Afrin Harekatı'nda şehit düşen Mehmetçiklerimiz, Piyade Teğmen Ahmet Aktepe(Erzurum), Piyade Komando Uzman Çavuş Bekir Evren(Osmaniye), Uzman Çavuş Ahmet Bayram(Hatay), Halil İbrahim Aygül(Bursa), Tankçı Uzman Çavuş Ufuk Aktağ(Giresun), Piyade Uzman Çavuş Fevzi Gürsu(Elazığ), Uzman Çavuş Ali Yılmaz(İsparta), ,Piyade Uzman Çavuş Ahmet Bayram(Kırıkhan), Astsubay Fatih Mehmethan(Ordu), Piyade Uzman Çavuş Ali Gümüş(Mersin), Piyade Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan(Ankara), Piyade Üsteğmen Oğuz Kaan Usta(Antalya), Piyade Uzman Çavuş Mehmet Muratdağı(Kayseri), Tankçı Teğmen Muhammed Cihangir Çubukçu(İzmir), Uzman Onbaşı Fırat Karaca(Muş), Devlet Su İşleri çalışanı Yasin Tanboğa(Adana) ve 40 yıldır terör belasına şehit verdiğimiz binlerce Mehmet....

Bu vatan evlatlarını kimler tanır?

Yukarıdaki isimler yalılarda, korunaklı havuzlu sitelerde, akıllı rezidanslarda doğmadı ki tanınsın...

Onlar tatillerinde Paris'e, Londra'ya, Havai'ye gitmedi, onlar lüks otomobillere binmedi, özel okullarda okumadı, markalı kafelerde poz vermediler,sosyal medyalarında onbinlerce takipçileri de yoktu. Onlar popüler kültürün zorla bize tanıttığı, ezberlettiği kişiler de değildiler.

Onlar namussuz, ahlaksız, haysiyetsiz, şerefsiz vatan haini değildiler. Askerlik yapmamak için sahte çürük raporları almadılar.

Peki bunlar kimdi?

Bu memleketin garip ama onurlu çocuklarıydı.  Onlar 1071 yılında Malazgirt'te, 1914 yılında Sarıkamış'ta1915 yılında Çanakkale'de, 1921 yılında Sakarya'daki ruhun  temsilcileriydi.

Bunlar Afrin Şehitleridir. "Bizi beklemeyin" diyerek Kızıl Elma için  yürüyen yiğitlerdir bunlar.

"Sefer bizden, zafer Allah'tandır" diyerek geriye bakmayan yiğitlerdir bunlar.

Peygamber Efendimizin Liva-ül Hamd sancağı şerifi altında gidenlerdir. O sancak altında Kürt Yasin Börü'yü, Türk oğlu Türk Ömer Halisdemir'i, Fethi Sekin'i, Maçka'lı Eren Bülbül'ü, Çerkez Erol Olcak ve oğlu Abdullah Tayyip'i, Balkan çocuğu Mustafa Canbaz'ı ve vatan için toprağa düşmüş binlerce vatan evladını görüyorlar.

Bu vatan için terör belası ile şehit olan vatan evlatlarına deyiniz ki; 

Sizden sonra çok şey değişti, artık kendi vatandaşını F16 ve Atak helikopterleri ile vuran hainlerin kol gezdiği bir Türkiye yok artık, NATO'ya teslim Türk Ordusu ve komutanları yok artık. Kendini Anadolu insanından üstün zanneden yöneticiler, siyasetçiler yok artık. Amerika'nın talimatları ile yönetilen bir ordu, bir ülke yok artık.

Mazlumlara el uzatamayan, IMF kapısında dilenen zavallı Türkiye yok artık, Aselsanda, Havelsanda, Roketsanda intihar süsü verilerek kabiliyetli evlatları öldürülen Siyonizm'in uşağı Türkiye yok artık.

Onlara müjde verin, artık yeni Türkiye var. SİHA'sından İHA' sına, ATAK helikopterine ALTAY tankına, KİRPİ' sinden FIRTINA obüs toplarına kadar, bütün silahlarını kendi evlatları ile üreten bir ülke ve sabah namazını askeriyle cemaat olup kılan şerefli komutanların yönettiği imanlı ve güçlü bir orduya sahip Türkiye var deyin.

Dünyaya, "dünya beşten büyüktür" diye haykıran, Amerika'yı BM'de yerle bir eden, dünyaya insanlık dersi veren, İslam aleminin saygınlığını kazanan bir Türkiye var deyin.

Ümmetin Arapça, Rusça, Kürtçe, Türkçe, Azerice, Boşnakça, Farsça ve çok farklı dillerdeki duaları ile destek olduğu Osmanlı torunu bir Türkiye var deyin.

Sınır güvenliği için hiç kimseden izin almayan bir Türkiye var deyin. Ya olacağız ya beklemesinler şehit olacağız diyen bir ordumuz var deyin.Bir Mehmetçiğin kanı için Afrin'i, Münbiç'i, İdlip'i gerekirse yerle bir etmekten çekinmeyen bir Başkomutan'ımız var deyin. Başkomutan'ın peşinden yürüyen bir ümmet ve milyonlar var deyin.

Onlara deyin ki; bu kutlu yürüyüşün, bu yeniden var oluşun mimarı, yeni Türkiye'nin mimarı tüm aziz şehitlerimiz ve sizlersiniz. Sizin kanınız yerde kalmayacak, Fırat Kalkanı harekatı ile başlayıp, Zeytin dalı harekatı ile devam eden, Afrin'e, Münbiç'e oradan Türkmen yurdu olan Musul'a, Kerkük'e kadar devam edecektir deyin. Sınırlarımıza tek terörist sızmayana kadar "taş üstünde taş, omuz üstünde baş konmayacak" deyin.

Napolyon ne güzel demiş;

"İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır: Erkeğin cesur kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet vardır. İcabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89