Semerciler başından Kemeraltı'na indiğim her zaman bilinmez bir kuvvet beni bakırcıların ara sokaklarında yürütür ve kuyumcu Pehlivan Amca'nın küçük atölyesine ulaştırırdı. Atölyesi yaya yürünen dar bir sokağın ortasında fazla geniş olmayan bir dükkandı. Kendinden başka çalışanı olmayan  bu atölyede cam kenarına yerleştirilmiş masanın başında, ilerlemiş yaşına rağmen gençlere taş çıkartırcasına durur ve elindeki işle uğraşırken hiç eksik olmayan misafirleriyle sohbet ederdi. Dükkanın içinde misafirlerine ikram ettiği çay ve ıhlamur kokusu  içeri girdiğin anda bir dergah havasıyla seni karşılardı. Girişte iki kişini oturabileceği iki oturak ve hemen yanında da bir kişilik yer olan bu küçük dükkana ne zaman gittiysem boş yer yoktu. Her gittiğimde kapının önünde çekingen bir şekilde selamımı verdiğimde, gönlü geniş Pehlivan Amca, geniş gönül köşküne davet eder gibi beni içeri davet ederdi.

Bir kış mevsiminde yolum Kemeraltı'na düşmüştü, Pehlivan Amcaya uğramamak olmazdı. Kapıdan selam verdiğimde annesiyle gelen küçük bir kızın parmaklarındaki siğilleri tedavi ettiğine şahit oldum. Bu durum onun için olağan bir durumdu. Her gün onlarca hastayı ücretsiz kendi geliştirdiği ilaçlarla tedavi eder, tavsiyelerde bulunurdu. Allah rızası dışında hiç bir talebi olmadan yıllarca çaresiz hastalara şifa dağıttığını herkes bilirdi.

Kapını önünde çekingen bir şekilde durduğumu görünce, yumuşak bir ses tonuyla seslenerek beni yanındaki sandalyeye oturttu. Küçük dükkanında gönlü geniş olan koca yürekli Pehlivan Amca herkesi ağırlar, ikramda bulunur, tedavilerini yaparken kuyumculuk işlerine de sürdürürdü. İslam'a bağlılığı, sevecenliği, yardımseverliği, bazı insanların sağlık sorunları ile uğraşması, hak ve hakikat aşığı, gönül dostu, el becerisi, dürüstlüğü ve marifetli kuyumcu ustalığı ile herkes tarafından sayılır ve sevilirdi.

Ama kendine göre en önemli kazanç gelen herkese "Emr-i bil-maruf" yapmasıydı. Yaşama gayesiydi, cihadıydı bu yiğit insanın "emr-i bil-maruf"...

Korkusuz, mücahit, dava adamı, adamın hası Pehlivan Amcayı sonsuzluğa uğurladık. Geçen hafta hasta yatağında yaptığım ziyarette, 84 yıllık ömrü sonunda sevdiklerine kavuşmak için can atan bir görüntüyle bizi karşıladığına şahit olmuştum.  

Hala davasının peşinde bir nefer olarak kollarını çapraz bir şekilde bağlayarak yumrukları başparmaklar havada bizi uğurlarken gönlündeki huzur yüzünden belli ediyordu.

O bir fenomendi.

Yolun açık mekanın cennet olsun Pehlivan Nihat Kastan Amca...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali 1 ay önce

Abi seni Allah rızası sevdim yaptığını hayir hasenatlarin için sevdim güler yüzün tatlı dilin için.sevdim işim icabı sana uğrama şansım yok sende uğramadın seni gördüğümde ömrüm uzuyor görmeyince üzülüyorum ...kestaneci

banner89

banner37