banner114

 ‘’Okumak soylu bir eylemdir’’ fırsat buldukça yazılarımızda söylüyoruz.

İnsan beyni tabiri caizse değirmene benzer. Sürekli dönen değirmen taşlarının içerisine buğday ya da mısır tanesi attığınız sürece öğütmeye devam eder, eğer içerisine tane atmaz iseniz taşlar birbirlerine sürterek kendini öğütmeye başlar. Değirmen taşları gibi beynin içerisine yeni bilgiler yüklemezseniz çalışma fonksiyonlarını askıya alır kendi kendini değirmen misali öğütmeye başlar. Düşünme yetisini kaybeder, sıradanlaşır.

 Beynin gıdası ve vitamini okumaktır. Yeni bilgiler zihin gücünün gübresidir.

Bu haftaki yazacağım konu bu değildi aslında, kitap okumak istedikçe uykumun gelmesi, okuyamamam gözlerimin ve vücudumun uykuya karşı dirençsiz kalması beni rahatsız etti. Ben de ramazanda nasıl kitap okuyabiliriz çok kısa da olsa araştırıp sizlerle paylaşmak istedim.

Ramazanda kitap okumak genelde zordur. Kitabı elimize alır almaz uykumuz gelir ve gözlerimiz kapanıverir. Olduğumuz yerde uyumaya başlarız. Hal böyle olunca yeterince okuyamayız. Aslında böyle olmamalı hele ramazanda daha fazla okumak, daha iyi anlamak ve daha fazla sorumluluk bilincimizin farkında olmamız gerekir.

Okumak konusu yalnız kendimiz için değil çocuklarımız için de önemlidir. Biz okumazsak, rol model olmazsak onlardan beklemek hayalcilik olur.

Ebeveynler olarak onlara kitabı sevdirmek ve okuma alışkanlığı kazandırmak zorundayız. Çünkü çocuk taklit ederek öğrenir. Bundan dolayıdır ki bir öğretmen, çocuğa rol model olmak zorundadır.

Şimdi gelelim asıl konumuza, okumaya başlayınca uykumuz niçin gelir? Cevap olarak uzmanlar şöyle açıklık getiriyorlar;

Okumak, aslında göründüğünden daha fazla enerji gerektiren bir eylemdir. Okurken beynimiz çok çalışır ve göz kaslarımız yorulur, bu nedenle gözlerimiz yavaşça kapanıp biraz dinlenmeye ihtiyaç duyar. Ayrıca okuma eylemini genellikle rahat ve sessiz bir yerde, otururken ya da uzanırken yaparız. Aynı zamanda bu işi günün sonunda yapmamız zaten yorulmuş olan vücudumuzu gevşetir ve uykunun gelmesine katkıda bulunur. Hele aylardan bir de ramazan olması hiçbir şey yiyilip içilmemesi vücudun enerji ihtiyacının fazla olması ve sağlanamamasından uykumuzu daha da hızlandırır.

Buna ek olarak çocukluk dönemlerimizde anne ve babalarımızın bizlere yatmadan önce kitap okuyup ya da okutturup ardından uyutma alışkanlığı. Bu durum bizlerde davranış değişikliği oluşturur ve beden bunu kanıksar. O yüzden her kitap okuduğumuzda uykumuz gelir. İster kitabı evde okuyalım, ister toplu taşıma araçlarında, isterse deniz kenarında veya güneşlenirken… Hiç fark etmez; kitap okuruz, uykumuz gelir ve elimizde olmadan uyuruz.

Peki, bunun önüne geçmek için ne yapılabilir? Yine uzmanlarımızın verdikleri cevapları şu şekilde sıralayabiliriz;

Göz yorgunluğunuzu azaltmak için fazladan ışıklandırma kullanmalıyız.

Öncelikle kendimize rahat ama çok rahat olmayan bir yer seçmeliyiz.

Arkaya yaslanmaktansa, dik oturabileceğimiz bir sandalye seçmemiz gerekir.

Bulunduğumuz ortamın çok sıcak olmamasına dikkat etmeliyiz.

Uyanık kalmak için okuma öncesinde hafif egzersizler yapabilir ve Arada mola vererek vücudu okuma modunda tutabiliriz.

Rabbimizin ilk emri oku olan dinin mensupları olarak, kitabı elimize alınca uykusu gelen değil okuma düzenini değiştirerek uykudan daha çok okumaya, düşünmeye ve anlamlandırmaya ihtiyacı olan akıllı ve iradeli varlıklar olduğumuz bilincinde olmalıyız. 

Göz için ışık ne ise, akıl için bilgi odur. Gözünüz ne kadar sağlıklı olursa olsun, ışık yoksa göremezsiniz. Beyniniz ne kadar sağlıklı olursa olsun, bilgi ile beslenmiyorsanız gör(e)mezsiniz. Görmeden yürüdüğünüz yolda, hangi kuyuya düşeceğinizi, sizi nereye sürüklediklerini kestiremezsiniz.

Beyin trenin vagonu ise bilgi lokomotifidir. Lokomotifsiz tren ne ise bilgisiz beyin de o dur.

…… De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”(Zümer Süresi 9)     Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108