yıllık ömrüm geçti. Hâlen de bu şehirde yaşıyorum. Şehre girdiğim zaman hep tanıdık yüzlerle karşılaşıyorum. Mezarlığım da Trabzon’dadır, doğduğum yer de doyduğum yer de Trabzon’dur. Allah (CC) izin verdiği sürece ömrümü de bu şehirde tamamlamaya karar verdim. Kazanmadığım zaman çekip buradan gitmeyeceğim. Bu milletin takdiri. Ben boşta bir adam değilim, 70-80 tane insan çalıştıran, 3-4 tane iş sahibi bir adamım. Diyorum ki ben böyle bir Trabzon’da yaşamaktan rahatsız olduğum için bu yola çıktım. Rahat olsam “Allah razı olsun yapandan…” der işime bakardım.”

YUMURTALAR AYNI SEPETTE SAKLANMAZ

Az önce istihdamdan bahsettiniz. Son yıllarda turizm sektörü Arap turizminin de etkisiyle öne çıktı. Aslında yerel yönetimlerin de bu konuda lokomotif konumunda olması gerekiyor. Yerel yönetimin bu anlamda çalışmalarını yeterli görüyor musunuz? Bu konuda önerileriniz var mı? Ya da başkan olmanız hâlinde yapacaklarınız var mı?

Yerel yönetimleri yeterli görsem zaten bu işe soyunmazdım. İş dünyasında çok önemli bir kural vardır. Yumurtalar aynı sepette saklanmaz. Farklı alanlarda da yatırım yapmak lazım. Trabzon’u sadece turizme mahkûm etmek de doğru bir şey değildir. Düşünün, turizmde bir kriz olduğu zaman ne yapacağız? Şu anda Arap turizmi var. Suudi Arabistan ile Türkiye’nin arası açılsa… Çünkü orası krallıkla yönetiliyor... Kral dese ki “Türkiye’ye Allah kulu gitmeyecek.” Ne olacak? Türkiye’deki o kadar turizm yatırımı biter. Bu pencereden baktığımız zaman farklı sektörlerde de Trabzon’un geleceği için yatırımlar planlamak gerekir. Trabzon’un bu anlamda bir B planı da olması gerekir. Benim kafamda şu düşünce vardır: Ben Allah (CC) nasip eder de belediye başkanı olursam büyük bir proje ekibi kuracağım. Belediye dışından, üniversitelerden, Türkiye genelinde konusunda uzman olan önemli kişilerden şehircilik adına, ekonomi adına, sosyal konular adına böyle bir proje masası oluşturacağım. Parçadan bütüne gitmekle ilgili bir çalışma yapacağım. İlçeleri masaya yatıracağız. Mesela siz Çarşıbaşılısınız. Çarşıbaşı’nı masaya yatıracağız. İktisatta swot analizi dedikleri bir yöntem vardır. Güçlü yönler, zayıf yönler, tehditler, fırsatlar… Çarşıbaşı’nın insan karakterine, kalitesine, insan gücüne bakacağız. Çarşıbaşı’nın coğrafî şartlarına bakacağız. Ve güçlü yönlerini değerlendireceğiz ve diyeceğiz ki Çarşıbaşı’nda balıkçılık, tekstil veya turizm yatırımı olabilir. Tarım ya da hayvancılıkla ilgili bir yatırım olabilir. Ya da dışarıdan bir sanayi tesisini getirip kurabiliriz. Bunları örnek olarak söylüyorum. Oturacağız ve konuşacağız. Finans konusunu hiç düşünmüyorum. Dünya Bankası, Kalkınma Bankası, uluslararası fonlar, yap-işlet-devret metodu ile beraber yaparız. Mesela Çömlekçi’nin kentsel dönüşümü 2009’da gündeme geldi. TOKİ’ye bıraktılar. Ve Trabzon’daki müteahhitler, Yomra’da, Kaşüstü’nde, Yalıncak’ta, Çukurçayır’da, Beşirli’de ne kadar tarım arazisi varsa talan ettiler. Eğer Çömlekçi’yi müteahhitlere bıraksaydılar, Çömlekçi de Narlıbahçe de çoktan bitmişti. İstanbul’da kentsel dönüşüm böyle yapılıyor.  Müteahhidin Yalıncak’ın o verimli arazisinde ne işi var? Perişan ettiler. Bundan sonra biz herhalde taş, toprak yiyeceğiz! Büyüklerimiz havaalanlarını, köprüleri, büyük tünelleri yaparken biz niye yapmayalım? Proje, maliyet, fayda, kâr... Biz bunlara bakacağız. İşin merkezinde iş olacak.”

ŞEHRİN GELECEĞİNİ OLUMLU ETKİLERİM

Temayül yapılacak. Teşkilat mensuplarına neler söylemek istersiniz? Oy verirken neye dikkat etsinler ya da Türkay Gümüş’e neden oy versinler?

18 ilçeyi de dolaştık. En son Ortahisar’da teşkilat mensuplarının huzurunda konuşmamızı yaptık. Kendimizi anlattık. Yaptıklarımız belli. Bunları yaparken Allah’tan başka kimseden de bir destek almadık. Türkay Gümüş belediye başkanı olmasa bile donanımlarını insanlar için kullanıyor, kullanmaya da devam edecek. Sultan Murat’ta bir cami ve külliye yapıldı. Ben bunun Trabzon temsilciyim. Arsin Yeşilyalı’da 500 öğrenci kapasiteli bir yurt ve yanında külliye yapılıyor. O işin başındayım. Erdoğdu Lisesine önemli donatılar kazandırdık. Okul son derece modern bir görünüm kazandı. Varoşta olan bir okul düşünün şu anda imkânları en iyi olan okul oldu. Erdoğdu Lisesinin futbol takımı Dünya Şampiyonu oldu. Bir ekip çalışmasıyla bunları başardık. Dortmund’un Trabzon’un kardeşi olma projesinin koordinatörlüğünü yaptım. Türkay Gümüş olarak sıkıntı yok, ben yol bulup akıyorum. Destek oluyorum, toplumsal hassasiyetim yüksektir. Ama belediye olarak daha büyük projelere, büyük bir şehrin geleceğine olumlu bir etki yapabileceğimi düşündüğüm için bu yola çıktım. Yoksa ben Allah’ın bana nasip ettiği donanımı bir Trabzonlu olarak zaten kullanıyorum. Hiçbir sıkıntı yok.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Bize oy verecek olan insanlarla konuştuk. Şunu söyledik ve yine söylüyoruz: Türkiye’nin gücü, Trabzon’un geleceği, Türkay Gümüş. Sloganımız bu. Halkımızın desteğini bekliyoruz.

Sayın Gümüş teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Aydın 4 hafta önce

Hedefleriniz Trabzon halkının beklentileri dir. Başarılar dilerim.

banner89

banner108