Tıp eğitimi alan, İngiltere'de yaşayan, doktorluk dışında bir çok ilginç iş yapan değerli bir dostumun bana gönderdiği bir paylaşımı sizlerle paylaşmak istedim.

Beyninde "korteks" adında kodaman bir patronu beslediğimizi biliyor musunuz? Ve yine beyninin içinde o büyük patrona getir götür işleri yapan "nöron" isminde milyonlarca nakliyeci işçin olduğunu?

Korteksinin Hulusi Kentmen tadında bir işveren olması için de; ona gerekli malzemeyi taşıyacak Halit Akçatepe kıvamında nöronlara sahip olmamız gerektiğini? Nöronlarının bu nakliye eylemini gerçekleştirmek için tek gereksinim duyduğu enerji kaynağının sadece "bilgi" olduğunu?
Anlayacağınız; siz bilgiye ulaştıkça nöronlarınız da canlanıp coşuyor, haliyle ne kadar çok sayıda enerjik nöronunuz olursa o kadar zıpkın bir korteksiniz oluyor...
Peki, bu "korteks" yani patron denilen kodaman yaşamak için şart mıdır? Sırf nefes almaksa yaşama anlayışı, şart değildir. Parazit gibi, ot gibi yaşamak istiyorsanız şart değildir.
Peki, nöronlarınızı "bilgi"ile beslemezseniz ne gelir başınıza bunu biliyor musunuz?

Nöronlarınız aç kaldıkça hayatta kalmanız ve yaşamaya devam etmeniz için beyninizin "amigdala" bölgesi devreye girer. Yani "hayvani içgüdülerinizi" kontrol eden karanlık bölge.

Kontrolünüzü devralan bu "amigdala" bölgeniz; kalkıp da size "oku, araştır, aşık ol, şiir yaz, eğlen, tatil yap, güzel bir film izle, balkonundaki saksıda biber yetiştir, hayvanları sev" vs. demez. Bilakis "yaşamınızı tehdit eden herşeyi yok et, sizinle aynı kümeyi paylaşmayan her canlıyı imha et" diye dikte eder. Eğer kendinizi eğiterek "korteks" bölgenizi geliştirmezseniz; işte bu "amigdala" bölgeniz darbe yapıp yönetimi ele geçirir  ve siz de cehaletinin verdiği cesaretle; sığ tartışmaların gölgesinde, kendinizi bir kümeye dahil edip, sizinle aynı safta saf tutmayan her canlıyı yaşamanız için tehdit kabul edersiniz.

 IŞID'in de kafası budur,

PKK'nın kafası da,

Partizanların da kafası budur holiganların kafası da.

Kökten dincinin de kafası budur, satanistinde.

 Haliyle ne muskacılar çözer bu kördüğümü, ne falcılar, ne tütsü yakarak dağıtabilirsin bu lağım kokusunu, ne de parfüm sıkarak...

 Bu kaosun tek çıkış yolu: OKUMAK OKUMAK OKUMAKTIR...
Alıntıdır...

Evet değerli dostlar;

"Sözün rengini görmek için okumak gerek".
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37