banner114

Dersimiz matematik, hocamız otomatik.”
Matik’le ilk tanışmamız böyle olmuştu.
Bankamatik, karizmatik, prizmatik ise çok çok sonraları eklenmişti dağarcığımıza...
Bu “matik” denilen şey, daha çok temizlik ürünleriyle birlikte girmişti hayatımıza…

O kadar ki sadece “matik” denildiğinde bile anlaşılıyordu.  

Markalara ekledik ve piyasaya sürdük.

Pragmatikten önce ‘matik’i iyice içselleştirdik.
Camsilmatik bile yaptık. Dokunmatik, adımmatik, zikirmatik, çaymatik...

***
Bir düşünce, bir inanç kime yarar sağlıyorsa? O düşünce, o inanç onun için doğrudur.”
‘Pragmatizm’, günümüzde ‘fırsatçılık, Amerikancılık, liberalizm’ olarak da algılanıyor.

Çünkü kâr-zarar odaklı düşünceyi hayatın merkezine yerleştiriyor.

***
Prag’da son on dakikada kendimize gelmiştik.
Tam da “Trabzon’a ne oluyor? Bu yıl da mı böyle” derken...
Nwakaeme ve Śorloth’la ümidimizi şehrimize taşımıştık.
Kardeşim, Prag gibi takımlarla oynuyorsan pragmatik olacaksın. Top çevireceksin, sonuca gideceksin...
Maçtan önce bir spor muhabbetinde duyunca...
Tamam” dedim, bu işin peşini ‘Pragma’.
Zaten Yunanca bir kelime olan ‘pragma’dan türetilmiş.

İş, uygulama, eylem anlamında…

Baktım, ‘pratik’ de buradan geliyor, ‘pragmatik’ de…
***
Spartak Moskova, Spartak Trnava ve Sparta Prag...

Daha çok Doğu Bloku’na ait kulüplerin tercihi...
Romanlara, filmlere konu olan savaşçıdan, Spartaküs’ten almışlar adlarını...

Roma’ya isyan ederek tarihe geçen köle direnişinin kahramanından…
Dokuz kez yendiği Roma ordusuna onuncusunda yenilir.

Esir alınan asilerin çarmıha gerildiğini yazar kaynaklar.

Hollywood’un iddialarının aksine Spartacüs yakalananlar arasında yoktur.

Savaş sırasında öldüğünden cesedi bulunamaz fakat efsanesi yaşamaya devam eder.

***
Başımızda un ve şekerden helva yapmaya başlayan bir başkanla hoca...
Elimizde eski günlere dönmeye çalışan bir takım...
Ve şehirde, ülkede, dünyanın her yerinde kupalara susamış bir taraftar...
Futbol, her ne kadar ‘gol’ üzerine kurulmuşsa da...
Güzel hareketler de bekliyor tribünler, ekran başındakiler...
Bu yıl sanki ikisi de olacak gibi...
Yoksa ‘prag’ın bu işleri... “Yenildik ama iyi oynadık.” Neye yarar?
Turu geçin, kupa getirin çocuklar, kupa.

***
Elenseydik dünyanın sonu değildi ama zaten dört yıldır bu anı beklemişiz.

Biletler gibi sabrımız da tükenmişti.

Avrupa kupalarına pragmatik bir başlangıç yaptık.

Attık, kaçırdık ama ilk eşikten geçerken göz doldurduk.

İki maçta iki gol, bu Sorloth iyi çocuk. Kuzeyden gelip ‘Kuzey’in yıldızı olacak galiba.

Nwakaeme ile birlikte bordo mavi fırtına olup essinler artık.

Çekya’nın yıldızı Novak’ı da unutmamak gerek. Maçtan önce “eski takım arkadaşlarıma karşı oynayacağım, benim için çok zor olacak” demişti.

On kişi kalan Sparta Prag karşısında zorlanmaya başlamıştık ki imdadımıza yetişti.

***

Prag, Çek dilinde ‘eşik’ anlamına geliyormuş.
Pragmatik yani sonuç odaklı olmaktan başka çaremiz yoktu.

Maçtan önce dilimizdeydi...
Sparta Prag’ı aş da gel kurbanın olam.

Kurtar bizi stresten ne olur?”
Maç bitti, derin bir nefes aldık.
Futbol sana yakışıyor Trabzon. Sen Türkiye'ye...”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108