Bugünkü yazıma şu ilahi hitapla başlayayım: "Birbirinize karşı buğz beslemeyin, birbirinizi kıskanmayın, birbirinize sırt çevirmeyin ve ey Allah'ın kulları (hoş geçinir) kişiler olun. Bir Müslüman için, bir Müslüman kardeşine en çok üç günden ziyade dargın durması helâl olmaz."

Şimdi bir de bugünkü toplumumuza şöylece göz ucu ile bir bakalım. Rüşvetler,  hileli icraatlar, yolsuzluklar, skandallar, hacizler, protestolar, faizler, cinayetler, haksız rekabetler, iflâslar, intiharlar, gasplar, saldırılar, baskınlar artarak bizi boğmak üzere. Eğer Müslümanım diyen kimse, yukarda anlamını verdiğim hadis-i şerifin tarif ettiği anlamda bir insan olup, buna göre çevresine yönelebilse, muhakkak ki toplumumuz cennete döner.

Anlatılır: İstanbul'un yeni fethedildiği günlerde Fâtih Sultân Mehmed'in huzuruna çıkan bir Hristiyan Rum köylü şikâyette bulunarak, Türk askerlerinin üzüm bağına girdiklerini, mahvolduğunu, geçiminin sadece bu bağlar olduğunu yana yakıla anlatınca, kendisine bağına dönmesi ve duruma bakıp tekrar gelmesi söylenmiş. Rum, ümitsizce bağına gittiğinde, hayretler içinde dona kalır. Zira, üzüm salkımları yerinde asılı keselerde, üzümün değerinin birkaç misli para olduğunu görür. Durumu kavrayan köylü de, bu hak bilirlikten etkilenir, huzura koşarak yerlere kapanır, bağışlanmasını isteyerek müslüman olur.

Bir başka menkıbe:

Fâtih döneminde tebdîl-i kıyafetle, sade bir vatandaş kılığında, sabahın erken saatlerinde çarşıda dolaşan Fâtih Sultân Mehmed,  elbise almak bahanesiyle müşteri olarak bir dükkâna girip alışverişini yapmıştı.  Aynı dükkândan aldığı elbisenin bir ikincisini daha almak isteyince, dükkân sahibi kendisine, bu elbiseyi de yandaki komşu dükkândan alınız, ben siftah yaptım, o da yapsın diyerek ikinci elbiseyi Fâtih'e satmamış.

***

İşte hak bilir kardeş bir toplum olmanın çarpıcı ve ibret verici iki örneği. Bu millet bu altın neslin mutlu devirlerini yaşarken Allah'ın ve Peygamberinin emirlerine de uymada birbirleri ile adeta yarış halinde idiler. Böyle olduğu için de, güçlü, kuvvetli, huzurlu, mutlu, gözü ve gönlü tok, kalbi temiz, herkesten emin idiler.  Meselenin sırrı sadece Allah'a ve Resulüne tabi olmakta. İlâç bu, reçete bu.

Gerisi hep angarya ve ârif olana da tarif gerekmez. Geliniz, arif kişiler olalım, olmamız gereken faziletlerle donanıp, bu topluma huzurun ve mutluluğun müjdecisi olalım. Değerli şairimiz Merhûm Arif Nihat Asya, tarihin derinliklerine dalarak, Türk'ün

dünyada denge unsuru olduğu o devirlere hasretlik duyar ve şu ifadelerle seslenir:

O zaferler getiren atların

Nalları altındanmış.

Gidişleri akına,

Gelişleri akındanmış

Yolları eline dolayan

Beldeler, ülkeler avlıyan

Şüvarileri varmış ki

Oğuz, Bilge, Süleymanmış.

Gönül vermişler aya,

Hükmetmişler toprağa, suya...

Tanrı'yla akrabalıkları,

Yakındanmış.

Zembereğini kuran

Onlarmış bu dünyanın.

Ve zaferler getiren atların

Nalları altındanmış.

İnsan bu mısraları okuyup da, millet olarak bugün düştüğümüz itilmişlik ve dışlanma girişimleri karşısında acziyetimizi ortaya bile koyamayıp, viyaklayışımızı bir değerlendirince, ister istemez içi burkuluyor ve bir tuhaf oluyor.

Nerde o altın nesil, nerde o altın nallar? Birbirini yiyen, yiyenin hesabı sorulamayan bu kara devirde, o altın nalların özlemini duymak ne acı. Kime derdimizi sunalım, kimden ümit bulalım, nasıl bu kör gidişten kurtulalım ve bu milletin talihini değiştirip o altın devirler gibi, altın nesilleri nasıl yetiştirelim?

Hiç düşündünüz mü? Eğer Allah'a ve Resulüne tabi olup, İslâm’ın istediği manada bir Müslüman olmanın dışında bir çıkar yol ararsak, emin olun ki yollarımız daha da kararacaktır.

O halde, hata ve nisyanlarımızı bırakıp, bu rahmet ve mağfiret ayında özlenen bir nesil olabilmenin güzel örneklerini ortaya koyalım. İyilikte ve güzelliklerde birbirimizi destekleyip, bu ulvi değerler için yarışalım. Kurtuluş ve mutluluk bundadır. Zira Allah, doğruların yardımcısıdır.

NOT: 10 Haziran 2018 Pazar günü Kadir Gecesi’dir. Okurlarımın bu mübarek gecelerini tebrik eder faziletine nail olmalarını Yüce Mevlâ’dan niyâz ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37