banner114

Avni Aker’i efsane kılan Trabzonspor’un kaliteli oyuncularıydı

Atay Aktuğ, asker bir babanın oğlu olduğu için Türkiye’nin hemen her bölgesini gezerek çocukluğunu geçirmiş. Karadeniz Teknik Üniversitesinde mimarlık okuduktan sonra futbol oynayan Atay Aktuğ, bu dönemde meslek aşkının ağır basması nedeniyle kariyerini erken yaşta noktalamayı tercih eder. Bugün de hâlâ bu konuda hiç pişmanlık duymadığını söyleyen Atay Aktuğ, ailesinin aldığı her kararda onu desteklemesinin ise kendisi için en önemli şey olduğunu kaydediyor.

ATAY AKTUĞ KİMDİR?

Atay Aktuğ, 4 çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak 1945 yılında Hatay’da dünyaya geldi. Babasının asker olması sebebiyle Hatay’da yaşadıkları için orada dünyaya gelen Atay Aktuğ’un babası, kimliğine doğum yeri olarak Trabzon’u yazar.

Aktuğ, ilkokulu Ülkü İlkokulunda, ortaokul ve liseyi 2. sınıfa kadar Erzurum’da, son sınıfı ise Trabzon Lisesinde okudu.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olan Atay Aktuğ, Akçaabat Sebatspor ile başlayan futbolculuk kariyerine İdmanocağı ve Trabzonspor’da devam etti ve yaklaşık 10 yıl forma giydiği Trabzonspor’da futbol hayatını noktaladı.

Futbolculuk hayatının ardından 1980-1982 yılları arasında Trabzonspor Yönetiminde Basın Sözcüsü olarak görev yaptı. Daha sonra siyasete atılan Aktuğ, 1989-1994 yılları arasında da Trabzon Belediye Başkanlığı yaptı.

2003-2006 yılları arasında Trabzonspor Başkanlığı yapan Atay Aktuğ’un başkanlığı döneminde Trabzonspor bir Türkiye Kupası, iki de lig ikinciliği elde etti.

Atay Aktuğ, 10 yıllık futbolculuk hayatının en özel anlarını yaşadığı Trabzonspor’da 2 yıl kaptanlık yaparken belki de hiç aklına dahi gelmeyen bir görev daha kendisine kısmet olmuştu. Kendi mesleği olan mimarlığı tercih ederek futbol hayatını kısa tutan Atay Aktuğ, bir dönem de siyaseti tercih etti. Trabzon Belediye Başkanlığı da yapan Aktuğ’un 3 dönem Trabzonspor Kulübü Başkanlığı yaparken bordo-mavili camia ile yeniden yolları kesişmişti.

Atay Aktuğ, Trabzon’da siyaset ve spor alanlarında hizmet eden ender isimlerinden birisi aynı zamanda... O ne bordo-mavi sevdasından ne mimarlık mesleğinden ne de Trabzon şehrinden vazgeçmeyenlerden... Zira o, bugün bir yandan mesleğini severek sürdürmeye çalışırken bir yandan da formasını terlettiği, başkanlığını yaptığı Trabzonspor’un maçlarını aksatmadan takip etmeye çalışıyor. Aktuğ, Trabzon şehrinin sorunlarını da yakından takip etmeyi ihmal etmiyor.

günebakış: Sayın Başkan, öncelikle bize kendinizi ve ailenizi anlatır mısınız?

Atay Aktuğ: Aslen Trabzonluyuz. Babam binbaşı, annem de ev hanımıydı. Babam o dönem Hatay’da görev yapıyordu. Sonrasında Erzurum, Ankara, Çankırı derken neredeyse Türkiye’nin her yerini gezdik. Annem Allah (CC) rahmet eylesin ev hanımıydı. Babamın tayini Erzurum’a çıkınca da oraya gittik. Orta 2 ve 3’ü Erzurum’da okudum.

Liseye Erzurum’da başladım. Çok iyi bir öğrenciydim. Okulu takdirle bitirdim ve tekrar Trabzon’a geldim. Liseyi Trabzon Lisesinde tamamladım. Karadeniz Teknik Üniversitesini kazanıp okudum ve o tarihten beri de hep Trabzon’dayım.

günebakış: Futbolla yolunuz nasıl kesişti?

Atay Aktuğ: Futbol oynamayı çok seviyordum. Mahalle aralarında arkadaşlarımızla futbol oynayarak büyüdük. Sokak aralarında 7-8 yaşlarında oynadığımız futbolun zevki belki de hiçbir yerde yoktur.

İlkokuldayken arkadaşlarla Ziya Bey Sahası’na gider top oynardık. Güzel de futbol oynardık. Bizim zamanımızda altyapı falan yoktu. Sebat Gençlik’te 2 yıl oynadım. Mahalleler arası futbol maçlarımız oluyordu. Bizim bu futbol yaşantımız sürerken -iki yıl sonra- İdmanocağı’nın kalecisi Sebahattin abinin tavassutu ile beni İdmanocağı’na aldılar. Orada bir süre oynadıktan sonra da Trabzonspor’a aldılar. O dönem Trabzonspor’un kuruluş süreciydi. Ve 2 yıl kaptanlık yaptığım Trabzonspor’da 1973 yılında futbol hayatımı noktaladım.

günebakış: Futbolu neden bu kadar erken bıraktınız?

Atay Aktuğ: Mesleğim mimarlıktı ve her şeyi yapamıyordum. Maça gideceğim zaman antrenman yapmak gerekiyordu. Mesleğimden dolayı da antrenmanlara vakit ayıramıyordum. O yüzden 1973 yılında futbol hayatımı noktaladım. Bir anlamda karşımda bir tercih vardı ve ben de tercihimi mimarlık mesleğini yapmaktan yana kullandım.

günebakış: Avni Aker deyince aklınıza neler geliyor?

Atay Aktuğ: Avni Aker’le ilgili o süreci hatırlıyorum. Avni Aker, orada başarılı olan takımlarla hafızalarda yer edindi. Avni Aker’e o gücü, o ruhu veren orada oynayan takımdı, iyi futbolculardı. Ve Avni Aker’i Avni Aker yapan en önemli faktördür iyi futbolcular, taraftarlar... Avni Aker yıkıldığı zaman herkes gibi ben de hüzünlendim. Ve “Keşke o tribünleri orada kalsaydı.” dedim her seferinde. Yavuz Selim de yıkıldı gitti.  Trabzon futbolu o iki statta yeşerdi, filizlendi, büyüdü ve gelişti. O iki stat, bu şehrin ve Türk futbolunun dününe ve bugününe damgasını vurmuştur.

günebakış:Avni Aker’de unutamadığınız anılarınız olmuştur...

Atay Aktuğ: Avni Aker’de elbette çok maçta sevindik. Her maçta bütünleşiyorduk biz. Trabzonspor’a gelip kaptan ve başkan oldum.

Ben şampiyonluğa erişemedim. Ankara’da PTT ile oynanan maçtan sonra hepimiz kötü bir ruh hâline büründük. Hepimizin morali bozulmuştu. Ve o maç; yöneticisinden antrenörüne, futbolcusuna kadar hepimizi çok sarstı. Gitmek isteyen oyuncuların da takımdan ayrıldığı bir dönem oldu. Ondan sonra bir yıl daha oynadıktan sora futbolu bıraktım.

günebakış: Sayın Başkan teşekkür ederiz.

Atay Aktuğ: Ben teşekkür ederim.

Anahtar Kelimeler:
Atay Aktuğ
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108