Öfke, kin ve nefret bataklığında kaybolan Demokrat Parti İl Başkanı Ali Akar yaptığı hakaretleri eleştirince bize de hakaretle cevap vermiş. Yani alışkanlığını sürdürmüş Türk siyaset tarihinde PKK terör örgütüne karşı canı pahasına mücadele eden, bu ülkenin gelmiş geçmiş en başarılı İçişleri bakanını aşağılamaya yeltenmiş. İflâs etmiş siyasî çizgisinden hakaretler yağdıran Ali Akar, millet-vatan-bayrak için savaşan ve terör örgütü karşısında ayın yarısını oruçlu geçiren bir bakana karşı ne ilginçtir ki yine millet-vatan kavramlarıyla saldırmış.

Ali Akar’ın siyasî mücadelesini en iyi bilen gazetecilerden biriyiz. Mücadelesinde haklı olduğuna inandığımızda zamanında destek de verdik. O zaman en iyi gazeteciydik. Ama öfkesine yenilip siyaseten bitmişliğinin kiniyle sarf ettiği sözlerin yanlış olduğunu yazınca karanlığa bakış olduk. Karanlıkta kalan bir adamın ışığı karanlık zannetmesi ile karşı karşıyayız... Şimdi Akar’ın iftiralarını madde madde ele alalım.

1- Ali Akar bize verdiği cevapta tarihin en başarılı bakanına “Kuşişleri Bakanı uçaktan kuşlara yem mi atıyor?” sözlerine hiç değinmemiş. Dileriz büyük ayıbını fark etmiş olsun. Açıklamasında sadece kendisini tarihe gömülmüş bir partide kaldığı için övüyor. Buna da “Çizgi değiştirmedim.” diyor. O garipliğin altında saklanıp, ona buna hakareti marifet zannediyor.

2- Bir zamanlar partisinde sıralama itirazıyla bağımsız oluşunu ve partisinin aleyhinde oy arayışını kabul ediyor. Sadece “istifa etmedim, istifa mecburiyeti yoktu” diyor. Olsaydı da istifa edecekti zaten. Kaldı ki o dönemde hakkının yendiğini kabul eden ve Akar’ın hukukunu o dönemde en önde savunanlardandık. O süreci hatırlatarak Akar’ın siyaseti şahıs endeksli yaptığına örnek verdik.

3- FETÖ’yü savunan sözlerini yanlış anlamışız! Hiç ilgisi yok. Sözleri ortada. “Ben cemaatçiyim. Cami cemaati!” derken sözü bitirmiyor. Kaçış yolunu süslüyor. Devamında “Gözaltına alınan ve tutuklanan FETÖ mensuplarının yüzde 95’i masum.” diyebiliyor. Hatta “Araştırdım.” ifadesiyle de güya FETÖ müdafîliğini meşrulaştırıyor. Evet, kendisi FETÖ’cü değil ama içindeki kin ve nefret uğruna “FETÖ’cülerin yüzde 95’i masum.” diyebiliyor.

4- “Ali Öztürk AKP sözcülüğüne soyundu.” diyor. Ben AK Parti sözcülüğüne soyunmadım. AKP’nin buna ihtiyacı da yok. Yeterince sözcüsü var ve cevap veriyor. Ben bu kentin değerlerine atılan çamurları eleştirdim. Eleştiriyi hakarete dönüştüren bir siyasetçiye etik siyaset çizgisini hatırlattım. Bu benim görevim. Ama öfke ve nefretin kutbunda yaşayanlar gazeteciye bile bildiri yayımladılar. Demek azıcık siyasî gücü olsa neler yapacak!..

5- Ali Akar, Ali Öztürk’ün gazetecilikteki yüreğini sorguluyor. Halbuki en iyi bilenlerden biri... İnandığını yazan, yazdığının arkasında duran ve ilkeleriyle yaşayan… Ali Akar’a bir kez daha hatırlatalım. Eyüp Âşık’la, Avni Akkan’la, Ali Kemal Başaran’la, Kemalettin Göktaş’la, Mustafa Cumur’la, Hikmet Sami Türk’le, Erdoğan Bayraktar’la, A. Metin Genç’le, Adnan Günnar’la mahkemeler yaşadım. Ben gazeteciliği ilkeler ekseninde yaptım. Aramızdaki fark önce ilkelerim, davam, ahlâkım sonra ben. Korkuya hiç teslim olmadım. Ayrıca hatırlatmak isterim ki hakaret etmek yüreklilik değildir. Olsa olsa korkaklıktır.

6- Ali Akar “Açıklama yaparken senden mi izin alacağım?” diyor. Hiçbir il başkanı hiçbir gazeteciden izin alarak açıklama yapmaz. Lâkin her gazeteci de hakaretçi il başkanına göz yummaz. Kendini öyle kaybetmiş ki kime karşı açıklama yapıyorsa hakaret ediyor. Galiba başka türlü adının basında yer almayacağını düşünüyor.

Günebakış Ali Akar’a yalnızca “Hakaret etme. Üslûbunu düzelt.” diyor. Ali Akar dönüyor bir hakaret de günebakış’a gönderiyor.

Siyasetin karanlığında (geçmişinde) kalan adam günebakış’a “karanlık gazete” diyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.