Bahaettin Kabahasanoğlu
Bahaettin Kabahasanoğlu
Yazarın Makaleleri
Yalan
Öylesine güzeldi kadın Öylesine güzel gülüyordu adam Görenler kıskandı Görenler rüya sandı Kadının gözleri ışıktı Yüzü ışık Yanı başındaki adam Güya kadına âşıktı Anlattıkları yalandı Bakışları yalan Kalktılar gittiler...
7 Çok geç
Liseye yeni atanan resim öğretmeni ilk derste şaşırtmıştı… 'Herkes istediği resmi çizebilir.” 'Nereye?” 'Herhangi bir kâğıda, deftere…” Ne yapmaya çalıştığını merak ettiler ama biraz daha beklemeleri gerekiyordu....
Silinmeyen numaralar                                                 
Cep telefonlarıyla birlikte rehberler tarihe karıştı. Masalarımızın üzerinde ve çantalarımızda adeta başucu kitabı gibiydiler. Elimizin altında, gözümüzün önünde... Özel kalemler için paha biçilemezdi, iletişim söz konusu olduğunda...
Naz Saati Uygulaması
Ne büyük bir nimettir naz. Eğer çekecek biri varsa… Gerçi fazla nazın âşık usandırdığından yakınılır ama yine de çocukluğumuza ve gençliğimize damgasını vurur. Yetişkinlik dönemine ise pek yakıştırılmaz, ‘huysuzluk' olarak...
Meydan
Ben, ‘meydan' denildiğinde Trabzon anlarım. Taksim. Payitahtla yarışan, şehzadeler yetiştiren şehrin kalbi… Karadenizli'nin uğrak noktası… Ya giderken ya dönerken mutlaka soluklandığı… Meydan, tarihi havasıyla sizi sarıp sarmalarken...
Yağmurun sesine bak
Herkesin hayalindeki fotoğraflardan biri... "Şöööyle, bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağsa..." "Sonra?" "Doya doya ıslansam yağmur altında... Sığınacak bir yer aramasam." "Aşk, gözünü kör etmiş senin." Böyle bir şey işte… ***...
Erzincan’a bağlanıyoruz                                                                              
Demiryolu aşkımızın bir buçuk asra yaklaştığı günlerde... 'Trabzon, Erzincan'a bağlanıyor.” Erzincanlı bir Başbakana, Sayın Binali Yıldırım'a nasip oldu bu cümleyi kurmak. Aslında Trabzon, 12 Eylül döneminde dövme demirlerle...
İnşaat, insaaaf!..                                                   
'Daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü…”                                                                                 ...
Üç Elma
'Bir varmış, bir yokmuş”la başlayan ve büyük bir heyecanla dinlediğimiz masalların sonunda genellikle gökten üç elma düşerdi.  Biri anlatanın, biri dinleyenin, biri de masal kahramanının başına… Aslında kimin ne muradı varsa...
Ne kadar okumak o kadar ekmek
Kalbimiz, ilk emri 'Oku' olan bir inançla atınca... İster istemez soruyoruz sorguluyoruz. "Niçin okumuyoruz?" "Okumak' derken?" Uygarlığa dair her şey. Hayatımızda ne varsa bir göz atıyoruz. Şehirlerimize, üretim üslerimize, park...
Kendi kalesine gol atmak
  Emre Toraman'dan sonra… Trabzonsporlu Pereira da bir maçta iki gol atınca… Kendi kalesine… Şöyle bir bakıverdik maziye… Kimler yok ki listede? Robin Van Persie, David Alaba, Gareth Bale… Ve çok sayıda kaleci… Kendi kalesine...
Yürü Sadabad'a                                                            
Jules Verne'in kahramanı Phileas Fogg, 80 günde dünyanın çevresini dolaşabileceğine dair '21 Aralık Cumartesi günü beni burada bekleyin” diyerek Londra Kulübü'nde tüm serveti üzerine bahse girdiğinde takvimler 1872'yi...
Gönül kırma makinesi
Gönül kırma makinesi Taş kırma makinesini biliyorduk. Fındık ve ceviz kırma… Plastik, odun, yem, tel, buz, yumurta, kömür, fıstık, kayısı çekirdeği ve cam kırma… Liste uzayıp gidebilir ve her geçen gün yeni 'kırma” makineleri...
Hızlı tren de gecikirse…   
                                        Tarihin ve coğrafyanın...
Doha ne olsun?
Boşuna ‘masal şehir' demiyoruz. Öyle bir coğrafya ki Kaf Dağı, zirve noktası…                                                                     ...
Makam aşkı&aşk makamı
Ünlü şairimiz Sezai Karakoç'un "Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır" sözünden esinlenerek "Sakın makam deme, makamın üstünde bir makam vardır" diyebiliriz. 'Aşk Makamı' derler adına ve bugüne kadar anlatıla...

banner89

banner37