Dedi: 1128 akademisyenin bildirisine imza atanlarla ilgili ‘samimiyetsiz ve hokkabaz’ sıfatlarını kullandınız. Teröristlere destek veren bu aydınları vatandaş anlamıyor. Saygı duyduğu unvanları kuşanan üniversite hocalarının bu tür tavrına şaşırıyor. Halkın anlayacağı dilden bu olayı nasıl yorumlayabiliriz?

Dedim: “Müstemleke aydını’ diyebileceğimiz bu tipler aslında samimiyetsiz. Güneydoğuda halk HDP’ye oy verirken demokratik hakların demokratik yollardan savunulması için oy verdi. Lâkin PKK silâha sarılınca halk PKK’ya destek vermedi. Eylem yapanlar HDP teşkilâtları. Yani Kürt halkı kesinlikle destek vermiyor. Halk destek verse o ilçelerde asker ve polis tutunamaz. Bu gerçeği ruhu iğdiş olmuş akademisyenler de biliyor. Ama buna rağmen yani halkın destek vermemesine rağmen orada Sosyalist bir devlet kurulmasını istedikleri için PKK’ya destek çıkıyorlar.

Dedi: Yani, PKK yerine IŞİD olsa ve Kürt halkı da destek verse desteklemezler öyle mi?

Dedim: Hayır IŞİD teröristlerini desteklemezler ve halk da ayaklansa ‘devletin meşru savunma hakkı’ndan bahsederler. Yalanlarında ve sapkınlıklarında bile samimi değiller.

Dedi: Bunlara kendi ülkelerinin düşmanı denebilir mi? Bunların ‘vatan’ kavramı ‘millet’ kavramı ‘bayrak’ ve ‘ezan’ kavramı yok mu?

Dedim: Hayır yok. Bunlar kendilerine ‘Küresel entelektüel’ diyen yeni tipler. Bunlar için vatan dünyadır. Millet güya ‘insanlıktır’. Bayrak ‘bez parçası’dır. Ezan ise ‘hurafe’dir. Dolayısıyla bunların Türkiye veya Türk milleti veya Türk bayrağı veya İslâm diye bir dertleri yoktur. En karşı oldukları şey İslâm ve Müslümanlardır. Zira onlara göre İslâm millet kavramını önemser ve mücadelenin ancak vatan, millet ve din uğruna verilebileceğini vazeder. Yani İslâm, bu müstemleke aydın tiplerinin düşüncelerini yerle bir ettiği için sevmezler.

Dedi: Bunların vatanı Türkiye değil mi?

Dedim: Fark etmez. Almanya’yı da vatan kabul edebilirler. Nerede en rahat yaşıyorlarsa orası onlar için vatandır.

Dedi: Doğdukları yerin önemi yok mudur?

Dedim: Önemsizdir. “Doğduğu yer” diye tabir ederler. Lâkin o yere başkaca özellik yüklemezler. Doydukları yeri önemserler.

Dedi: Hani bir gerçeğimiz var: “Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır.” Bu keyfiyetin bunlar için bir önemi yok mu?

Dedim: Hayır yok. Toprağı, uğruna ölmeye değer bulmazlar. Dinin de bu anlamda bir önemi yoktur. Bunlar için Müslüman veya Hıristiyan veya Budist olmanın da birbirinden farkı yoktur. Bunlar için yalnızca insan vardır. Ama hayvandan farkı olmayan bir insan.

Dedi: Hayır ama insan düşünen bir varlık.

Dedim: Düşünmek mi? Düşünüp de akıl edemeyen… “Kur’an bu insan tipine “Belhum adel, hayvandan da aşağı yaratık.” der.

Dedi: Neyi kastediyorsunuz? İmzacıları mı?

 

Dedim: Ben yalnızca Kur’an’daki tarifini hatırlattım. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.