Yöneticiler için zor olan, çok fazla değişken ve parametrenin etki ettiği işletmeyi dengelemek ve kurumsal amaçlara ulaştıracak şekilde yönetmektir.

Şöyle düşünelim, biz bir şirketin veya kamu kurumunun başındaki profesyonel yöneticiyiz. Beraber çalıştığımız bir yönetici grubu var. Bu kişiler ile her türlü planlama, koordinasyon, denetleme ve sonuç alma işlerini yürütüyoruz. Sonra işletmenin yönetici olmayan çalışanları var ki işletmede gerçek işleri bu kişiler yapıyor. Birde işletmemizin sahipleri, hissedarları ve ortakları var ki bu kişiler bize iş veriyor. Bunlar işletmemizin iç çevresini oluşturuyor.

İşletme dışına çıktığımız da ise, bir sektör çevremiz var ki, her gün onlarla iletişim ve etkileşim halindeyiz. Onlar için varız ve onlara muhtacız. İşletmemizin ihtiyacı olan hammadde ve girdileri sağlayan tedarikçilerimiz var. Varlık sebebimiz ve hayat suyumuz müşterilerimiz var.  Parasal ihtiyaçlarımızı karşılayan finansörlerimiz, bizimle aynı işi yapan veya ikame işleri yapan rakiplerimiz, bizim mal ve hizmetlerimizi tamamlayan mal ve hizmet üreten tamamlayıcılarımız var. İşletmemizi ürün standartları, kalite, fiyat, vergi, hak gibi farklı açılardan denetleyen kamusal veya sivil denetleyicilerimiz, bizimle ilgili haberler yapan medyamız var. Bunlarda işletmemizin yakın (sektör) çevresini oluşturuyor.

Üçüncü olarak bir de dış (uzak) çevremiz var ki, bu uzak çevrede olan olaylarda işletmemizi dolaylı veya doğrudan etkiler. Ülkenin ekonomisi, döviz fiyat hareketleri, faizler, enflasyon, işsizlik gibi göstergeler… Devletin yapısı, organizasyon şekli, yönetim biçimi, seçimler, hukuki işleyiş ve yasalar gibi siyasal ve hukuki düzen… Toplumun eğitim seviyesi, meslekleşme düzeyi, kültürel, dini inanışlar, kabuller ve yaşam tarzı gibi sosyal kültürel özellikler… Doğal kaynaklar, coğrafik yapı, iklim şartları gibi çevresel özellikler… Teknolojik gelişmeler, patent ve buluş türleri, sayıları, makineleşme gibi teknolojik gelişmişlik…. Uluslar arası ilişkiler, sözleşmeler, çatışmalar, krizler, ortaklıklar gibi uluslar arası faktörler

Çok genel başlıklar altında saymaya çalıştığım bu kadar çok işletme içi değişken ve sektör ve dış çevreden kaynaklanan parametrenin etkilediği bir işletmeyi veya kamu kurumunu yönetmek, bir anlamda yukarda sayılan ve sayılmayan her şeyi yönetmek anlamına gelir.

Birçok yönetici sadece atandığı pozisyonun altında olanları dış çevreyi hesaba katmadan yönetebileceğinin düşünür. Dış parametrelerin talepleri ve etkilerini hesaplamadığı için içerde kendince ahenkli bir ses oluştursa da, dışarıdakiler bu sesi beğenmediklerinden kendine dinleyici bulamaz.  Bazı yöneticiler ise bunun tam tersi dış çevreyi esas alır ve onlara yönelik çalışır. Sonuç içerde huzursuzluk ve üretimsizlik ortaya çıkar ki, dışarıda aldatıcı bir bahar olsa da yaz asla gelmez. Meyveler olgunlaşmaz ve yenilmez.

Yönetici, bir senfoni şefi gibi, dışarıdan etki eden yüzlerce parametreyi göz önünde tutarak, işletme içinde ahenkli bir üretim sesi oluşturup, dışarıdaki ilgililerin dinlemesini sağlayan mahirdir. Yöneticilik, fırtınalı bir havada gemisini, (fırtınayı da mümkünse fırsata çevirerek) yolcuları perişan etmeden, sahili selamete çıkartmaktır. Yolcular perişan olduktan veya gemi battıktan sonra sen kaptan olsan ne yazar…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mazhar OYANIK 3 ay önce

Güzel tespit. Ancak ülkemizde çok az kişinin böyle bir yönetici (en son bölümde bahsedilen yönetici tipi) olduğunu düşünüyorum.