Okuryazarı yoktur; yazmaktaki acizlikleri okumakta da söz konusudur. Kitap deyince başları ağrır, kaşları çatılır; çok gereksizdir kitabın  evlerinde olması. Okuyan insan onlar için yanlış yoldadır hatta bazıları inançsız da sayılabilir.

Geçmişte olduğu kadar değil ama hâlâ  revaçtadır, muskacılık. Gerçi kimi iyi niyetle yer verir ona cahilliği bir yana. Ama çoğunlukla niyet, ya komşunun gelinini oğlundan ayırmak ya yiğit delikanlıyı eritmek ya da bilmem hangi iğrenç arzuyu yerine getirmektir. Kızları zorla, bin bir hileyle istemediği birine vermek, fakirin tarlasını elinden almak, askerden gelen bir delikanlıyı babasına müjde hesabına  ahırdaki öküzüne el koymak tarihe gömülmüştür büyük bir oranda şükür. Dedikodunun duyulmamış versiyonlarını yaratmak  büyücek maharettendir hâlâ.  
Kul haklarını, namazla ödeyeceklerini düşünürler . Tuvalet çukurlarını dere kenarına yaparlar. Dereye çocuklar balık tutmak, yüzmek için girerler, olsun bir şey olmaz, zira inançlarına göre su yedi taşa çarpınca mikrop kalmazmış…  Arabalarını deterjanla yıkarlar suyu kendi bahçesi dışında  ya sağa ya sola bir yere kıvırırlar. Yandaki vatandaş tarlacığına zarar vermesin diye iki taşla engellemeye kalksa  kıyameti  koparırlar.  Arazilerin  erozyona uğraması hep sudandır burada da  Evleğin yönünü burada da çevirirler öteye, kadastronun çizdiği yanlıştır hesabiyle…

Okulları vardı, güzel mi güzel. Çocuklar cennet bahçesine çevirmişlerdi çevresini, cennet sarayına döndürmüşleri sınıflarını. Önce çürüttüler, sonra beyaz Türklerden olan bir milli eğitim zebanisinin izniyle yıktılar o sevgi mabedini. ..

“Yine yandı kuruların arasında yaşlar...” hayıflanmasında iken, “ ben”  dedi “hocam  Allah’ın izniyle bu mahalleyi  düzelteceğim… Gençlerden oluşturacağım heyetin yanında bir de kanaat önderleri olacak. Emekli öğretmenlerin öncülüğündeki  bu mümtaz insanlar  arasında  imam da yer alacak. İmam; hurafeleri silecek, bilimin ışığında doğrudan Kur’an’dan  anlatacak dinimizi; zenginin, softanın, soytarının, değil fakirin, inançlının, dürüstün yanında yer alacak. Ezenin değil ezilenin safında olacak.

 Yıkılan okulun yerinde ilkokulu ve anaokulu olan muhteşem bir okul;  cami müştemilâtında   halk kütüphanesi yanında, tarım,sağlık, eğitim, din, sosyoloji gibi alanlarda  uzmanların gelip halkı aydınlatacağı  konferans salonu ;  vakıf arazilerinde  spor tesisi ve çocuk parkı olan bir belde kurmak hayal değil. Temizlik imandan hadisi yaşama geçirilmiş;  foseptik çukurlar vidanjörle boşaltılıyor, çöpler zamanında konteynirlere  bırakılıyor…

 Kur’an’ın, “Birine yapılan saldırıya birlikte karşı dururlar.” şeklinde emrettiği  gibi birimize yapılan haksızlığa  hep birlikte , tek ve kocaman bir yumrukla karşı çıkacağız. Birimizin yavrusu işten  mi atılmış, yanında olacağız; birinin evi mi yıkılmış, yenisini yapacağız…”

Dedim yavrum tamam, bu sonuncudur buranın temel eksikliği…Yolun açık olsun, çok yaşa, murat alasın yavrum!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
osman civelek 2 hafta önce

bu çizim aynı zamanda belediye başkan adayları için de geçerli, takdir edilecek düşünceler var.

banner89

banner108