31 Mart sonrasına bakıyorum!

İYİ Parti Yomra Belediye Başkan Adayı Mustafa Bıyık, bir yüksekokul, iki fakülte mezunu… Hem sosyoloji hem işletme okumuş. 7’den 70’e Yomra’nın umudu hâline gelen Bıyık’ın en önemli özelliği samimiyeti. Yomralılar bu genç adamın etrafında âdeta hale oluşturmuş. Halenin en önemli unsuru ise güven… Yomra, Bıyık’a güven duymuş ve yol yürüyor.

Bıyık’la 31 Mart Yerel Seçimleri öncesini konuştuk. Bıyık’ın en önemli söylemi ise şöyle: “İlk kez burada ifade ediyorum: Yomra için hizmet sorunu yaşamayacağım. Benim 31 Mart öncesiyle hiçbir sorunum olmadığını da buradan ilan ediyorum. Ben 1 Nisan’dan sonrasına bakıyorum.”

İYİ Parti Yomra Belediye Başkan Adayı Mustafa Bıyık’la birlikte Yomra’yı konuşuyoruz. Sayın Bıyık, Yomra’da seçim çalışmalarına başladınız ve dışarıdan yaptığımız gözlemlere göre çok iyi gidiyor. Bütün Trabzon’un dikkati âdeta Yomra’nın üzerinde toplandı. “Yomra bir değişime doğru mu gidiyor?” şeklinde herkes birbirine aynı soruyu sorarak günlük takibe başladı. Trabzon’da en çok ilgi çeken ilçelerin başına Yomra oturdu. Sayın Bıyık, Yomra’daki seçimleri “İbrahim Sağıroğlu ile benim aramda geçecek.” şeklinde nitelendiriyorsunuz. Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz? Mustafa Bıyık kimdir? Bu ilginin kaynağı nedir?

Öncelikle çok teşekkür ediyorum. 1981 doğumluyum. İşletme fakültesi ve sosyoloji bölümü mezunuyum. İki fakültenin öncesinde 2 yıllık yüksekokul okul mezunuyum. Yani üçüncü üniversitemi bitirdim. Bitirdiğim okullar daha çok işletme ve yönetim kademeleriyle ilgili oldu. Genç olmamız ve Yomra’da sivil toplum örgütlerinde görev yapmış olmamız bizim için bir avantaj oldu.  İlk aday olurken Yomra’daki siyasî hayata yeni bir tarz getirmek istedim. Kırgınlıklar, kavgalar, küskünlükler olmasın istedim. Yomra’nın bu anlamdaki makûs talihini değiştirmek istedim. Yola çıkarken dedik ki insanlar siyasî duruşumuza, tarzımıza, esnaf ziyaretindeki davranışlarımıza, diğer siyasî partilerin temsilcileri ya da onlara gönül veren insanlara yaklaşımımıza bakarak değerlendirme yapacak. Yomra’nın geleceği önemli. Onun için öyle mesajlar vermeliyim. Tarz ve üslubu değiştirmeliyim. Yomra’da siyasetin tarzı ve üslubu değişiyor. İkinci ve üçüncü kuşak olarak siyaseti daha seviyeli ve temiz bir şekilde sürdürebilmeyi hayal ediyordum. Birinci amacımıza ulaşmış olduk. Yomra’da siyasetin tarzı değişti. Birbirimizi suçlayarak, kavga ederek değil, yapacaklarımız üzerinden gidiyoruz. Vatandaşla buluşuyor ve kendimizi anlatıyoruz. Çok güzel de bir hava oluştu. İnsanlar bizimle uzun uzun sohbet etmek istiyor. Bu yönde çok yoğun taleplerle karşılaşıyoruz ancak buna zamanımız yetmiyor. Birinci amacımızı burada gerçekleştirmiş olduk. Yomra’da artık bir değişim ve enerji isteniyor. Mevcut başkanın 15 yıllık bir görev süresi sonrasında artık yeni bir heyecana ihtiyaç olduğunu vatandaş bize söylüyor.

Sayın Bıyık, tamam da Yomra’nın önüne çıkan her adamın peşine Yomra bu kadar takılmaz! Yomra’da AK Parti’nin eski kurmaylarından ve önemli isimlerden tutun da özellikle MHP’nin efsane isimleri toplanıp “Ne yapabiliriz?” sorusunu sorup ardından sizin için sokağa inme kararı verdi. Yani etrafınızda bir birleşme ve kenetlenme var. Bu durum sadece gençliğinizle mi alakalı? Böyle mi izah ediliyor?

Aslında Yomra’da bir değişim isteniyor ve bu değişim toplumun her kesimi tarafından isteniyor. MHP’liler tarafından da isteniyor, AK Partililer tarafından da isteniyor, CHP’liler ve diğer siyasî partilere gönül vermiş insanlar tarafından da isteniyor. Bu değişimin istenilmesi noktasında bizim de ortaya çıkışımızın katkısı olduğunu düşünüyorum. Bundan önceki çalışma hayatımızdaki referanslarımız, halkla buluşmamızdaki samimiyet… “Yomra’da yaşayan 40 bin kişinin belediye başkanı olacağım.” diyerek yola çıkmıştım. “Evet, bu insan 40 bin kişinin belediye başkanı olabilir.” hissini verdiğimiz ve halk tarafından benimsendiğimiz için bizim etrafımızda bir birleşme oldu. Şuna söz veriyorum: Seçildiğim günün ertesi Yomra’da bütün halkın belediye başkanı olacağım. Son yıllarda seçilen belediye başkanları hiçbir zaman halkın tamamını temsil edemediler. Şu anda Yomra’da belediyeye girmeyen yüzlerce insan var. Ve bu insanlar yıllardır belediyeye girmiyor. Bizim dönemimizde böyle bir şey olmayacak. Etrafımızda birleşen büyüklerimizin tecrübeleriyle bizim de gençliğimizi birleştireceğiz ve inşallah Yomra’ya güzel hizmetler yapacağız.

Vatandaşın sizden beklediği, huzur ve Yomra’nın geleceğinin kurtarılması… Bunun için birlik ve beraberlik istiyor. İnsanlar sokakta birbiriyle kardeşçe ve daha mutlu yaşamak istiyor. Bir de kentin biriken ciddi sorunları var. Bu bağlamda projeleriniz var mı?

Evet, projelerimizi hazırladık. Ancak zamanı verimli kullanmak anlamında projelerimizi erken açıklamak istemedik. 10 gün içerisinde projelerimizi açıklayacağız. Şunu diyoruz: Bizim bir mega projemiz yok! Aslında Yomra’nın bir mega projeye ihtiyacı da yok. İnsanlar için mega proje, o anda neye ihtiyaç duyuyorlarsa onun varlığıdır. Eğer o varsa, bu onun için mega projedir. Örneğin bugün bir kadın, Yomra’da çarşıda yürürken tuvalete gitmek istese gidebilecek olduğu bir kadınlar tuvaleti yok. Keza bu durum erkekler için de geçerlidir. O zaman insanlar için mega proje tuvalettir! İnsanlar için mega proje çocuk parkıdır. İnsanlar için mega proje güneşli havada çocuğunu gezdirebilmesidir. İlçemizde insanların güneşli havalarda çocuklarını götürebilecekleri bir park dahi yok. Yomra sokaklarında bugün araçlardan dolayı geçilmez bir hal var. O zaman Yomra’nın mega projesi bir otoparktır. İnsanların oturup çaylarını yudumlayabilecekleri bir çay bahçesi yok. O zaman Yomra’nın mega projesi bir çay bahçesidir. Yomra caddelerinde bugün 30-40 yıllık kaldırımlar var. Hâlâ bir tane dahi kaldırım taşı değiştirilmemiştir. O zaman Yomra için mega proje bu kaldırım taşlarının değiştirilmesidir. Bizim 5 yıllık süreçteki projelerimiz halka dayalı olan projelerdir. Yani vatandaş için ihtiyaç olan şeyleri yapmaktır. Eğer bunları 5 yıllık süreçte yapabilirsek ondan sonraki dönemlerde mega projeler üzerinde çalışılabilir. Bizim bütün projelerimiz halkın gündelik yaşamını kolaylaştıracak projelerdir.  

Biraz da kırsal kesimi konuşalım… Kırsal kesim size nasıl bakıyor?

Kırsal kesim tabii ki AK Parti seçmeninin hâkim olduğu bölgelerdir. Daha önceki seçimlerde %80-90 oranında AK Parti’ye destek veren köylerimiz vardı. Biz şu anda kırsalda oyları yarı yarıya inşallah almış durumdayız. Vatandaşın bize karşı çok büyük bir teveccühü var. Şöyle ki kırsaldaki vatandaşımız çok alçakgönüllüdür. Belediyeden öyle çok büyük bir talepleri yoktur. Çok büyük projeler de beklemiyorlar. İnsanlar yollarının betonlanmasını ve asfaltlanmasını istiyor. Kısa mesafeli ham yollarının iyileştirilmesini istiyor. Ancak bunları yaparken devletin de korunmasını istiyor. Burada özellikle şunu beyan etmek istiyorum: Yomra’nın bütün köyleri gezildiği zaman 5 cm asfaltlar var. Birçoğu 5 sene önce fındıklık arazilerine dökülmüş asfaltlar var. İnsanlar bunlara acıyor. Yatırımın uzun vadeli yapılmamasından yana şikâyetleri söz konusu. Yomra’nın köylerinin bu ihtiyaçlarını giderebileceğime dair kendilerine taahhütte bulunuyorum. Sağ olsun halkımız da bana inanıyor. “Yavaş yavaş yapacağız ancak olması gerektiği gibi yapacağız.” diyoruz ve onlar da bunu anlayışla karşılıyorlar. Bugün Trabzon’un diğer ilçelerinin kırsalındaki AK Parti seçmenine bakıldığı zaman Yomra’da bize karşı ciddi bir teveccüh olduğunu görüyoruz. Bu teveccühün de seçime kadar daha da iyi olacağını düşünüyoruz.

Yani siz şimdi Yomra’da iktidar partisinin belediye başkan adayına karşı bütün muhalefeti birleştiren bir başkan adayı olarak kitleleri “Endişe etmeyin, yatırımlarda bir gecikme ya da azalma olmayacak!” biçiminde ikna mı ettiniz? Bunu mu söylemek istiyorsunuz?

Kesinlikle ikna ettim. Yomra Belediyesinin bütçesi bugün Yomra’nın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir bütçedir. Muhalefet partisi olmasına bakılmaması lazım. Yomra hızla göç alan bir ilçe. Senede ortalama 5 bin kişi nüfus artıyor. Bugün 5 bin nüfus dediğiniz zaman Anadolu’da birçok ilçenin toplam nüfusu kadar her sene nüfusu artıyor demektir. Nüfus artışı aynı zamanda gelir demektir. Yomra’nın gelirini Yomra’nın ihtiyaçları için doğru yerde ve doğru zamanda kullandığınız takdirde gelir anlamında belediyenin hiçbir sorunu olacağını düşünmüyoruz.  Bu anlamda daha önceki konuşmalarımızda da şunu söyledik: Belediye başkanı seçildiğim takdirde büyükşehir belediyesiyle iyi bir koordinasyon kurabileceğimi düşünüyorum. Şu andaki mevcut yönetim, Büyükşehir Belediyesinden hizmet almakta sorunlar yaşıyor. Bu da bir koordinasyon eksikliğinden kaynaklanıyor. Biz bu koordinasyonu sağlayacağız. Şu anda Trabzonlu 5 bakanımız var. Biz bu bakanlarımızın kapısını aşındıracağız. Kendileriyle her fırsatta görüşüp Yomra için yapabileceğimiz projeleri kendilerine sunacağız. Biz, Yomra için götürülecek her projeye destek alıp döneceğiz inşallah…

Ben proje üretip kendilerine götüreceğim ve gerekli ödenekleri de çıkaracağıma inanıyorum diyorsunuz…

Yomra için, halk için mantıklı bir projeyi yapıp kendisine götürülen bir bakanın buna hayır diyeceğini düşünmüyorum. Çünkü onların da memleket ve ülke sevdalısı olduklarını düşüyoruz. Ankara’dan çıkan yatırımın doğru biçimde ve doğru bir zamanda net bir şekilde insanlara ulaşacaklarına emin olurlarsa onların bize daha fazla destek olacaklarını düşünüyorum. Bu anlamda Yomra’nın sorunları savunulmamış. Bakın Yomra-Özdil-Oymalı grup yolu var. Yaklaşık 20 yıldır hiçbir şekilde bir ilerleme kaydedilemiyor. Senede 700-800 metre yapılıyor. Bugün Beşikdüzü’ne, Şalpazarı’na, Akçaabat’a ya da Of’a baktığınız zaman yaklaşık 8 bin kişinin yaşadığı bir vadide bir yol sorunu var. Diğer ilçelerde -3 bin kişinin yaşadığı yerlerde- inanılmaz yollar yapılmış ve yerleşim yerlerine ulaştırılmış. Ben bu yolun savunucusu olacağım diyorum. Altyapı ve Ulaştırma Bakanı’nın kapısında gerekirse günlerce yatacağım ama Yomra-Özdil-Oymalı grup yolunun tamamlanmasını sağlayacağım diyorum. Geçen akşam bir vatandaş bana bir fotoğraf attı. “Başkan bu fotoğrafa bak!” dedi. Baktım ki 35 yıl önce il genel meclisi üyeliğine aday olmuş olan bir vatandaş, gazeteye çıkmış ve “Yomra-Özdil-Oymalı grup yolunun yapılması için elimden geleni yapacağım. Gerekirse Necmettin Karaduman’ın kapısına gideceğim ve bu yolu yaptıracağım.” diye bir beyanat vermiş. Bakın bu hadisenin üzerinden 35 yıl geçmiş ancak bu yol yapılamamış ve biz hâlâ bu yolu konuşuyoruz. Yomra’nın kırsalındaki vatandaşın bize ilgi göstermesinin temel nedenlerinden birisi de bu hadisedir. Bu yolu savunacağımı iyi biliyorlar. Çünkü ben o yolun sıkıntısını çekmiş bir insanım.

Sayın Bıyık, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bunu ilk kez burada söylüyorum: Yomra’da hizmetsel bir sorun söz konusu. Benim 31 Mart öncesiyle bir sorunum yok. Ben 1 Nisan’dan sonraki işlerime bakıyorum. Yomra’ya siyasî ve yönetimsel anlamda yeni bir tarz getireceğim. Ancak birtakım eksiklikler var ve bu eksikliklerin söylenmesi de gerekiyor. Bugün Yomra Belediyesinde muhtarlıklar müdürlüğü, park ve bahçeler müdürlüğü, temizlik işleri müdürlüğü gibi halkın sorunlarını tespit edip çözecek olan makamlar boş durumda. Bu makamların bir müdürü dahi yok. Yomra’da çöp konteyneri dolsa ilgilenecek olan bir müdür yok. Kadro var ancak boşta duruyor. Bu çağda hâlâ çöpü dolan kişiler zabıtayı arıyor, zabıta da başkanı arıyor! 40 bin kişilik bir ilçede yaşıyoruz. 40 bin kişilik bir ilçede bir başkanın kendisine dayalı bir yönetim sistemi kurması hizmeti getirmez. Ben bir yöneticiyim. Yomra’da vatandaşa en kolay hizmet nasıl ulaştırılırsa o sistemi kuracağım. İlgili müdürü olacak ve vatandaşın sorununu çözecek. Çözmezse eğer o zaman biz hesabını soracağız. Yani Yomra Belediyesini kurumsallaştıracağız. Makineye ihtiyacı olan, çöpü boşaltılacak olan vatandaş veya herhangi ufak tefek bir şeye ihtiyacı olanların başkana ulaşmak zorunda kaldığı bir belediye olmaz. Şimdi seçim zamanları başkan adayları vatandaşa “Kapımız size açıktır!” diyor. Bu “Kapımız size açıktır!” ifadesi bir başkana yakışmaz. Bir belediye başkanının işi vatandaşa hizmet etmektir. Hizmet etmek için oy istiyorsan zaten o kapıyı kapatamazsın!

Sayın Bıyık teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108