Dedi: Herkes birbirine aynı şeyi soruyor. Ben de sana soruyorum. Güneydoğuda neler oluyor?

Dedim: Hem devlet, hem PKK son vuruşlarını yapıyor. Dönüşü olmayan bir yoldayız. Ya ülkenin birliğini tam olarak sağlayacağız, ya yeni bir düzenlemeye mecbur kalacağız.

Dedi: Daha önceleri böylesi hiç yaşanmadı mı?

Dedim: Hayır yaşanmadı. Ne PKK bu kadar büyük oynadı, ne devlet bu kadar sistemli ve kararlı oldu.

Dedi: Yeni bir düzenlemeden bahsettiniz. PKK galip gelirse gibi endişe kaynaklı bir görüşünüz mü var?

Dedim: Evet, PKK özerkliğe oynuyor. Orada Marksist-Leninist bir otonom yapı kurmak istiyor. Herkesin anlayacağı dilden söylersek federasyon istiyor. Bunu gerçekleştirebilmesi için halkın ayaklanması lazım. Bunu da 3-5 ilçede başararak sonuç almak istiyor. İnşallah başaramayacak. Şayet bunu başarırsa ülkede bütünlüğü sağlamak artık mümkün olmayabilir. Ancak bu tablo halkın PKKya destek vermesi ve sokağa inmesi halinde mümkün olabilir. PKK planladığı gibi halkı sokağa taşıyabilirse... Topyekün bir isyan çıkartabilrse... Böyle bir tablo karşısında ilçelerden asker ve polisimizi çekmek zorunda kalırsak... PKK ilçeleri teslim alarak amacına ulaşmış olacak. Ancak görünen o ki halk PKKnın tüm zorlamalarına rağmen devletin yanında duruyor. Halk devletten kararlı olmasını bekliyor. Bizi bir daha buralarda PKKnın insiyatifine bırakma diyor. En büyük avantajımız bu. Onun için PKKyı yeneceğiz.

Dedi: Diğer türlüsü nasıl olacak?

Dedim: PKK yenilecek ve silah bırakacak. Başka alternatifi kalmadı. O da bunu bildiği için son gücüyle saldırıyor.

Dedi: Tablo hangisine daha yakın?

Dedim: PKK yenilecek. Devlet öylesine kararlı ki ağır bir bedel ödemeyi de göze alarak bu işi bitirecek.

Dedi: Sarayı sorumlu tutuyorlar. Keşke çözüm süreci olmasaydı.

Dedim: Şunu mu söylüyorsun? Keşke barışa bir şans verilmeseydi öyle mi? Barışa bir şans verildi ve terör örgütü ile onun uzantıları istismar etti. Barışa hiç şans verilmeseydi belki de hiç tahmin edemiyeceğimiz daha farklı sonuçlar da doğabilirdi. Nitekim Kürt halkı barışı PKKnın bozduğuna inanıyor ve onun için PKKnın istediği biçimde ayaklanmıyor. Yani devlete yakın duruyor. Çözüm süreci belki de böyle bir keyfiyeti de oluşturmuştur. Her şeye rağmen barışa şans veren bir adam bugün diktatörlükle suçlanıyorsa ötesini hiç konuşmayalım.

Dedi: Keşke çözüm sürecini hiç başlatmasaydı.

Dedim: Daha vahim sonuçlar doğabilirdi. Bir lider barışa şans verdi diye suçlanmamalı. En adil hakem tarihtir.

Dedi: Ama terör örgütü şehirlere yığınak yaptı hükümet de seyretti.

Dedim: Seyretmedi, kaydetti. Hatırlasana... Daha ilk gece bini aşkın terörist göz altına alındı. Şehirlerde ve ilçelerde yüzlerce depo basılıp, silahlara el konuldu. Bugün cezaevleri teröristlerle doldurulduysa demek ki devlet de seyretmedi.

Dedi: Size göre bu aşamadan sonda ne olur?

 

Dedim: Belki ağır bedeller ödeyeceğiz, ama terörü yeneceğiz. Allah bu millete yardım ederse.... Hala duası kabul edilenler dualarını eksik etmezse... Seçimden önce ya da sonra bir sonuca ulaşılacak. Şundan  emin olun ki 1983-2015 arasındaki zaman diliminde en stratejik en vasıflı bir mücadele yürütülüyor. Sonuç alacak bir mücadele... Canımız biraz acıyacak ama inşallah bu ülkenin birliği net olarak sağlanmış olacak. Son söz dua olsun. Sen bizim Mevlamızsın . Kafirlere karşı bize yardım eyle Allahım...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.