banner114

Özlemek için yaşlanmak gerektiğini öğreniyoruz.

Köyümüzden kentimizden uzaklaştığımızda…

İş güç derken tarifsiz bir hasret içinde kaybolup gidiyoruz.

Çimentosuyuz bu ülkenin.

Fakat ne olursak olalım, çocukluğumuzun geçtiği topraklara aitiz.

Bu yüzden başka bir şey görmüyor gözümüz.

Başımızı kaldırdığımızda gökyüzü, önümüze baktığımızda deniz…

Uz Dağı’na yaslanmışız. Harmancık’ta çelik çomak oynuyoruz.

Değirmene zahire götürüyor, balık tutuyoruz.

Gökkuşağının altından geçiyoruz.

***

Ayağımızda yün çoraplar, kara lastikler…

Dere tepe düz gidiyoruz.

Bir askılı pantolonumuz olsa bayram ediyoruz.

Boyumuzdan büyük hayallerimiz var.

Göçmen kuşları dört gözle bekliyoruz. Özellikle turnaları…

Turna ip, turna ip” diye haykırıyoruz.

Duyuyorlar sanki… Biz seslendik diye ip gibi dizildiler sanıyoruz.

***

Sinema tiyatro…

‘Günlük gazete’ nedir bilmiyoruz. Kese kâğıdı neyimize yetmiyor?

Hamurla yapıştırılmış sayfaları tekrar tekrar okuyoruz?

Bir de ajanslar var, “haber” diyoruz. Pilli radyomuzun başına kuruluyoruz.

Aya mı çıkmışlar, Kıbrıs’a mı? Fındık kaç lira olmuş; tütün, çay kaç lira?

Berlin Duvarı’ndan kaçmaya çalışanlar? Arap-İsrail Savaşı, Hindistan-Pakistan…

Komutanların adlarını ezberliyoruz.   

***

Şehirde yaşayanlar iyi bilir…

Cumbalı evleri, selam sabahları…

Mahalleye değil de sanki salonlarına adım attıkları Arnavut kaldırımlı sokakları…

Kahvaltılara, akşam yemeklerine davetleri… Büyükler geçerken sigara saklamaları…
***

Şimdi yerlerinde yeller esen okullarımızı…

Soba yakan, beş sınıfa ders anlatan…

Düğünümüzde oynayan, cenazemizde ağlayan…

Su kanalı açan, tarlada çalışan öğretmenlerimizi özledik.  

***

Kudüs’te doğan ve ikinci adını bu kentten alan bir şairimiz var: Ahmet Kutsi Tecer.

Sivas’ta edebiyat öğretmenliği yaptığı sırada kültürümüzün ana kaynağına, köylere yönelir. Âşık Veysel gibi bir dehayı keşfeden Muzaffer Sarısözen’le tanışır.

Nerede yazıldığı konusunda tartışmalar sürse de “Orda Bir Köy Var Uzakta” diyerek bize unuttuklarımızı hatırlatır.

Münir Ceyhan besteler ve unutulmaz çocuk şarkılarımızdan biri ortaya çıkar.

Bence köylerimize gitmeden önce bir kez daha şiiri okumalı, şarkıyı dinlemeli…

Hatta eski günlerdeki gibi çoluk çocuk söylemeli.

***

Günümüzde akıllı telefonlar olsa da… Sosyal medya filan…

Tepelere tırmanmanın… Dalından meyve koparmanın…

Pınar başında soluklanmanın yerini hiçbir şey tutmuyor.

Bir de memlekete tren gelmiş.

Bordo Mavi şampiyon olmuş.

Özledikçe yaşıyormuş insan.
Yaşadıkça özlüyormuş.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YASEMIN ÖDEN 7 ay önce

DEGERLI HOCAM YAZINIZI OKURKEN SANKI O GUNLERI YASADIM MUHTESEM BIR ANLATIM GUNUMUZDEKI SAHTECILIKLERIN TAM TERSINE SAF VE TEMIZ SAMIMIYET KOKAN BU PAYLASIMINDAN ZIYADESIYLE MUTLU OLDUM DUYGULANDIM VE OZLEM DUYDUM O GUZEL GUNLERE BIZ NE KADAR COK DEGERLERIMIZI YITIRMISIZ YAZINIZI OKUYUNCA BIRDAHA BIRDAHA SIZINLE GURUR DUYDUM SEVGILER SAYGILAR GONUL DOSTU KOCAMAN GONULLU KIYMETLI HOCAM BAHAETTIN KABAHASANOGLU KALEMIN GUCLU ÖMRÜN UZUN OLSUN

Avatar
Nurten Altaç 7 ay önce

Sanki içimden geçenleri okudum
Eline yüreğine sağlık....

banner108