“Onlar hileye başvurdular. Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah, hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır.”

Paralel Yapı, Siyonizm’in emrinde üçüncü ve en büyük darbe girişiminde de kaybetti. Birinci operasyon, MİT Başkanı’nı gözaltına alıp Recep Tayyip Erdoğan’ı teslim alma operasyonuydu. MİT’in KCK raporlarıyla Erdoğan’ı ‘Vatan Haini’ diye FETÖ hâkimlerine teslim edip hükümeti düşüreceklerdi. İkinci operasyon, 17 Aralık darbe girişimi operasyonuydu. Ekonomiyi çökertecek, Bilal Erdoğan’a kelepçe takacak ve Tayyip Erdoğan’ı yine hâkim ve savcılarıyla mahkûm ederek ülke yönetimini ele geçireceklerdi. Üçüncü operasyon, 15 Temmuz askeri darbesi… Son çare olarak başvurdukları bu operasyondan da başarısız çıktılar. Çünkü hiç samimi olmadılar. Ne gerçekten Allah dostuydular ne de milletten yanaydılar. Güce tapan ve ABD’ye kiralanan bir güruha döndüler. İslam’ı kişisel yorumlarıyla saptırmış ve kendini ‘Mehdi’ sanan bir adamın peşine takıldılar. Kendilerini Mehdi’nin ordusu sandılar. Allah’ın kendilerine zafer inayet edeceğine inandılar!..

***

Taa en başından sırf Allah ve Resulü dedikleri ve alınları secdeye gittiği için Tayyip Erdoğan bunlara güvendi. Samimi Müslüman tavrıyla bunları ‘Allah’tan korkan bir cemaat’ zannetti. Bir tarafın bu samimiyeti karşısında diğer taraf hiçbir zaman samimi değildi. Her gün, her hafta, her ay ve her yıl Tayyip Erdoğan’ı ne zaman devirip iktidarı ele alacaklarının hesabını yaptılar. Hep hile ile yaşadılar. Allah’tan uzaklaştıkça uzaklaştılar. Siyonizm’in kontrolünde ve Müslüman kisvesi altında yeni dostlar edindiler. ABD ile birlik olup hileler oluşturmaya başladılar.

***

Birinci operasyonda dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan şayet önceden ilan edilen saatte ameliyata girmiş olsaydı, MİT Başkanı alınmış olacaktı. MİT Başkanı Hakan Fidan üzerinden Tayyip Erdoğan’a ulaşılacaktı. Ama son anda Allah’ın yardımı yetişti. Erdoğan’ın aklına ameliyattan önce uğraması gereken bir aile düştü. O aileyi ziyarete gidince hileye başvuran Paralel’in hilesi açığa çıktı. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan buna rağmen bu çeteden 17 Aralık ihanetini beklemiyordu. Bir taraftaki samimiyete bakın, diğer taraftaki samimiyetsizliğe!..

İkinci operasyonda 17 Aralık darbe girişimi geldi. Evet, yolsuzluk vardı. Lakin durumdan vazife çıkaran Paralel Yapı (FETÖ), yolsuzlukların üzerine gitmek ve o bakanları ifşa etmek yerine iş adamlarını topluca alıp ekonomiyi çökertmek ve Bilal Erdoğan üzerinden Tayyip Erdoğan’ı tasfiye etmeyi planladılar. Polis ellerindeydi. Yargı ellerindeydi. Asker büyük oranda ellerindeydi. Şayet bu üç dinamiği birden harekete geçirebilselerdi, önlerinde kimse duramazdı. Ama belli ki Allah fırsat vermedi. Allah, bu samimiyetsizlerin kurdukları tuzağı boşa çıkardı. 

Göreve gelmeyeceği bilinen ve FETÖ’cü olmayan bir savcı, iznini kesip görevine döndü. Böyle olunca 17 Aralık’ta yalnız bakan çocukları alındı. Bilal Erdoğan ve iş adamları operasyonu 25 Aralık’a kaldı. Darbeleri 25 Aralık’a kadar dayanamadı. Allah, samimiyetsizlerin tuzağını boşa çıkardı. 25 Aralık’ı tamamlayamadılar.

FETÖ Terör Örgütü üçüncü operasyonu askeri darbe ile denedi. Planlar İncirlik Üssü’nde ve ABD subaylarının kontrolünde yapıldı. Kendilerine o kadar güveniyorlardı ki “ABD’nin yardımı bize yeter.” dediler. Allah’tan yardım istemediler. Zaten epeydir Allah ve Resulü’nden uzaklaşmış, Müslümanlara karşı hile üstüne hile kurmaktaydılar.

 

Darbe planları saat 16.00’da kısmen duyuldu. Ama çok korktular. Allah kalplerine korku doldurdu. Belli ki panikleyip harekete geçtiler. ABD’ye güvendiler. Allah karşılarına polisi ve milleti dikti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kalbini her zamanki gibi cesaretle doldurdu. Bütün hesapların üzerinde bir hesabın olduğunu unuttular. Allah’ın Kur’an’ında indirdiği (Ali İmran Suresi 54. Ayet) hükmü yeniden hayat buldu.   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.