banner114

Avni Aker sihri olan enteresan bir stattı

Eski futbolcu, eski hakem, kabzımal, politikacı, televizyon yorumcusu ve spor yazarı olan Erman Toroğlu; Ankara’da İsmet Paşa Mahallesi’nde büyüdü. Futbolla çocuk yaşta yolları kesişen Erman Toroğlu, futbol oynadıktan sonra da hep futbolun içinde oldu. Hakemlik yaptığı dönemlerde yaklaşık 20 yıl kabzımallık da yapan Erman Toroğlu, özellikle hakemliği bıraktıktan sonra cesur açıklamaları ve gündeme damga vuran çıkışlarıyla dikkat çekti.

Erman Toroğlu kimdir?

Erman Toroğlu, 24 Kasım 1948 tarihinde Mersin’de dünyaya geldi. İlk ve ortaokulu Mimar Kemal’de okudu. Ankara Atatürk Lisesinden mezun olduktan sonra Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat-Kamu Yönetimi Bölümü’nde okudu.

Futbola Gençlerbirliği’nde başladı ve sırasıyla Ankara Güneşspor, Mersin İdman Yurdu ve uzun yıllar kaptanlığını yaptığı MKE Ankaragücü’nde devam etti. Futbol kariyerinden sonra hakemliğe başladı ve FIFA kokartı aldı.

Bir dönem siyasete de atılan Toroğlu, 1991 seçimlerinde Aydın Güven Gürkan’ın karşısına Mersin’de DYP’den aday oldu.

Şansal Büyüka ile uzun yıllar önce Show TV’de, daha sonra da Lig TV’de yayınlanan “Maraton” isimli programda yorumculuk yaptı.

Hürriyet gazetesinde yazarlık yapan Toroğlu, 2010-2013 yılları arasında da Telegol’de futbol yorumculuğu yaptı. 2015 senesinin başlarında TRT Spor’da yorumculuk yapan Toroğlu, hâlen A Spor kanalında yorumculuk yapmaktadır.

Futboldan sonra 20 yıl kabzımallık yapan Erman Toroğlu, aynı dönem hakemlik yaptı. Ticaret hayatını bıraktıktan sonra hakemlik hayatı 9 yıl süren Erman Toroğlu, spor yorumculuğu ve yazarlığı ile yine sporun içinde oldu.

Futbolculuğu döneminden başlayarak yolu sıkça Trabzon’a düşen Erman Toroğlu, Trabzonsporlu futbolcularla arkadaşlıklarını anlatırken o günleri bir kez daha andı. Hattâ öylesine güzel dostluklar vardı ki “Maç esnasında birbirimizi yerdik ama maç bitince Trabzonsporlu futbolcu arkadaşlar ‘Barbunları fırına verdik.’ derdi bana.” sözleriyle anlatıyor bu güzel dostlukları... Hakemlik yaptığı dönemde unutamadığı bir anısı var ki... Avni Aker’de Trabzonspor-Beşiktaş maçında çıkan olaylar nedeniyle kendisinin görev yaptığını ve sahaya atılan yabancı maddelerden dolayı da karşılaşmayı iptal ettiğini hiç unutamıyor. O günü “Benlik bir şey yoktu ama kabak benim başıma patladı.” diye anlatıyor Erman Toroğlu...

Erman Toroğlu’nun bir özelliği de Türkiye’de hem Millî Takım forması giyen hem de FIFA hakemi olan başka birisinin olmaması.

Erman Toroğlu, sözünü hiç kimseden, hiçbir ortamda esirgemedi. Özellikle sivri açıklamaları ve ilginç benzetmeleriyle sık sık gündemde yer alan bir isim oldu Erman Toroğlu...

Tarafsız ve başarılı yorumlarıyla her kesimin takdirini toplayan Erman Toroğlu ile Trabzonspor ve Avni Aker’i konuştuk.

günebakış: Sayın Toroğlu, bize öncelikle kendinizi anlatır mısınız? Futbolla yolunuz nasıl kesişti?

1964-1980 yılları arasında -yaklaşık 16 sene- futbolculuk hayatım oldu. Hakemlik hayatım ise 9 sene sürdü. Gazete ve televizyon işine girdim ve senelerdir de o işi yapıyorum. Türkiye’de hem Millî Takım forması giyen hem de FIFA hakemi olan başka birisi yok. Mahalle arasında biz de arkadaşlarla futbol oynuyorduk. Mahalleden futbolcuyuz, bir bakıma biz de mahalleden çıktık. Gençlerbirliği’nde oynayan bir abi beni Gençlerbirliği’nin genç takımına götürdü. Oradan ilk olarak 2. ligde Güneşspor’a, oradan da 1. ligdeki Ankaragücü’ne gittim. Ankaragücü’nde 9-10 yıl futbol oynadım. Oradan Mersin İdmanyurdu, sonra Ankara Şekerspor derken futbolu bıraktım.

günebakış: Avni Aker’le ne zaman tanıştınız?

1966-1967 olabilir. Üniversiteler Bayramı vardı. Ve futbol turnuvası da o dönem Trabzon’da yapılıyordu.  Ben o dönem hem okuduğum Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi’nin okul takımının hem de Güneşspor’un oyuncusuydum. Trabzon’da hem Sebat’ın sahasında hem de içeride maçlar yaptık. Avni Aker’e çıkışım ilk o olmuştu.  O zaman Necmi Perekli ile tanıştım. O beni evine götürdü... Annesi bize yemek yapmıştı. Sonra Trabzon lige çıkınca ligde karşılaştık. Bu kez futbolcu olarak Avni Aker’e gitmiştim. Eski takımdan Allah rahmet eylesin Bülent vardı, Kabak Coşkun’un kardeşi, Ahmet Suat Özyazıcı ile karşı karşıya oynadım o dönem. Onların son dönemi benim ilk zamanlarımdı ve henüz 17 yaşındaydım.

günebakış: Hakem olarak da Avni Aker’de çokça anınız vardır...

Evet, Avni Aker’de çok anım vardı. Ali Kemal, Kadir zamanları bizim dostluğumuz çok iyiydi. Maç yapardık. Top oynarken Bülent, “Barbunları fırına verdim, maçtan sonra gideceğiz.” derdi. Havalimanının yanında bir yer vardı, ağaçlık alan. Maçtan sonra orada gider rakı-balık yapardık. Ama maç esnasında birbirimizi yerdik! Hakemlik dönemimde Avni Aker’de hatıralara kazınan en önemli anım, yarıda kalan Trabzonspor-Beşiktaş maçıydı. Orada da maç öncesinde bazı söylemler olmuştu. Kabak bize patladı ve maç yarıda kadı. Yardımcım Vahap Beyaz’ın iki defa kafası yarılmıştı. Maç da o esnada 3-2 idi. Bir penaltı verdim, taraftar veremeyeceğimi zannetmişti ki tribünden taş yağıyordu. Şimdiki sistem olsa birinci olayda bırakıp gideceksin. O zaman mümkün olduğu kadar masaya taşımayacaksın, biz de taşımadık. Ama baktık ki dayanamadık, en son Beşiktaş’ın lehine ikinci penaltıyı verdiğimde diğer yardımcımın kafasına sustalı attılar. Kafasının yanından yere saplandı. Sustalıyı aldım ve maçı tatil ettim. Ondan sonra Trabzon’da başıma çok şeyler geldi.Bir de Avni Aker’de yine hakem olarak bir maça çıktım ama bu olaylı maçtan önceydi. Sol açık İskender oynuyordu, Şekerspor’da beraber oynamıştık, bir anlamda elimde büyümüştü. Maça çıkıyoruz kaleci Şenol kaptan, beni görmedi, İskender de görmedi. Trabzonspor 5-1 galipti. En son Diyarbakır’ın kaptanı vardı -Allah rahmet eylesin- Erdoğan... Bir karar için bayrağı kaldırdım-kaldırmadım derken bana küfretti. Ben de bayrağı çekip hakemi çağırdım. “Ne oldu?” dedi. “Erdoğan’ı bir salla.” dedim. “Ne yaptı?” dedi. “Sonra anlatırım.” dedim. Erdoğan’ı bir salladı. Maç bitti İskender o zaman beni gördü, geldi öpüştük. Erdoğan, “Bu ne muhabbet, oyuncu-hakem...” dedi. Aynı takımda oynadığımızı bilmiyordu tabii. Böyle anılarımız var.

günebakış: Avni Aker deyince zihninizde neler uyandırıyor?

Avni Aker... Şehrin göbeğinde o stat enteresan. Girişi kolay, çıkışı da kolay. Trabzon maçı alırsa daha rahat çıkıyorsun, alamazsa zor çıkıyorsun. Böyle bir stat. Yani sihri  olan bir stat! Trabzonspor orada çok büyük başarılar elde etti. Hem de hiç umulmayan şekilde... Trabzonspor 1971-1972 sezonunda 1. lige çıkmak için Ankara’da PTT ile oynayacaktı. Trabzon’dan ineğini satanlar, arabasını satanlar... Biz de Ankaragücü ile 3 gün sonra kupa finali oynayacağız, stada giremedik, bizi sahanın içine aldılar, o kadar kalabalık yani. 30 bin kişi içeride, 20 bin kişi dışarıda var. PTT maçı aldı. Trabzonspor o sene bütün takımı lağvetti ve yeni bir takım kurdular. İşte o 6 sene şampiyon olan takım o ikinci takım. Maç bittiğinde ben tribünlere baktım, stat ful Trabzonluydu, hepsi arkasını dönüp ağlıyordu. Ben hayatımda öyle bir sahne nadir gördüm. Stattan çıkmıyorlardı da üstelik...

günebakış: Sayın Toroğlu teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108