Mevlâya şükürler olsun ki Müslümanız ve İslâm'ın şartlarından biri olan "Oruç"  ibadetimizi yerine getirmeğe çalışıyoruz. Hiç kimseden, hiçbir kuldan bir beklentimiz yok, sâdece Mevlâ'dan orucumuzun kabul edilmesini ve bunun için de vâdedilen ilâhî mükâfata nâil olmamızı bekliyor ve niyâz ediyoruz. Mutlak adalet sâhibi olan Yüce Mevlâmız elbette ki samimi ve içten niyâzlarımızı kabul buyuracak ve bizler lütf-i ilâhiye nâil olacağız. 
"Eğer deryâdan az su alabiliyorsan, suç deryânın değil, kabın küçüklüğüdür" Böyle olunca Mevlâ'nın rahmeti bize nazâr etmiyorsa, suçu bizde arayalım, eksikliklerimizin neler olduğunu bulalım ve bunlardan samimi kalp ile tövbe edip kurtuluşa erelim. Hazreti Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar:
"Azîz ve Celîl olan Allah-u Tealâ buyuruyor ki: Âdemoğlunun her ameli kendisinindir. Yalnız oruç müstesna. O, benim içindir. Onun mükâfatını ben vereceğim. Oruç ateşe karşı siperdir. Sizlerden biriniz oruçlu bulunduğu günde fenâ     lâkırdı söylemesin, kavga etmesin. Şâyet birisi ona kötü söz söylerse "ben oruçluyum" desin. 
Allah’a (CC) kasem ederim ki, muhakkak oruçlunun ağız kokusu, Allah nezdinde misk kokusundan daha hoştur.
Oruç tutanın ferahlanacağı iki sevinçten birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabı ile Allah'a (CC) kavuştuğu andır."
Düşünen ve tefekkür eden mü'mîn kardeşim!
Yapmakta olduğumuz oruç ibadetinden beklediğimiz feyz ve bereketi alabilmemiz için öncelikle oruçlu iken kalbimizden Allah (c.c.) sevgisini ve muhabbeti eksik etmemiz, Her türlü kötü davranıştan uzak kalmamız, orucumuzu diğer ibadetlerle de süslememiz, namazla, niyazla, Kur'ân okumakla, hatimleri takip etmekle, teravihle, fakir fukaraya yardım edip zekât ve fitrelerimizi vermekle kabul olunacak kıvama getirmemiz gereklidir. Sen, sana düşen görevleri yap, Mevlâ vadinden elbette geri kalmaz. İşte, seçilmiş insanların orucu böyledir. Sen ise niçin bu insanlardan olmayasın? 
Peygamberimiz Hazreti Muhammed (SAV) : " Bir kimse Ramazanın faziletine inanarak ve mükâfatını umarak oruç tutarsa, geçmiş günahları affolunur "
"Ramazân-ı Şerîf geldiğinde Cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlara gem vurulur. " 
Görüldüğü gibi, mü'mîne imânının getireceği mükâfat sonsuzdur. Samimiyet ve sağlam itikat yeterli olmaktadır. İnanç ve imân samimiyetle birleşince ve  mükâfatını da Allah'tan (c.c.) umarak yapılacak her ibadet Allah (c.c.) indinde değerinin bulup, karşılığı mükâfatı mutlaka  verilecektir. Bu inançla, şeksiz ve şüphesiz yapacağımız ibadetler ve bu arada tutmakta olduğumuz orucumuz bizlere inşallah Cennetin kapılarını açacak, cehennemin kapılarını da kapatacaktır. 
Ramazan'ın çevremizde meydana getirdiği gönül ve imân coşkunluğu gözlerimizin önünde işte. Bu Müslümanlığın ortaya koyduğu bir imân zenginliğidir. Kul olup da Yüce yaratanımızın emirleri doğrultusunda görevlerin yerine getirilmesinden meydana gelen manevi bir haz. 
Akıllı mü'min bu ibadeti en güzel şekilde ifa ederek, azami derecede kârlı çıkabilendir. İnşallah da öyle yapıyoruz. Sohbetimizi Necati Alemdar'ın şu mısraları ile bitirelim:
"Ramazan, sesini duydum yüceden,
Bu sese vurgunum ben tâ ezelden.
Bu İslâm dininin öz temelinden
Âşıkım bu ilmin sarhoşuyum ben. "
Kulağım çarpan tatlı sadâlar,
Akşam ezânında iftar edenler,
Oruca sahurda tekrar niyetler,
Âşıkım, bu ilmin sarhoşuyum ben.
Kulağım çarpan tatlı sadâlar,
Akşam ezânında iftar edenler,
Oruca sahurda tekrar niyetler,
Âşıkım, bu ilmin sarhoşuyum ben.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108