Necip Fazıl’ın, ‘Buz dağını nefesimizle erittik. Ama oluşan bataklıktan geç geçebilirsen’ tespiti 50 yıl öncesi için söylenmişti. Acaba bugünleri görebilseydi Üstad ne derdi?
Muhafazakar kitlelerde dejenerasyon hemen her alanda kendini belli ediyor. Komşunun komşudan, akrabanın akrabasından haberi yok. Ne gönüldaş kaldı ne dava arkadaşlığı… Yalnızca kendisi için yaşayan ve sürekli kazanmayı amaçlayan kitlelere döndük. Muhafazakarlar, hangi noktada tercih yaparsa yapsın, ‘Bana ne tür faydası olacak?’ biçiminde bakıp esası, fayda/zarar eksenine oturtan pragmatist ahlakın sarmalındalar. Hepimiz bu sarmalda kayboluyoruz.

***

Hemen bütün hassasiyetlerimiz benzer dejenerasyona uğradı. Ölçüyü esaslar ve ilkeler yerine partinin menfaatlerine ve zararlarına bağlar olduk. Parti hassasiyeti tüm hassasiyetlerimizi aldı götürdü. Başörtüsünde de böyle oldu insan haklarında da… Savunduğumuz  değerler ve kutsal bildiklerimiz adeta sıradanlaştı. Benliklerimiz onların üzerine çıktı. Daha anlaşılır biçimi… Yaşadığımız gibi inanmaya başladık.

****

Dün gazetemizde manşetten yayınladığımız bir haber vardı. Kabe’de selfie yapan umrecileri eleştiren bir haber… Trabzon eski milletvekili Asım Aykan, bunun yanlışlığını dile getirip kutsal değerlerin böylesine hafife alınmasını eleştirdi. Selfie yapanlar ise Aykan’ın partilileriydi.

Benzetmeye katılmasak da, ‘Kabe’de selfie yapmak’ Eyfel Kulesi önüyle karıştırılmasın’ diyerek bir hassasiyete dikkat çekti. Aykan’ın hassasiyeti hangi niyeti taşırsa taşısın doğruydu ve, ‘Kabe’ye saygı’ hassasiyetiydi.

***

Bu bağlamdan baktığımızda, ‘Kabe’de selfie yapanlar  sessizce uyarılamaz mıydı? Yani facebook’larda, binlerce kişinin önünde tartışmak yerine… gazete manşetlerine taşımak yerine bu yanlışı yapanlar nazik biçimde uyarılamaz mıydı? Toplumun geniş kesimlerinde benzer saygı sorununun yaygınlaştığı… Adeta kutsal hiçbirşey kalmadığı gerçeği orta yerde iken…  Yani gizlice uyarı döneminin çoktan ötesine geçildiğini, bu tür sorunların artık  toplum önünde ve yüksek sesle dillendirilmesi gerektiği… Yanlışların en yüksek perdeden söylenmesi zaruretini savunuyoruz. Kabeye saygı… Değerlere saygı… Tüm değerlerin ve değerlerimizin basitleştirildiği ve neredeyse sıradanlaştırıldığı bir ortamda yüksek sesle konuşulmasını önemsiyoruz.

 

Kabe önünde selfie yapan arkadaşlar lütfen alınmasın. Bu yanlışa verilen tepki belki biraz onları incitti.  Şayet yapılanı yanlış kabul ediyorlarsa tartışmanın sağlayacağı faydanın müsebbibi oldukları için memnun olmalılar. Birbirimizin bu tür ilkesel yanlışlarını kulaklara fısıldama dönemi çoktan geride kaldı. Zira yaptığımız ve yaşadığımız hataların doğruluğuna ve makuliyetine inanır olduk. Yaşadığımız gibi inanmaya başladık. Hataların ve yanlışların yüksek sesle tartışılması gereken dönemi artık kaçırmamalıyız. Samimi olunduğu müddetçe sorun yok. Şayet samimiyet de kaybolduysa zillete doğru gidiyoruz demektir. İşte o zaman yüksek ses felaketin habercisidir. İnanın o bile bir gün fayda vermeyecektir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.