Dr. Herman Heller’in bir sözüyle konuya giriş yapalım: “Okumamak, Allah’a isyandır.” Ve Rabbimiz kitabında bize “Oku” diyerek hayata başlamamızı emretmiyor mu? Peki, biz neler yapıyoruz? İlk emri oku diye başlayan bir dinin mensupları olarak okumayan okuduğunu anlamayan kendi diline yabancı birer fert olmuşuz. Hâlbuki okuyan insan, beynini geliştirir, kendini yetiştirir ve başarı yollarını keşfeder. Hem toplumuna hem de dünyaya söyleyecek sözü olur. Okumak kişiyi düşünceye sevk eder, düşünen beyin yeni keşifler yapar, yeni yollar arar, hem kendine hem topluma  yol olur hem de yollar açar. Hayal dünyasını ve sözcük dağarcığını geliştirir. Geriye dönüp bir bakalım Emevilere, Abbasilere, Osmanlı medeniyetlerini tarihe altın harflerle yazdırmadılar mı? Veya antik Yunan’da, bunu nasıl başarmışlardır? Cevap aslında çok basittir: İlme, âlime, kurdukları kütüphanelere (Buhara, Semerkant, Kurtuba, İskenderiye gibi.) ve okumaya verdikleri öneme bağlıdır Sorsalar her hangi birimize en çok okuyan ülke hangisidir diye hemen hemen hepimiz “Almanya” diye cevap veririz. Yine sorsalar Avrupa’da en güçlü devlet hangisidir vereceğimiz cevap yine aynı olacaktır. Peki, ikinci dünya savaşında yerle bir olan bu ülke nasıl olduda bunu başardı? Cevap aslında basittir. Toplumca okumaya olan inançlarıdır. Mehmet Kaplan’ın şu sözü ne güzel de konuyu özetlemesi açısından önemlidir. “Bir insanın veya milletin dünyaya bakış tarzını değiştirmek mi istiyorsunuz? Ona okumasını öğretin ve okunacak kitaplar verin.” Ama söylemeden geçemeyeceğim bir konudur harf inkılabı, 1 Kasım 1928 Yeni Türk harflerinin kabul edilişi ve bir toplumun akşam âlim yatıp sabah cahil kalkması. Geçmişleri ile  olan tüm bağlarının bir gecede koparılması ve okumaktan yetim ve öksüz bırakılan bir toplumun çocukları olarak okuma yazma bilmeyen, bilmediğinin de farkında olmayan nesiller olarak bu günlere geldik. Bunun arkasına sığınarak okumamakta elbette kendimiz haklı gösterecek bir mazeret kabul edemeyiz. İşte bu yüzden anadilimizle barışacağız, sahip çıkacağız. Onu seveceğiz. Adım adım, parça parça, sabırla tanıyacağız. Dilimizden daha güçlü bir silahımız yok çünkü. ‘Okumak düşünceyi, düşüncede insanı değiştirir. ‘ in farkına varacağız. Sahip olduğumuz lisan, kültürümüz, tarihimiz ve güncel yaşamımızla aramızdaki tek bağ budur. Şairin deyişiyle ‘otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğu’ olmamak için mücadele ederek okuyan nesiller yetiştirmektir. Aklımıza şöyle bir soruda gelebilir. Niçin okumalıyız? Bir insan olarak hayatı sorgulamak, anlamlandırmak ve hayata yön vermek için diye cevap verebiliriz. Sorgulanmamış, anlamlandırılmamış bir hayatın çekilmesi zor olacaktır. Üç boyutlu dünyadan 4.boyutu görmek, maddi alemin hayatın kendisi olmadığını bilmek, doğruyu güzeli keşfetmek, karanlığın ürkütücülüğünden, ayazından kurtulup aydınlığın serinleten sahillerinde yürümek, Allah’ın oku dediği bu nizamı onun gör dediği yerden yeniden görebilmek, dünyada söz sahibi olabilmek istiyorsak hep birlikte okumalıyız. Nuri Pakdil hocamızın dediği gibi ‘Kitap okumadan meydan okuyamazsınız.’ Bir sonraki hafta nasıl okumalı ve neler okumalıyız ile düşüncelerimi paylaşmak üzere...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
~ ZÜHRE YILMAZ ~ 9 ay önce

~ SEVGİLİ ~ ŞAHİZER ~ ;
KIYMETLİ KARDEŞİM ~ !!
ÇOK GÜZEL BİR KONUYU KALEME ALDIN ~ ;
TEBRİK EDİYORUM ~ DEVAMINI BEKLERİM ~ !!!
SENİNLE İFTİHÂR EDİYORUM ~ ;
CANIM BENİM KIYMETLİ KARDEŞİM ~ !!
DAİM BAŞARILAR DİLEĞİYLE ~ BÖYLE GÜZEL YAZAN KALEMLERİN OLSUN ÎNŞÂLLÂH ~ !!
SEVGİLERİMLE ~ !!!

banner89

banner108