banner114

Kadim bir gelenek olmakla beraber, seçimle yönetici belirlemek demokrasinin kurumsal yapısıdır. Seçim oy verme işlemidir. Oy verme davranışı kişinin özgür iradesinin bir sonucudur. Oy talep edenler, bu özgür iradeyi kendi lehlerinde yönlendirmek adına girişimlerde bulunurlar. İşin doğası gereği kişi nihai bir kararla oy verme görevini bir tercihte bulunarak yapar. Kişilerin tercihlerinin sonucu toplumsal tercih ortaya çıkar, böylece toplum kendi yöneticisini bulur.

Oy verme davranışının nedenleri inceleyen çalışmalar,  sosyal, psikolojik ve ekonomik nedenler ileri sürer. Özellikle sosyal bölünmüşlük teorisi, inanç, ideoloji ve etnik bölünmüşlüklerin oy verme davranışı üzerindeki belirleyiciliğini açıklar. Psikolojik görüş, kişilik ve deneyimlerin doğurduğu sempati ve yakınlık hissinin tercihlerdeki etkisini gösterir. Ekonomik yaklaşım ise, kişisel çıkar veya ulusal ekonomi hakkındaki değerlendirmeleri oy tercihinin nedeni olarak kabul eder.

Tanıtım, propaganda faaliyetlerinin kişilerin kararlarını önemli derece etkilediği bilindiği için, adaylar ve partiler yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunur. Özellikle seçim öncesi anket sonucu açıklamalar tercihleri yönlendirir. Seçime girenler dışında bir takım baskı gurupları veya çıkar gurupları da oy tercihlerini etkilemeye yönelik faaliyetlerde bulunur. Hatta bazen bu etkileme çabaları terör faaliyetlerine kadar uzanır.

Oy tercihinin nedeni bir tek şey, birçok şeyin bileşkesi veya daha fazlasıdır. Bir tebessüm, bir dokunuş kadar basit veya yüzlerce işlemin sonucunda hesaplanan bir katsayı kadar karmaşık olabilmektedir. Seçmenler temelde, fikri, inanç veya nesebi yakınlık gerekçeleriyle tercihlerini önemli ölçüde yapılandırır. İşleyişten mutsuz olanlar ve mevcutların çare olmadığını düşünenler isteksiz, büyük bir çoğunluk sessiz, seçileceklerle düşünsel birlikteliği olanlar kararlı, çıkarları etkilenecekler saldırgan seçmen olabilmektedir.

Seçmen profilleri taraftar (fanatik), profesyonel ve pragmatik özellikler arz eder. Taraftar seçmenler daha çok ideolojik, inanç, etnik nedenlerle oy verir. Profesyonel seçmenler, adaylar veya partilerin formal söylemleri, programları ve projelerini değerlendirerek, farklı seçimlerde farklı oylar verebilir. Pragmatik seçmenler daha çok kişisel çıkar ilişkileri üzerinden rengini belli ederler. Profesyonel seçmen toplumun vicdanı, pragmatik seçmen toplumun nefsidir.  Böylece fikrini, memleketini ve kesesini düşünen tiplemeler oluşur.

Seçime giren adaylar tercih edilme nedenlerinin baş aktörüdür. Oy verilecek kişinin fiziksel, kişisel özellikleri, etkileyiciliği, vizyonu, duruşu ve tepkisi de önemlidir. Genel seçimlerde, lider, parti, partinin ideolojisi, liderin vizyonu ön plana çıkar. Yerel seçimlerde adaylar ve yerel ilişkiler etkili olur. Son dönemde yerel seçimlerin, genel seçimlerin havasına dönmeye bağladığı da söylenebilir. Adayların kişisel ve fiziksel özellikleri kadar, arzulu olması ve yapabileceğine dair güven vermesi gerekir. Hasbelkader yaklaşımlar ikna edici olmayabilir.

Nihayetinde seçmen ya dününe ya bugününe ya da yarınına bakarak oy kullanır. Dün, dünkü şartlarda yaşandı-bitti. Bugün geçti-geçiyor. Yarın hem bizim, hem de çocuklarımızındır. Elbette dünden ders çıkarmak, bugünü yaşamak ve yarını tasarlamak gerek.

Sonuçta her siyasi parti veya adayın belli bir taraftarı vardır. Başa baş yarışlarda, sonucu profesyonel ve pragmatik seçmen belirler. Bir terazinin iki kesesindeki iki dağ ile bir cevizin oynaması gibi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108